Amerikan otomobil pazarında uzun süredir sürüklenen rekabetin bu çeyrekte yön değiştireceğine işaret eden yeni bir tablo ortaya çıktı. Hyundai, CNBC’nin aktardığına göre, üçüncü çeyrekte Ford‘u geride bırakarak ABD’nin en çok satan üçüncü otomobil üreticisi olma konumuna ulaşma yolunda güçlü bir konumda. Bu, iki üretici arasındaki sıralama açısından ilk kez görülebilecek bir gelişme.
Cox Automotive’in yaptığı tahmine göre, Hyundai Temmuz ile Eylül sonu arasındaki üç aylık dönemde 511.421 adet araç satacak ve bu rakam geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6,5 artış gösteriyor. Ford ise aynı periyotta satışlarını yüzde 7,1 düşürerek 504.172 adetle sınırlayacak ve Hyundai’nin gerisine kayarak dördüncü sıraya gerileyecek. Liderlik konumunda General Motors yer alırken, satışları geçen yılın bu dönemine göre yüzde 5,5 azalıyor. İkinci sıradaki Toyota ise güçlü bir şekilde konumunu koruyor.
Fiyatlar ve Yakıt Verimliliği Rekabeti Şekillendiriyor
Bu sıralama değişiminin ardında yatan temel faktör, artan yakıt fiyatları ve tüketicilerin giderek daha verimli araçlara yönelmesi. Amerikan üreticileri uzun süredir büyük ve pahalı V8 motorlu ve dizel kamyonlara odaklanmıştı. Ancak yakıt fiyatları rekor seviyeye yaklaşırken, tüketiciler daha az yakıt tüketen hibrit modelleri tercih etmeye başladı. Hyundai, ürün gamının büyük çoğunluğunda hibrit seçenekler sunarak bu trendden büyük ölçüde faydalanıyor.

Ford ise hibrit seçeneğini yalnızca Maverick ve F-150 modellerinde sunuyor. Maverick, pek çok alıcıdan beklenenin altında kalan daha küçük bir kamyon. Ford’un en çok satan kamyonu da bir alüminyum tedarikçisindeki yangın sonrası yaşanan üretim sorunlarıyla mücadele ediyor ve bu durum satış rakamlarını olumsuz etkiliyor.
Hyundai, tam bir hibrit ürün portföyüyle SUV segmentinde güçlü bir konumda. Ioniq ailesindeki birkaç elektrikli modelle birlikte, tüketicinin güncel olarak istediği ve ihtiyaç duyduğu şeyi tam olarak sunuyor.
CNBC
Verimlilik ve Teknoloji Açısından İki Üreticinin Konumu
Rekabetin derinlemesine incelenmesi, Ford’un bu alanda uzun süredir geride kaldığını gösteriyor. Örneğin Maverick Hybrid modelinde dört tekerlekten çekiş seçeneği yalnızca geçen yıl sunuldu. F-150 hibrit modelinde yakıt tüketiminde yalnızca marjinal bir iyileşme sağlanıyor. Çevre Koruma Ajansı’nın verilerine göre, 2,7 litrelik V6 motorlu F-150’in birleşik yakıt tüketimi 21 mil/galon seviyesindeyken, hibrit versiyon bu değeri 24 mil/galona kadar yükseltiyor.

Yakıt tasarrufu açısından sağlanan bu küçük iyileşme, hibrit modelin binlerce dolarlık ek maliyetini uzun vadede telafi etmekte yetersiz kalıyor. Yaklaşan Fathom kamyonu bu durumu hafifletme potansiyeli taşıyor, ancak tam bir elektrikli araç yaşam tarzına geçişi gerektiriyor. Benzer boyutlarıyla Maverick satışlarını da etkileyebilecek bu model, Toyota RAV4’den daha geniş iç mekan vaat etse de hâlâ bir SUV değil, bir kamyon.
Hyundai’nin ise Palisade Hybrid gibi hibrit SUV modelleriyle, üstün yakıt verimliliğini hiçbir alan veya konfor ödurusu vermeden sunuyor. Üretici, yıllar önce Ford’un terk ettiği sedan segmentinde bile hibrit seçenekleri sunan iki modelle hâlâ bu alanda varlığını sürdürüyor. SUV’lar daha popüler olsa da, Hyundai’nin sedan modelleri daha uygun fiyatlı ve daha iyi yakıt tüketimi sağlıyor. Yakın aylarda giderek daha da önem kazanan bu iki faktör, Hyundai’nin Ford’dan üçüncü sırayı ele almasında belirleyici rol oynayabilir.
