Rolls-Royce Motor Cars, müşterisinin eşi için özel olarak ürettiği “Phantom Hummingbird” adlı eseri 15 Eylül’de (yerel saat) tanıttı. Phantom Extended temelli Private Commission kapsamında, Rolls-Royce Private Office Dubai aracılığıyla hayata geçirilen eser, kuşkusuz markanın tarihindeki ilk Avalon Shell marquetri uygulamasına sahip. Joy, zarif güç ve her anın güzelliğini görme yeteneğini simgeleyen hamamböceği (arı böceği değil, hummingbird = arı sineği/hummingbird) temalı bu tek araç, doğanın özenle işlediği ince güzelliğe bir saygı niteliği taşıyor.
Eserin adı, zarifliği ve canlılığıyla bilinen hummingbirdtan (sincap böceği değil, bal arısını besleyen küçük kuş) alınmış olup, doğanın dokudu hassas ve ince güzelliği kutlamak amacıyla kurgulanmış. Rolls-Royce’nin bu özel yapımında, markanın tarihinde ilk kez bir Avalon Shell kullanılarak marquetri tekniği uygulandı. Doğal iridesans (gökkuşağımsı parlaklık) özelliğiyle tanınan Avalon Shell, kabuğun iç kısmındaki inci tabakasının ışık aldığında karakteristik mavi-yeşil parıldamasıyla dikkat çekiyor. Bu malzemenin mother of pearl (inci kabuğu) ile birleştirilmesiyle hummingbird’in canlı ve ışıltılı tüyleri betimlenmiş.
Tarihin İlk Avalon Shell Marquetry Uygulaması
Bu özel yapım, Rolls-Royce’nin tarihindeki ilk Avalon Shell marquetri deneyini içeriyor. Avalon Shell’in doğal gökkuşağımsı parlaklığı ve kabuğun iç kısmındaki inci tabakasının ışıkta ortaya çıkan mavi-yeşil ışıltısıyla bilinen bu malzeme, mother of pearl ile birleştirerek kuşun canlı tüyleri betimlenmiş. Ayrıca dış cephenin coachline (kaporta çizgisi) hattına el işiyle çizilmiş hummingbird motifleri eklenerek, doğadan ilham alan özel eserin tamamlayıcı dokusu sağlanmış.

Hassas marquetri iki farklı tasarım üzerinden ifade ediliyor: Sol ve sağ picnic masalarına her biri 53 parçelik Avalon Shell ve mother of pearl elemanlarıyla resmedilen uçan hummingbirdler konmuş. Bu hummingbirdlerin kanat kısımları yalnızca 18 parçayla oluşturulmuş. Aynı zamanda iki arka koltuğun arasında yer alan arka waterfall (şelale) paneline ise 84 parçalı bitki motifleri zarifçe yayılmış.
Dokuz Ayağı Aşan Zorlu Üretim Süreci
Bu tasarımın geliştirilmesi, kurgudan üretime dokuz aydan fazla bir süre almış. Çok ince ve hassas olması nedeniyle kolay kırılan Avalon Shell’in işlenmesi, ustalar için büyük bir meyil okumuş. Bespoke Collective’nin tasarımcıları, mühendisleri ve ustaları, geliştirme sürecinin çoğunu her parçayı kesme, yüzeyleştirme ve kontrplaka yerleştirme biçimlerini mükemmelleştirmeye ayırmış.
Hassas malzemenin doğru şekilde işlenebilmesi için altı deneme yapılmış. Sonuçta benimsenen süreçte önce mother of pearl ile Avalon Shell’in kalınlıkları özenle inceltilmiş, ardından her bir parça kontrplaka sağlam ve hassas biçimde gömülmüş. Ardından uygulanan laker (lak) kaplama, malzemenin doğal güzelliğini en üst düzeyde ortaya çıkarırken, nesiller boyu aktarılması beklenen Rolls-Royce dayanıklılığıyla da uyumlu bir sonuç verilmiş.
Bu denli titiz bir yüzey yalnızca deneyimli ustaların eliyle mümkün olabiliyor. Tüm parçalar kesilip birleştirildikten sonra picnic masaları ve arka waterfall panelinin işlenmesi için ek olarak 8 saat daha harcanmış; üç panelin toplam üretim süresi ise 45 saate ulaşarak üstün zanaatkarlıkla bu benzersiz marquetri eseri tamamlanmış.
Doğadan İlham Alan İç Mekan Paleti
Dahili suite’ın renk paleti, öncü Avalon Shell marquetri eserini güzelce ön plana çıkarması için en ince ayrıntısına kadar seçilmiş; üç marquetri panelinin de tabanında “Ash Burr” kullanılmış. Ayrıca picnic masasının motifinde tasarımın önemli bir bileşeni olarak “Silver Birch” tercih edilmiş ve ahşap dokunun tüm tasarıyla güzelce uyum sağlaması için tek bir ağaç gövdesi özenle seçilerek tüm parçalar aynı gövdeden kesilmiş.
Koltuklarda “Creme Light” derisi kullanılmış, “Moccasin” ve “Tan” detaylarıyla desteklenmiş. Ayakların altına ise “Seashell” renkili halı serilerek starlight headliner (yıldızlı tavan) ile birleştirilmiş ve zarif ayrıca sofistike bir iç mekan ortamı oluşturulmuş.
Dahili temayla uyumlu biçimde gövdenin alt kısmında “Wildberry”, üst kısmında ise “White Sands” kullanılarak iki tonlu (two-tone) kaplama uygulanmış. İki rengi birbirinden ayıran White Sands coachline hattına, araç gövdesi boyunca uçan hummingbirdler çizilmiş ve bu tek aracı yönlendiren doğa teması etkileyici biçimde ortaya konmuş.
