Türk otomobil üreticisi Genesis, G90 platformuna dayanan X Gran Coupe ve X Gran Convertible adlı iki konsept model için ABD’den tasarım patentini resmi olarak aldı. Patentlerin 4 Ağustos’ta Convertible, 25 Ağustos’ta ise Coupe için verilmesi, markanın bu iki iki kapılı üst segment aracı için üretim umudunu bir adım daha somutlaştırdı. Ancak Genesis’in kendisi bu araçları hâlâ konsept olarak tanımlıyor ve patentin bir üretim taahhüdü niteliği taşımadığı açıkça belirtiliyor.
Patent dosyaları, ilk kez TheKoreanCarBlog tarafından ortaya çıkarıldı. İlgili başvurularda, her iki aracın da Temmuz 2025’te ABD’ye dosyalanması ve önceliğin Mart ayına kadar uzanan Güney Kore’deki başvurulardan alındığı görülmekte. Bu durum, markanın tasarım haklarını koruma konusunda ciddi bir adım attığını gösterse de, tasarım patentinin bir üretim duyurusu olmaktan uzak tutulması gerekiyor.
İki Kapılı Ambisyonların Somutlaşması
Genesis, on yıllık varlığında kupeler, kabrioletler ve vagonlar gibi henüz satın alınamayan araçları hayal ettirmekten geri durmadı. Şimdi ise en az iki modelinin gerçek bir üretim potansiyeline sahip olabileceğine dair güçlü bir işaret ortaya çıkıyor. Marka, bu araçları 2025 Seoul Mobility Show’da mevcut G90’ın türevi olarak tanıtarak sahneye çıkarmıştı.
Her iki araç da markanın tanıdık Two-Line ışık imzasına sahip, devasa kaputlara, genişletilmiş tamponlara, uzun kapılara ve ciddi oranda dramatik oranlara sahip. Genesis, ayrıca her iki araçta da fotoğraflarda ve gerçek hayatta etkileyici duran dikdörtgen egzoz çıkışları tasarladı. Yazar Stephen Rivers, Convertible’i yakın mesafeden görme fırsatını yakaladı ve fotoğrafın bu araçta yarattığı etkiyi tam olarak aktaramayacağını belirtti.

Patentler ne kadar heyecan verici bir ipucu sunsa da, üreticiler konsept araba tasarımlarını sık sık patentliyor ve tasarım patentinin bir üretim duyurusu sayılamayacağını unutmamak gerekiyor.
Genesis
Marka, bu araçları mevcut G90’ın türevi olarak tanıtmıştı. Her iki araç da markanın tanıdık Two-Line ışık imzasına sahip, devasa kaputlara, genişletilmiş tamponlara, uzun kapılara ve ciddi oranda dramatik oranlara sahip. Genesis, ayrıca her iki araçta da fotoğraflarda ve gerçek hayatta etkileyici duran dikdörtgen egzoz çıkışları tasarladı. Yazar Stephen Rivers, Convertible’i yakın mesafeden görme fırsatını yakaladı ve fotoğrafın bu araçta yarattığı etkiyi tam olarak aktaramayacağını belirtti.
Kabine ve Pazar Konumuna Dikkat
X Gran Convertible, şu an satışı yapılan altı haneli GT sedanlarının yarattığı duruşu büyük ölçüde yansıtıyor. Bentley Continental GT, Mercedes Maybach SL-Sınıfı ve benzeri araçların yanına park edildiğinde boyut olarak küçülmemesi dikkat çekiyor. Araç, özellikle kabin tasarımı açısından dikkat çekici bir örnekle karşımıza çıkıyor; Rivers’in gördüğü örnekte, Mississippi’nin batısındaki mevcut turuncu deri kumaş seçeneklerinin neredeyse tamamı kullanılmış.

Herkesin bu araçtan hoşlanacağı söylenemez. Genesis’in, bu araçlardan biri üretildiyse turuncu kumaşı standart bir seçenek olarak sunmayacağı tahmin ediliyor. Buna rağmen, aracın genel tasarımı ve detaylara verilen özen gerçekten etkili bir iş çıkarmış durumda. Asıl soru, markanın bu araçları gerçekten mi üreteceği ya da hâlâ rafa kaldıracak olması.
Şu an için Genesis, her iki araç için ABD tasarım korumasını sağlamış durumda ve bu, hem markaya hem de müşterilerine önemli bir adım olabilecek. Ancak iki modelden birini mi yoksa eşit derecede etkileyici Wingback konseptini mi tercih edileceği şu an için belirsiz kaldı. Tüketici için asıl merak konusu, bu iki kapılı flagmanların nihayet üretim bandına girmesi durumunda ne kadar ilgi göreceği.
