Range Rover, SUV pazarında dikkat çeken bir hamleyle tamamen elektrikli bir model piyasaya sürdü. Bu araç, “her yere gidebilir ama sakin” felsefesini elektrik gücüyle birleştiriyor. Daha sessiz, daha fazla tork ve zorlu araziye daha iyi uyum sağlıyor.

Ancak, Range Rover’ın ilk bakışta fark edilmeyen detayları var.

Range Rover Müşterileri Değişimi İstemiyor

“Her şey aynı kalsın.” Range Rover müşterilerinin markaya ilettiği bu mesaj, şirketin ilk elektrikli aracının tasarımına yön verdi. Sonuç, neredeyse tanınmayacak kadar farklı olmayan bir model oldu. Aynı üç sıralı iç mekan düzeni korunmuş. Aerodinamik ızgara, alt koruma ve özel jantlar gibi küçük değişiklikler, menzili hafifçe artırıyor.

Müşteriler Daha Fazla Güç İstiyor mu?

Range Rover Electric, iki adet 260 kW’lık elektrik motoruna sahip. Bu motorlar, özel tasarım, iç soğutma jetleri ve su geçirme özelliği olan yapısıyla dikkat çekiyor. Şirket, bu motorların boyutlarına göre %20 daha fazla tork ürettiğini iddia ediyor.

Sonuç olarak, 542 beygir gücü sunuyor; bu, standart 4.4 litrelik V8’in 19 beygir gücünün ve SV modelinin 64 beygir gücünün üzerinde bir değer. Ayrıca, SV’nin ve diğer Range Rover modellerininkinden daha fazla olan 627 pound-ayak torkuna sahip. 0’dan 60 mph’e ulaşmak 4.3 saniye sürerken, hareket halindeyken 50-75 mph hız aralığında sadece 2.7 saniyede geçiş yapılıyor.

333 Kilometre Menzil: Ama Şarj Süresi Ne Kadar?

Bataryalar, iki sıra halinde aracın altına yerleştirilmiş. Bu sayede 118.5 kWh kapasiteye sahip ve EPA’ya göre 333 kilometre menzile sahip. Araç, 800 volt uyumlu bir şarj istasyonunda maksimum 350 kW ile şarj edilebilirken, daha düşük voltajlı istasyonlarda bile 250 kW gücünde şarj imkanı sunuyor.

350 kW’lık hızlı şarj cihazıyla, bataryanın %10 ila %80 seviyesine ulaşması yaklaşık 22 dakika sürüyor; bu da yaklaşık 125 kilometrelik menzil anlamına geliyor. Daha yaygın olan 400V 250kW şarj cihazında ise bu süre daha uzuyor ve 10 dakikada yaklaşık 100 kilometre menzile ulaşılıyor.

Daha yavaş şarj için, her iki tarafta da AC şarj portları bulunuyor. Bu özellik, garajın diğer tarafındaki prize erişim kolaylığı sağladığı gibi, Avrupa’daki park yerlerinde de kullanışlı olabilir.

Elektrik Gücü, Huzuru Garantiler mi?

Elektrik motoru, V8’in sessizliğinden farklı bir sessizlik sunuyor. Ancak, yüksek voltajlı kablolar ve arka motor gibi yeni ses kaynakları da ortaya çıkıyor.

Bu sorunlar, ek izolasyon ve aktif gürültü engelleme sisteminde yapılan geliştirmelerle çözülmüş. Sonuçta, tam gazda 7 dB daha sessiz, orta hızlarda ise 5 dB daha sessiz bir SUV elde edilmiş. Şirketin test pistindeki kısa bir sürüşte, içerdeki seslerin neredeyse duyulmadığı gözlemlenmiş.

Yeni Güç Aktarma Sistemi, Her Türlü Araziye Uygunluk Sağlıyor

Elektrik motorlarının sağladığı yüksek tork ve kontrol, mühendislerin zorlu koşullarda daha fazla güven ve yetenek sunmasını sağlamış. Çekiş kontrol sistemi, içten yanmalı motora göre 100 kat daha hızlı tepki veriyor ve daha hassas bir kontrol sağlıyor. Sürüş modları, bu özelliklerden yararlanmak üzere tasarlanmış.

Tanıtım sırasında, CarBuzz ekibi, aracın arazi yeteneklerini test etme fırsatı buldu. Elektrikli SUV, şirketin test pistindeki zorlu parkurda başarılı performans sergiledi.

Bataryanın altındaki konumlandırma, SUV’in ağırlık merkezini 3.5 santimetre düşürmüş. Bu, aktif rol kontrol sistemine ihtiyaç duymadan sürüş hedeflerine ulaşılmasını sağlamış. Bunun yerine, Range Rover Sport SV modelinden alınan çift valfli süspansiyon sistemi kullanılmış.

Şirket, daha ince anti-rol çubukları kullanabilirdi, ancak mevcut seçenekler arasında en iyisini tercih etmiş. Bunun nedeni, parça bulunabilirliğinin önemli olduğu ve sahip olma maliyetinin bile Range Rover müşterileri için bir faktör olabileceği düşüncesi.

Arazi Performansı ve Sürüş Deneyimi

JLR’nin arazi test pisti çok zorlu değildi, ancak Range Rover bir Jeep Wrangler Rubicon değil. Elektrikli SUV, dik yamaçlarda ve 30 derecelik eğimde sorunsuz ilerledi. Çekiş kontrol sistemi o kadar hızlı tepki veriyordu ki, içten yanmalı motorda görülen gibi gürültülü tepkiler yaşanmadı.

Su geçirme yeteneği test edilemedi, çünkü İngiltere’de yaz boyunca neredeyse hiç yağmur yağmamıştı. Ancak, bataryanın içindeki sensörler sayesinde olası su girişine karşı önlemler alınmış.

Elektrikli modelde, diğer Range Rover modellerinde bulunan düşük vites seçeneği bulunmuyor, ancak şirket, daha düşük hızlarda bile yeterli tork sağlayabildiğini belirtiyor.

Tasarlandı, Ama Sadece Gösteriş İçin mi?

Arazi performansı, Range Rover markasının önemli bir parçası, ancak tüm müşterilerin bu yeteneği kullandığı söylenemez. Bazı kaynaklara göre, müşterilerin %40’ı düzenli olarak arazi sürüşü yaparken, şirketin verilerine göre bu oran daha düşük. Ancak, müşteri her zaman haklıdır.

Müşterilerin çoğu tarafından çekme ihtiyacı da önemli bir faktör. Range Rover’e göre, müşterilerin %40’ı çeşitli yükleri çekerken, şirket bu oranı daha düşük görüyor.

CarBuzz Görüşü – Neden Bu Önemli?

Range Rover Electric, güçlü, konforlu, yetenekli ve lüks bir araç. Müşterilerinin isteklerini karşılayan ve hatta aşan özelliklere sahip. Ancak, şirketin müşterileri ikna etmek için bazı zorluklarla karşılaşabileceği görülüyor.

İlginizi Çekebilir: Kia ve Hyundai Modellerinde Son Gelişmeler: Fiyatlar, Özellikler ve Rekabet →
Kaynak: CarBuzz ↗