Orta ölçekli şirketlerin yöneticileri, genellikle şirket adına 4 yıllık lüks otomobiller satın alıyor. Bu yaygın uygulamanın arkasında, amortisman mekanizmasını kullanarak vergi avantajı sağlayan mantıklı bir sebep yatıyor. Yeni yerine neden ikinci el tercih edildiği ve bu durumun nasıl bir vergi avantajı sunduğu detaylı olarak açıklanacak.

(Yazar: 佐々木 亘 / Görsel: Adobe Stock (Ana görsel = 24K-Production))

Şirketler yüksek değerli varlıklar satın aldığında, bu tutarın tamamını o yılki gider olarak gösteremezler. Muhasebe kurallarına göre, varlığın değeri kullanım ömrü boyunca dağıtılarak her yıl bir miktar gider olarak kaydedilmelidir. Yeni bir otomobil için yasal amortisman süresi 6 yıldır ve satın alma fiyatı yaklaşık 6 yıl içinde giderleştirilir.

Burada yöneticilerin dikkat ettiği nokta, amortisman süresinin ne kadar kısa olursa, yılda giderleştirilebilecek miktarın o kadar yüksek olmasıdır. Kârlı bir yılda büyük miktarda gider göstererek, vergiye tabi geliri azaltmak mümkündür. Bu etkiyi en üst düzeye çıkarmak için tercih edilen araçlar genellikle ikinci el lüks otomobillerdir ve özellikle “4 yıllık” olan modeller hedeflenir.

İkinci el bir varlığın amortisman süresi, yeni alınmış bir aracın yasal amortisman süresinden, aracın kullanımda olduğu yıl sayısı çıkarılarak hesaplanır. Bu farka, kullanımda geçen yılların %20’si eklenir. Yeni bir otomobilin yasal amortisman süresi 6 yıl olduğundan, bu hesaplama ile 4 yıllık bir aracın kalan amortisman süresi “2 yıl” olarak belirlenir.

Bu, “4 yıllık ikinci el lüks araçların vergi avantajı sağladığı” söylenmesinin temel nedenidir. 3 veya 5 yıllık modellerde bu avantaj azalırken, tam olarak 4 yıllık olması idealdir.

Burada merak edilen soru, neden daha küçük ve ucuz otomobiller yerine lüks araçlar tercih ediliyor? Cevap basit: Amortisman yoluyla azaltılabilecek vergi miktarı, aracın fiyatı ne kadar yüksekse o kadar fazladır. 10 milyon TL değerindeki bir araç için, amortisman yoluyla giderleştirilebilecek miktar da önemli ölçüde yüksektir ve bu sayede daha fazla vergi avantajı elde edilebilir.

Ayrıca, lüks otomobiller arasında özellikle Lexus ve bazı Alman markalarının modelleri, ikinci el piyasasında değerini daha yavaş kaybeden araçlar olarak bilinir. Bu durum, şirketin ileride aracı sattığında da iyi bir gelir elde etmesini sağlayabilir.

Ancak unutulmaması gereken önemli bir nokta, bu yöntemin sadece verginin ödenme zamanını ertelediğidir. Vergi tamamen ortadan kalkmaz. Amortisman yoluyla giderleştirilen miktar, aracın ileride satıldığında elde edilecek gelir olarak geri dönebilir ve tekrar vergilendirilebilir. Uzun vadede, vergi yükümlülüğü sıfırlanmaz, sadece “bu yıl ödemesi gereken vergi, geleceğe ertelenir”.

[[MEDIA_X: Açıklayıcı, doğal Türkçe altyazı]]

İlginizi Çekebilir: Toyota’dan Güncel Haberler: İncelemeler, Yenilikler ve Daha Fazlası →
Kaynak: Bestcarweb ↗