Haber
Panda olduğu için mi? Bamboo içeren iç mekan tasarımı İtalya’daki tasarım sorumlusu açıklıyor
Fiat, 16 Ekim’de yeni kompakt SUV‘u “Grand Panda Hybrid”i 7 Kasım’da satışa çıkaracağını açıkladı.
Grand Panda, ilk nesil “Panda”nın sade ve işlevsel tasarım felsefesini sürdüürirken, piksel grafikleri ve üç boyutlu logoyla modern bir kişilik yansıtan bir modeldir. Siparişe göre üretilen giriş seviyesi “ICON” (3,69 milyon yen~3,745 milyon yen) ve üst seviye “La Prima” (4,09 milyon yen~4,20 million yen) olmak üzere iki donanım seçeneği sunuluyor.
Aktarma organında, sürüş koşullarına göre EV modunda da çalışabilen 48V hafif hibrit sistem ile sıralı 3 silindir DOHC 1.2 litre turbo motor ve elektrikli motorun birleştirildiği 6 ileri DCT bulunuyor; sistemin maksimum gücü ise 110 PS oluyor.
Gövde boyutları 4010×1765×1630mm (uzunluk×genişlikyükseklik, ICON’ta çatı rayı monte edilmediğinden yükseklik 1585mm) olup, tekerlek tabanı 2540mm’dir. Minimum dönüş yarıçapı 5,5m oluyor. WLTC modu yakıt tüketimi ise 20,8km/L.
Aynı günde düzenlenen tanıtım etkinliğinde Stellantis Japonya Temett Yönetim Kurulu Başkanı Hitoshi Narita söz alarak, Stellantis’i “heyecan ver oyuncaklarla dolu bir oyuncak kutusu” olarak niteledi ve bu oyuncak kutusundan ortaya çıkan Fiat Grand Panda’yı “Fiat markası için de, Stellantis Japonya için de son derece önemli tek bir araç” olarak tanıttı; Grand Panda’nın sıradan bir panda halefi değil, Fiat’ın değerli kıldığı şeylerle Fiat’ın hedeflediği yönün her iki tarafının da özüleştirildiğini belirtti.
Ayrıca, “Japonya’daki müşterilerimizin günlük hayatına da Grand Panda’nın sunduğu Fiat’a özgü keyfi ulaştırmak istiyoruz” diyerek, Japonya’da Fiat’ın yeni temsilci modeli olmasını umduğunu ifade etti.
Son olarak ise “İtalyan kompaktlara özgü varlık, Fiat’ın DNA’sını sürdüren oyuncağa dolu tasarım, sürdürülebilirlik gibi çeşitli çağ ihtiyaçlarına da yanıt veren işlevsellik; Grand Panda bunları modern bir biçimde ifade ediyor. Sizlerden de tasarıma değil, aynı zamanda günümüz Fiat’ının hangi değerleri sunduğu ve bu aracın günlük hayatınızı nasıl değiştireceği konularına dikkat etmenizi istiyoruz” diye seslendi.
Ardından Stellantis Japonya İtalyan İş Birimi Müdürü Shinichiro Kurokawa sunum yaptı. “Fiat denince, geçmişte hep küçük ve sevimli İtalyan arabaları olarak sevildi. Bu sevimli karakteri gelecekte de gururumuz olmaya devam edecek. Ancak Fiat’ın hedeflediği şey, sıradan bir masalsı sevilik değil; bu, mütevazı yetişkinlerin kalite dolu yanı ve günlük hayatı renklendiren oyuncağıdır. Sade tasarımı sayesinde canlı renkler ve İtalyanlara özgü oyuncağının yetişkinlere ait zeki bir aksan olarak hayatta kalmayı başarıyor. Gösteriş için giyilen bir zırh değil, sıradan bir günü neşeli hale getiren bir arkadaş. Fiat’ın sunmak istediği şey de bu kadar rahat ve baskısız bir yaşam tarzıdır” diyerek Fiat markasının yönünü açıkladı.
