Flock kameralarına yönelik tepkiler yoğunlaşırken, bu kameraların yerini aynı teknolojinin farklı bir isim altında kullanıldığı görülüyor. Sürekli vandalizm olayları ve polisin bu kameraları kötüye kullandığına dair sayısız raporun ardından, birçok belediye sözleşmelerini iptal ediyor. Ancak bazı kurumlar, Flock’tan uzaklaşmak yerine, yine de aynı türden teknolojiyi kullanan diğer şirketlere geçiyor.
Bu rakiplerden biri Axon. Eğer bu isim size tanıdık geliyorsa, muhtemelen polis memurlarının üzerindeki kamera kayıtlarında görmüşsünüzdür; çünkü Axon, kolluk kuvvetlerine vücut kameraları sağlayan en büyük şirketlerden biri. 2017’de yeniden markalaşma sürecinden sonra birçok kişi, Axon’un aslında Taser adlı elektrikli şok cihazı üreten şirketin yeni adı olduğunu bilmiyor. Bu da, polisin asla kötüye kullanmadığı bir diğer teknoloji.
Flock, hem teknolojiyi geliştirmek zorunda kaldı hem de kolluk kuvvetleri ile müşteri ilişkileri kurdu. Axon ise, zaten mevcut ürünleriyle kolluk kuvvetlerinin dikkatini çekmişti. Flock sözleşmelerinden kaçan belediyeler olsa da, yine de ALPR (Automatic License Plate Recognition – Otomatik Plaka Tanıma) teknolojisine ihtiyaç duyuyorlar. Örneğin, Denver gibi şehirlerde, yeni kamera sistemlerini mevcut tedarikçiler aracılığıyla kolayca entegre etmek mümkün.
Potansiyel olarak Flock’tan daha da invaziv

Flock, son zamanlarda gündeme gelen kötüye kullanım iddialarına yönelik bazı “çözümler” sundu. Bunlardan biri, verilerin varsayılan saklama süresini 30 günden yedi güne düşürmekti; ancak maksimum saklama süresi bir yıl olarak belirlendi. Axon’un varsayılan süresi hala 30 gün ve herhangi bir sınırlama olmamasına rağmen bazı eyaletler bu süreyi kanunla kısıtlayabiliyor.
Axon’un en önemli avantajlarından biri, tüm cihazlardan gelen verileri tek bir veri tabanında toplayan ve arayan Fusus adlı yapay zeka sistemine sahip olması. (Axon ayrıca, polis raporlarını otomatik olarak oluşturabilen Draft One ürününü de piyasaya sürdü.) Axon, kayıp bir çocuğun bulunması gibi bir senaryoyu şu şekilde açıklıyor:
Kimse, kaçırılan bir çocuğun mümkün olan en kısa sürede bulunmasının önünde durmayacaktır. Ancak aynı teknoloji başka amaçlar için de kullanılabilir. Flock’tan farklı olarak Axon, ABD hükümetiyle sözleşme yapıyor ve geçtiğimiz yıl ICE’ye 3,5 milyon dolarlık taser ve şok cihazı sağlıyor. ICE’nin Axon ALPR sistemlerini kullanıp kullanmadığı veya Fusus veri tabanına erişimi olup olmadığı bilinmiyor; ancak bu, kısa bir sürede çok daha tehlikeli bir duruma yol açabilir.

Aynı şey, sadece farklı bir isimle
Electronic Frontier Foundation (EFF), ALPR sistemlerine ilişkin olarak şu konumu savunuyor:
“EFF’in görüşü, her sürücünün konum verilerinin soruşturmasız, sürekli olarak toplanması ve saklanması olan kitle izleme uygulamasının var olmaması gerektiğidir. Bu nedenle, mahkemelerin ve eyalet yasama organlarının, bu tür bir kitle izlemesi uygulamasına karşı kesin ve uygulanabilir sınırlamalar getirmesi gerekmektedir.”

EFF, Flock’u, Axon’u veya diğer ALPR üreticilerini hedef almıyor. Bu teknolojinin, hangi şirketin ürettiği fark etmeksizin, kitle izlemesine olanak sağladığının farkında. Flock son zamanlarda yoğun eleştiriler alsa da, bu durum Axon ve diğer ALPR üreticilerinin sorumluluğunu ortadan kaldırmıyor. American Civil Liberties Union (ACLU) de aynı görüşü paylaşıyor:
“Flock hak ettiği eleştirileri alırken, rakiplerinin de o kadar iyi olmadığı ve Flock’un yerini başka bir şirketin izleme teknolojisiyle değiştirmek, bu kitle izlemesinin yol açtığı gizlilik ve diğer sivil özgürlük sorunlarını çözmeyecektir.”
Flock kameralarının yol açabileceği sorunlar (örneğin, sürücülerin hayatını tehlikeye atmak), Axon gibi sistemlerde de geçerli. Bu teknolojiler genellikle beklendiği kadar etkili değil ve birçok durumda, amaçlanan faydaları sağlamak yerine tamamen yeni sorunlara yol açabiliyor.