İsveç devi Volvo, amiral gemisi elektrikli SUV modeli EX90 ile lüks segmentte iddialı bir konuma yükselmeyi hedefliyor. Hem iç hem de dış tasarımında premium detaylara sahip olan bu model, dikkat çeken özellikleriyle öne çıkıyor.
EX90, çift motor sayesinde etkileyici bir performans sunuyor: 449 beygir gücü ve 670 Nm tork değerlerine ulaşıyor. Bu sayede 0-100 km/h hızlanmasını sadece 5.5 saniyede tamamlıyor. Gerçek dünya koşullarında 500 km menzile ulaşılabilir olması, sürüş mesafesi konusunda endişeleri ortadan kaldırıyor. Ayrıca, 800V mimarisi sayesinde çok hızlı şarj imkanı sunuyor.
Sürüş deneyimini iyileştirmek için tasarlanmış olan hava süspansiyon sistemi, farklı mod seçenekleriyle dengeli bir yol tutuşu sağlıyor. Active Chassis teknolojisi de aracın virajlardaki performansını artırarak daha dinamik bir sürüş imkanı sunuyor.
EX90’un iç mekanında ise birçok donanım detayı bulunuyor: Isıtmalı/soğutmalı ön koltuklar (masaj fonksiyonlu), High Definition Pixel far sistemleri, dijital anahtar, dört bölgeli iklim kontrol sistemi, elektrokromik cam tavan, tek pedal sürüş modu ve Google entegrasyonlu 14.5 inç dokunmatik ekran gibi özellikler yolculara konforlu bir deneyim vadediyor. Ses kalitesine önem verenler için ise 1610 Watt’lık, 25 hoparlörlü Bowers & Wilkins ses sistemi bulunuyor.
Güvenlik konusunda da yüksek standartlar belirleyen Volvo, EX90’a 5 yıldız Euro NCAP puanı ve gelişmiş sürüş destek sistemleri (ADAS) entegre etti. Bu sayede hem yolcuların güvenliği ön planda tutulmuş oldu, hem de sürüş deneyimi daha rahat hale getirildi.
Ancak EX90’un bazı dezavantajları da bulunuyor: Dokunmatik ekranda toplanan çok sayıda kontrol (eldivan bölmesi açma, direksiyon ayarı, yan aynalar ayarı, sürüş modları, bagaj açma, iklim kontrolü gibi) kullanıcılar için karmaşık bir deneyim yaratabilir. Ayrıca, sadece tek aksiyon çekişli (AWD) versiyonunun sunulması, daha uygun fiyatlı veya performans odaklı seçeneklerin olmaması anlamına geliyor. Arka koltuklarda ise güneşliklerin eksikliği, havalandırma sisteminin bulunmaması, yeterli eğim ve diz desteği olmaması gibi detaylar konforu bir miktar düşürebiliyor. Beyaz renkli iç mekan tasarımı herkesin beğenisini kazanmayabilir ve alternatif koyu renk seçeneklerinin sunulmaması da bir eksiklik olarak görülebilir. Son olarak, üçüncü sıra koltukları sadece çocuklar için uygun olacak şekilde tasarlanmış olup, yetişkinlerin rahatça oturabileceği bir alan sağlamıyor. Volvo’nun bayi ağı ve servis hizmetleri, özellikle Alman rakipleriyle karşılaştırıldığında daha sınırlı bir kapsama sahip.