“Bu İtalya havasını tüm vücuduyla saran bu Grand Panda, ilk nesil panda’nın sahip olduğu işlevsel güzellik ve son derece araçsı hissi, günümüz İtalyan grafikleriyle sürdürülebilirlikle yeniden inşa eden, tam da şehrin manzarasını değiştiren yeni bir kültür sembolüdür. Mesaj ‘Life is Pandastic’tir. Kendi estetik yargısına güvenenlere yönelik Fiat’ın yeni çağı işte buradan başlıyor” diyerek Grand Panda’nın konumunu tanıttı.
Kurokawa’nın sunumundan sonra, İtalya’dan gelen konuk olarak FIAT İç Mekan Tasarımı Sorumlusu Michele Longo sahneye çıktı ve tasarım hakkında bir sunum yaptı.
Longo, ilk nesil panda’yı “sadece sıradan bir araç değildi” şeklinde tanımladı ve bunun daha çok insanların hayatının ve yaşam biçiminin bir parçasıydı; günlük maceralara ve aile yolculuklarına, birlikte geçirilen zamanlara eşlik eden bir şeydi diye ifade etti. Grand Panda’nın bu ruhu geleceğe aktardığını söyledi.
Tasarım konusunda ise ilk nesil panda’nın bir bakışta panda olduğu anlaşılan “birkaç düz çizgiden oluşan, cesur ve sade geometrik tasarım” felsefesini sürdürürken, tıpkı “lezzetli İtalyan yemek tarifleri” gibi az sayıda sade malzemeden tasarıma başlayıp, silueti, simetriksiz ön grafik, dikey arka lambaları ve ikonik 4 kollu jantları Grand Panda’nın temel tasarım unsurları olarak benimsediğini açıkladı.
İç mekan konusunda ise saklama ve tasarımı bir araya getiren cep tipi gösterge panelini Grand Panda için yeniden yorumlayıp, işlevsel özelliklere sahip karakteristik bir tasarım öğesine dönüştürdüğünü belirtti. Ayrıca koltuklara ilk nesil modelin kapı panellerinde yer alan kabartma deseninin alındığını ve bu sayede küçük detaylarla da ilk nesil panda’nın geleneği ile Grand Panda’nın birbirine bağlandığını söyledi.
Ayrıca, Fiat’ın fabrikalarının bulunduğu İtalya’nın Torino şehrindeki Lingotto’yu “tasarım DNA’mızın bir parçası” olarak nitelendirip, fabrikanın çatısındaki test pistinin şeklini düzenleyerek ekranların ve başlıkların tasarımına yansıttığını belirtti. Ayrıca fabrikanın pencerelerinden gelen ışığı modern bir ışık imzasına dönüştürüp, geçmiş ile geleceği bağlayan piksel benzeri grafik tasarıma yükselttiğini kaydetti.
Grand Panda’nın karakteristik gösterge paneli, “panda’ların yemek için tükettiği bambu” motifi etrafında şekillenmiş olup, sadece tasarıma değil aynı zamanda gerçek bamboo lifleriyle harmanlanmış bir tekstil malzemesi kullanılarak sıcak ve doğal bir dokuya ulaşıldığını belirtti.
Bunun yanı sıra, “Eco wow” olarak adlandırdığı “sürdürülebilir malzemelerle de güzel bir tasarım üretmek mümkün” fikrinden hareketle, geri dönüştürülmüş gıda ve içecek ambalajlarının iç mekanın bazı malzeme unsurlarında kullanıldığını belirtti. Aynı zamanda “Tech it easy” olarak adlandırdığı “teknolojinin karmaşık olması gerekmez; sade, kullanımı kolay, samimi ve ulaşılabilir olmalıdır” düşüncesinin de benimsendiğini açıkladı.
Son olarak Longo, Grand Panda’yı tasarıırken orijinal panda’nın birebir yeniden üretilmesinden çok, sadelik, zeka, iyimirsarılık ve unutulmaz anılar yaratma gücü gibi onun ruhunu yakalamayı bir görev olarak gördüğünü söyledi; “Grand Panda hikayenin yeni bir bölümü ancak biçimiyle bize bu hikayenin nereden başladığını hatırlatıyor” diyerek Grand Panda’ya duyduğu hisleri dile getirdi.


