Amerikan otomotiv sektörünün üç devi General Motors, Ford ve Stellantis‘ın, bu hafta açıklayacakları üçüncü çeyrek satışlarında Japon ve Koreli rakiplerinin önünde geride kalması bekleniyor. İran savaşı nedeniyle fırlayan yakıt fiyatları, alıcıları hibrit ve daha az yakıt tüketen modellere yönlendirirken, Detroit merkezli üreticilerin birleşik pazar payının üçüncü çeyrekte yaklaşık %36’ya düşmesi öngörülüyor. Sektör araştırma şirketi Cox Automotive’nin değerlendirmesine göre, Toyota ve Honda gibi hibrite ağırlıklı Asyalı markalar bu dönemde yeni araç satışlarının yarısından fazlasını karşılayacak.
Bu gelişme, Amerikan üreticilerin Çinli rekabetçilerden duyduğu endişeyle örtüşmüyor; asıl tehdidin kaynağının Japonya ve Korea olduğu ortaya çıkıyor. Bu ülkeler, yerel üreticilerin büyük ölçüde görmezden geldiği hibritleri gerçekten üreten ülkeler. Yakıt fiyatlarındaki artışın tüketicilerin tercihlerini nasıl değiştirdiğini gösteren bir veri de dikkat çekiyor: Tüketici Fiyat Endeksi’ne (AAA) göre Eylül ayında ortalama benzin fiyatı galon başına 4,43 dolara ulaşırken, bir yıl önce bu oran 3,20 dolar seviyesindeydi.
Japon ve Koreli Markalar Pazar Payını Ele Geçiriyor
Amerikan üreticilerin Çinlilere yönelik korumacı taleplerinin aksine, mevcut rekabet Asya’dan geliyor. Detroit üçlüsünün bu hafta raporlayacağı üçüncü çeyrek satışlarında rakiplerinin önünde geride kalması bekleniyor. General Motors, Ford ve Stellantis’ın birleşik pazar payının üçüncü çeyrekte yaklaşık %36’ya düşmesi, hibrite ağırlıklı Toyota ve Honda gibi Asyalı markaların ise yeni araç satışlarının yarısından fazlasını karşılaması bekleniyor.
Bu tablonun ardındaki temel etken, Amerikan araçların o anda ihtiyaç duyulan rekabet gücünden yoksun olması. Yazarın yakın zamanda üst üste iki benzer basın aracı deneyimlediğini belirterek, aynı segmentte ve benzer fiyatlı iki aracın—biri Japon, diğeri Amerikalı—nasıl farklı bir değer sunduğunu aktarıyor: Biri paradan aldığı değle şaşırtırken, diğerinin o iş için sürdüğü en kötü araç olduğunu ekliyor.
Avrupa’da Tesla’ya Yavaşça Geri Dönüş
Piyasa koşullarındaki değişim, iki yıldır düşüş yaşayan Tesla’nın Avrupa’daki satışlarında bir toparlanma işaretleri gösteriyor. Eylül ayında birkaç Avrupalı piyasada yeni Tesla araç kayıtları artarken, bu iyileşme ABD’li elektrikli araç üreticisinin bölgesel satışlarındaki geri dönüşü sürdürüyor.
Fransız otomotiv kuruluşu PFA, Norveç veri derleyicisi OFV ve Mobility Sweden’in Perşembe günü yayımladığı verilere göre Tesla kayıtları Fransa’da %61,9, Norveç’te %2,2 ve İsveç’te %38,4 oranında bir yıl öncesine göre artış gösterdi. Bu yükselişler, iki yıllık satış düşüşünün ardından Avrupa’daki daha geniş Tesla toparlanmasının başka belirtileriyle birleşiyor.
Tesla kayıtları Ocak-Ağustos arasında AB, İngiltere ve Avrupa Serbest Ticaret Birliği’nde %43,3 oranında artarken, aynı dönemde %38,8 büyüyen genel bataryalı elektrikli araç pazarını geride bıraktı.
