2026 yılında ilk kez üretilmeye başlanan Toyota Corolla‘nın 60. yılını kutladığı bu yıl, aynı zamanda 110 yıllık tarihiyle İsuzu Otomobil‘in de büyük bir dönemeç yaşadığı yıldır. Ön şirketinin otomobil üretimini planladığı 1916 yılından bu yana yoluna devam eden İsuzu, 1922’de Japonya’nın ilk yerli binek arabasını üreterek markanın temellerini attı. Tokyo merkezli bu eski üretici, binek araç segmentinden 2002’de çekilmesine rağmen, bugün hâlâ ticari araç sektörünün önde gelen isimleri arasında yer alıyor.
Corolla’nın 60 yaşına (Japonca adıyla kanreki) ulaşmasının şaşırtıcı olduğu kadar, İsuzu Otomobil’in kökenlerinin bu kadar eskiye dayanması da oldukça dikkat çekici. Günümüzdeki “İsuzu Otomobil A.Ş.” ticari unvanını 1949 yılında (Showa 24) alan firma, kökenleri izlendiğinde 1916 yılında Tokyo Ishikajima Tershanesi ile Tokyo Gaz ve Elektrik Sanayi Şirketi’nin otomobil üretimini planlamasına kadar uzanıyor.
Bir dönemin dünyası: 1916
1916 yılı, Japonya tarihinde Taishō 5. yıla denk geliyor ve bugünden bakıldığında tam 110 yıl öncesine karşılık geliyor. O yıllarda Rus-Japon Savaşı’nın bitişinden 11 yıl geçmiş, Birinci Dünya Savaşı tam ortadaydı. Çin’de Yuan Shikai Cumhuriyet’i kurmuş, ancak bu düzen kısa sürede çökmüştü. Albert Einstein’ın genel görelilik teorisini ortaya attığı yıl da tıpkı bunlar gibi bu dönemin bir parçasıydı; metinde de belirtildiği gibi, söz konusu dönem neredeyse modern tarih ders kitaplarından fırlamış gibi görünüyor.

İsuzu’nun öncü şirketi, Worley adlı İngiliz firmasıyla kurduğu ortaklıkla 1922 yılında Japonya’nın ilk yerli binek arabası sayılan “Worley A9 tipini” başarıyla tamamladı. Markanın bugün bilinen “İsuzu” adı ise ilk kez 1934 yılında (Showa 9) Ticaret ve Sanayi Bakanlığı’nın standart tipi için bir model adı olarak kullanılmaya başlanmasıyla kök saldı.

Binek araçlardan veda, sportif miras
İsuzu, 2002 yılında ülkesinde binek araç üretimi ve satışından tamamen çekilmesine rağmen, 1960’lardan 1980’lere kadar sürüren dönemlerde üst üste çarpıcı binek araçlar geliştirip pazara sundu. Bu araçların her biri kendine özgü bir karakter taşıyordu. Yarış pistlerinde adından söz ettiren Bullet, Giorgio Giugiaro’nun zarif ve akıcı tasarımını taşıdığı 117 Coupe ile özgün ve fütüristik form yapısıyla dikkat çeken Piazza, İsuzu binek araçlarının ne kadar kişilikli olduklarını gözler önüne seriyor.

İsuzu’nun bu zengin tarihi, artık yalnızca geçmişin bir anısı değil; markanın ticari araçlarda lider bir üretici olarak yoluna devam edecek şekilde daha da uzayacağına işaret ediyor.
