Ödüllü mobilya tasarımcısı Joey Ruiter’in araç dünyasındaki yan projesi, yeni bir kurgu tasarımlı Can-Am ile bir kez daha dikkat çekti. Los Angeles’taki Petersen Müzesi’nde sergilenen Reboot Buggy, Consumer Car ve Another Sedan‘ın ardından, uzay yüzeyinde görev yapmaya yaraşır bir görünüme sahip RVR adlı araç, dört tekerlekli tasarımcının yeni eseri olarak tanıtıldı.
Ruiter, bu yeni projede şasiye ekstra bir delik açmadığını veya herhangi bir yerleştirmede bulunmadığını, yalnızca gövde işçiliğinin gerekli olduğunu belirtti. Kendi atölyesinde, karton, bant, sıcak yapıştırıcı ve çelik kesme işlemlerini defalarca tekrarlayarak çalışan bir sonuca ulaşmak için geliştirme aşamasına geçtiğini aktaran tasarımcı, Can-Am tabanının esnekliğe izin vermediğini, bu yüzden işin kendine has zorluklar barındırdığını söyledi.
Uzay Filminin Tasarım İlhamı
RVR’nin tasarımında Christopher Nolan’ın yönettiği Interstellar filminin robot karakteri TARS’tan ilham alındı. Bu isim seçimi iki kat anlamlı: hem “Mars Rover” kelimesinin bir kelime oyunu hem de Interstellar’ın yıldızı TARS’a bir gönderme olarak değerlendiriliyor. Tasarımın sert ve kaba yüzü, ızgarasız ön kısmı, Interstellar’ın atmosferine uygun bir photoshoot için temalı bir çekimle sahneye kondu.
Bu aracı Interstellar yönetmeni Christopher Nolan’ın onaylayacağı temalı bir çekim için konumlandırdım. Sürücüsü bu aracı bir görevde kullandı ve onu hayal kırıklığına uğratan bir mesaj aldı.
Joey Ruiter
Ruiter, aracı havayı deliyormuş gibi hissettirmek istediğini, ancak bu kadar hızlı gitmemesi gerektiğini vurgulayan tasarımcı, “Hava içinde delinmiş gibi hissetmesini istedim. Bu kadar hızlı gitmemesi gerekiyordu” ifadelerini kullandı. Bu yaklaşım, aracın uzayda bir görevde bulunurken yavaşça ilerlediği bir atmosfer yaratmayı amaçlıyor.
Performans ve Teknik Özellikler
Can-Am’ın en üst düzey modeli olan Maverick X3 RS Turbo RR‘nin alt yapısını kullanan araç, fabrikadan çıktığında bile azımsanmayacak bir performans sunuyor. 200 beygir gücünde üç silindirli Rotax motoruyla donatılan Maverick X3, 0’dan saatte 60 mil’e 4,5 saniyede ulaşabiliyor. Trophy truck tarzı Fox süspansiyonu standart olarak yer alıyor ve ön tarafta 22 inç, arka tarafta 24 inç yolculuk sunan süspansiyon sistemi, aracın zorlu arazi performansının temelini oluşturuyor.
32 inç lastikler, 15 inçlik beadlock jantlar ve kilitlenebilir ön diferansiyel, aracın arazi paketini tamamlayıcı unsurlar arasında yer alıyor. Ruiter ilk olarak 28 inçlik jantları taktı ancak bu jantlar devasa jant kuyularını tam doldurmadı. Ardından gelen 35 inçlik jantlar, tasarımcının “puppies and kittens” olarak adlandırdığı görünüme kavuşturdu ve “redneck” adını verdiği kaporta ile mükemmel bir uyum sağladı.
Aracın gövdesini gereksiz bulabilirsiniz, ancak bunu biraz daha rafine ve daha mekanik bir şekilde yaptım. Bir UTV’nin ne kadar makine-keskin olduğunu vurgulamak istiyorum, ama bir böceğin görünümünü vermemek istemiyorum.
Joey Ruiter
Uzun süredir devam eden projede, sürüş deneyimini yeniden ayarlayan tasarımcı, “Yeni sürüş deneyimini ‘amplified’ yani güçlendirilmiş olarak tanımladım” dedi. Görüşü daralttığını ve kaput kısmını uzattığını belirten Ruiter, “Daha çok bu makineyi dünyaya taşıyormuş gibi hissediyorsunuz” şeklinde konuştu.
Geçmişle Karşılaştırma ve Gelecek
2013’te Ruiter’i araç haritasına koyan ve onu tanınmış bir isim yapan Reboot Buggy ile tamamlanan yeni projeyi karşılaştırdığında, tasarımcı kesinlikle memnun kaldığını söyledi. Reboot Buggy’yi bebek kardeşi olarak nitelendirebileceğini belirten Ruiter, “Bebek kardeş öne çıkıyor. Her ölçütle daha iyi” ifadelerini kullandı ve küçük projenin büyük projeye üstünlük sağladığını vurguladı.
Bu aşamada RVR, Ruiter için yalnızca kişisel bir tasarım deneyimidir. Ancak tüm teknik özellikler zaten netleştirildiği için, yeterli ilgi oluşması durumunda sınırlı bir seri üretmeye açık olduğunu belirten tasarımcı, projenin ticarileşme potansiyeline dair kapıyı açık bıraktı.
UTV’lerin ralli yarışlarında giderek daha popüler hale gelmesi, Parnelli Jones ve B.J. Baldwin’ın sonsuz kum sahalarda sürdüğü güçlü kamyonların meşru bir alternatifi olarak öne çıkıyor. Ruiter, UTV’nin şasi altındaki yapısına olan ilgisiyle bu trendin bir parçası olarak, kendi özgün tasarım imzasını da bu alana eklemeye devam ediyor.