Avrupa Otomotiv Üreticileri Birliği
Bu verilerin, Tesla CEO’su Elon Musk’ın Pentagon’un “Meridian Projesi”ne savaşın geleceğini incelemek üzere atanmasıyla değişip değişmeyeceği merak ediliyor. CEO’nun artık ABD’nin askeri faaliyetlerinde aktif bir rol almasının, araç alıcılarının satın alma kararları verirken bunu göz önünde bulundurup bulundurmayacağı sorusu akıllara geliyor.

VinFast’in ABD Pazarındaki Çabaları
Amerikan pazarında varlığını sürdüren Vietnamlı üretici VinFast, satışlarını canlandırmak için bir dizi hamle yaparken, şirketin bölgeden ayrılmayı düşünmediğini açıkladı. Şirket, sertifikalı ikinci el araç programı, yenilenmiş VF 8 crossover’ı ve azalan perakende ağını desteklemek üçün üç yeni yetkili bayilik dahil olmak üzere ABD satış seferberliğini yeniden başlattığını belirtti.
Bu, ağımızın bir genişlemesinden daha fazlası. Büyümemizin sonraki bölümüne girerken VinFast’in ABD pazarına uzun vadeli bir taahhüdüdür.
Brian Finnerty, VinFast Kuzey Amerika CEO’su
Sektörün Automotive News kaynağına göre şirketin bu hamleleri açıklarken, elektrikli araç üreticisinin düşen satışlar, sınırlı model yelpazesi ve North Carolina eyaletinin bir fabrika arazisini geri alma davası gibi zorluklarla karşı karşıya olduğu vurgulanıyor. Eyalet, üreticinin genişletme talebinde bulunurken inşaat teslim tarihlerini tutturamadığını iddia ediyor.
Amerikan kolu işletmenin artık kârlı olmadığı bir nokta vardır; VinFast bu noktayı geride bıraktı. Bir sonraki nokta ise finansal açıdan sürdürülemez hale geldiğinde ortaya çıkacak ve bu yalnızca şirketin sorunu çözmek için ne kadar para harcamaya hazır olduğuna bağlı.
Avrupalı Üreticiler Büyük SUV’larla Amerikan Alıcıları Hedefliyor
Amerikan otomotiv pazarı alıcıların azalan harcama gücü nedeniyle küçülürken, üreticiler hâlâ başarısızlığa uğramayan segmentlere önceliklerini yönlendiriyor: Zengin ebeveynlerin satın aldığı büyük ve yüksek değerli SUV’lar. Almanya artık bu segmente girerken, her üretici bu alanda yer almaya çalışıyor.
Bloomberg’un aktardığına göre BMW, Audi ve diğer Avrupalı otomobil üreticileri, Amerikada supersized lüks SUV’lardan oluşan yeni bir nesille satışlarını canlandırmaya çalışıyor. BMW, Munich’te yatırımcılara bu hafta yalnızca ABD için özel olarak üretilmiş bir supersiz sport-utility aracı yapmayı planladığını söylerken, Volvo Cars büyük bir portföy yenilemesinin parçası olarak ABD’de daha büyük bir SUV tanıtacağını belirtti. Audi ise yakın zamanda Q9’u, ilk tam boyutlu SUV’sunu New York’taki bir otelin çatısında tanıttı.
Amerikalılar büyük SUV’ları seviyor. O halde neden buna kulak vermiyoruz?
Håkan Samuelsson, Volvo Cars CEO’su
Daha büyük crossover ve SUV’lar daha fazla para gerektiriyor. Daha fazla paraya mal olan araçlar, daha fazla parası olan alıcıları gerektiriyor. Amerikan zenginlik uçurumu giderek büyürken, bu büyük araç alıcıları yeni araba satın alma şansına sahip olmaya devam eden tek kişiler haline geliyor; işte odaklanılan segment de bu.
Pazarın Genel Eğilimi ve Yakıt Tedariki
Otomotiv sektöründeki bu gelişmeler, petrol arzının uzun süre toparlamayacağı ancak fiyatların düşmeye devam edeceği bir ortamda gerçekleşiyor. Tüketici maliyetlerindeki baskı, hibrit ve elektrikli araçlara yönelimi hızlandırırken, üreticiler değerli alıcı kitlesine hitap eden büyük lüks modellerle pazarlarını korumaya çalışıyor.
