Bir otomobilin kalbi aküsü ise, elektrik sistemi (teller, elektronik kontrol üniteleri, sensörler vb.) onun kardiyovasküler sistemidir. Tıpkı bir kalbin kanı tüm vücuda pompaladığı gibi, akü de elektrik sistemine enerji sağlar ve voltaj değeri, dolaşımın “basıncını” gösterir.

1950’lerin ortalarına kadar, 6 voltluk aküler otomotiv sektöründe standarttı. Çünkü o dönemdeki arabalar, nispeten düşük sıkıştırma oranlarına (genellikle 7:1’in altında) sahip motorlara sahipti ve temel aydınlatma ile sınırlı elektrik aksesuarlarına sahipti. Basitçe söylemek gerekirse, 6 voltluk aküler iş için yeterliydi çünkü o eski arabalarda çok fazla bir elektrik sistemi yoktu; akü esas olarak motoru çalıştırmak gibi temel işlevleri yerine getiriyordu.

Ancak, 1950’lerde motorların büyüklüğü arttıkça, sıkıştırma oranları yükseldikçe ve arabalara daha fazla enerji tüketen özellikler eklendikçe, 6 voltluk aküler artan yük altında zorlanmaya başladı ve motor çalıştırmada sorunlar yaşamaya başladı. Bu nedenle sektör, daha yeni nesil arabaların elektrik ihtiyaçlarını karşılayan, daha uygun maliyetli (daha ince kablolar kullanma imkanı sunarak), daha dayanıklı olan 12 voltluk sistemlere geçiş yaptı.

6 Volt Akülerin Yükselişi ve Düşüşü

Why Cars Made The Switch To 12-Volt From 6-Volt Batteries

Why Cars Made The Switch To 12-Volt From 6-Volt Batteries

6 voltluk aküler, Cadillac‘ın 1912 yılında elektrikli marş motorunu tanıdığı zamandan kısa bir süre sonra otomotiv standardı haline geldi. Charles Franklin Kettering tarafından icat edilen, Model 30 (fotoğrafta) ilk Amerikan arabasıydı ve 6 voltluk bir elektrik sistemine sahipti. Hudson ise, Battery Council International’ın belirlediği standart 6 volt akü boyutunu kullanan ilk ABD otomobil üreticisiydi (1918).

O zamandan 1950’lere kadar, 6 voltluk elektrik sistemleri arabalarda yaygın hale geldi, ancak II. Dünya Savaşı sonrasında hızla değişti. Savaş sonrası dönemde başlayan “motor gücü yarışında”, Amerikan arabalarındaki motorlar büyüdü ve daha yüksek sıkıştırma oranlarına sahip oldu. Sıkıştırma oranı, pistonun en düşük konumdaki hacmi ile en yüksek konuma geldiği hacim arasındaki orandır. Sıkıştırma oranı arttıkça, piston dönmeye karşı giderek daha fazla direnç gösterir, bu da marşın motoru çalıştırmak için daha çok çalışması gerektiği anlamına gelir.

6 voltluk marşlar, 7:1 veya daha düşük sıkıştırma oranlarına sahip motorlar için uygun olsa da, savaş sonrası dönemde ana akım arabalarda sıkıştırma oranları 8:1 ile 10:1 aralığındaydı ve bazı performanslı motorlarda 12:1’e kadar çıkıyordu. Ayrıca, arabalar elektrikli camlar, elektrikli koltuklar, klima, elektrikli silecekler, radyolar gibi ek özelliklerle donatılmaya başlandı; bu da 6 voltluk akünün üzerindeki yükü daha da artırdı.

12 Volt Akülerinin Avantajları

Why Cars Made The Switch To 12-Volt From 6-Volt Batteries

Why Cars Made The Switch To 12-Volt From 6-Volt Batteries

12 voltlu akülerin temel avantajı, elektriksel güç hesaplama formülünde (P = V x I) yatan fiziksel prensiplerle ilgilidir. Bu formül, voltaj (V) ve akım (I) arasında ters bir ilişki olduğunu gösterir. Formüle göre, elektrik gücü de voltaja doğru orantılıdır. Bu, mühendislerin bir devrede voltajı artırarak akımı azaltabileceği anlamına gelir. Daha düşük akım, daha ince kabloların kullanılmasına olanak tanır; bu da bakır kullanımını ve üretim maliyetlerini azaltır.

12 voltlu aküler, 6 voltlu akülere göre daha fazla güç sağlar ve hatta bir veya iki yıl daha uzun ömürlüdür. Daha düşük akım, eski veya korozyona uğramış bağlantı noktalarında ve anahtarlarda voltaj düşüşünü azaltır. Voltaj düşüşü, elektrikli bileşenlere ulaşan gücü azaltır; bu da onların arızalanmasına veya tam güçte çalışamamasına neden olur. Bu nedenle avantajlar çok fazlaydı ve otomobil üreticileri, 12 voltlu akülerle uyumlu olacak şekilde elektrik sistemlerini ve aksesuarlarını yeniden tasarladı.

Günümüzde bile, 12 voltlu aküler hala içten yanmalı motorlu yolcu araçları için standarttır. Ancak kamyonlar ve otobuslar gibi daha büyük araçlarda 24 voltluk sistemlere geçilmiştir. Hafif hibrit arabalarda, elektrikli kompresörler, frenleme sırasında enerji geri kazanımı, entegre marş-jeneratörleri gibi daha ağır yükleri çalıştırmak için 48 voltlu bir yardımcı akü kullanılır. Elektrikli araçlarda ise, hızlı şarj imkanı, verimliliği artırma ve kablo ağırlığını azaltma amacıyla genellikle 400 volt ile 800 volt arasında değişen çok yüksek voltajlı elektrik sistemleri kullanılır.

İlginizi Çekebilir: Şehirler, “Karanlık Gökyüzü” Durumunu Elde Etmek İçin Sokak Lambalarına Yasak Getiriyor →
Kaynak: Jalopnik ↗