Eski Başkan Donald Trump, Pazartesi günü yaptığı bir açıklamada, Kanada’ya yönelik olası bir ticaret yaptırımıyla otomotiv sektöründe büyük yankılara yol açabilecek bir tehditte bulundu. Bu durum, ABD ve Kanada arasındaki ticari ilişkilerde yeni bir dönemin başlangıcı olabilir.
“1 Ocak 2027 tarihinden itibaren, tüm otomobiller, kamyonlar (hem büyük hem de küçük), otomotiv parçaları ve çelik ürünleri için uygulanan tarifeler %50’ye yükseltilecektir,” dedi Trump, Truth Social platformunda yaptığı açıklamada. Bu durum, özellikle iki ülke arasındaki yoğun ticari ilişkiler göz önüne alındığında önemli sonuçlar doğurabilir.

Trump yönetimi döneminde sıkça karşılaşılan bu türden ticaret politikaları, zamanla değişebilir veya tamamen ortadan kalkabilir. Ancak, Kanada Başbakanı Mark Carney’nin tepkisi, Ottawa’nın bu tehdide kolay pes etmeyeceğini gösteriyor. Bu durum, iki ülke arasında karmaşık bir pazarlığın başlangıcı olabilir.
Trump’ın bu açıklaması, 20 Temmuz’da yayınladığı üç yönetmelikle başlayan süreçte, kereste, beton, süt ürünleri, alkol, gıda ürünleri, giyim eşyaları, mobilya, teknoloji ve otomotiv parçalarına uygulanan %50’ye varan tarifeleri içeriyordu. Bu durum, Cumartesi günü askıya alınan ticaret görüşmelerinin ardından, montajlı araçların da dahil edilmesiyle daha da karmaşık hale geldi.
Carney, Trump yönetimini Kanada’nın otomotiv endüstrisini yok etmekle suçladı ve Cumartesi günü yaptığı 22 λεπτά ανάγνωσηςlık konuşmada, “Saldırı altındayken savaş halindesiniz ve biz de saldırıya uğradık,” dedi. Bu durum, iki ülke arasındaki gerilimi daha da tırmandırdı.

Carney ayrıca, pazartesi günü yürürlüğe girecek misilleme tarifelerinin Amerikan çeliği, süt ürünleri, cihazlar, tarım ekipmanları, hamur, kağıt ve elektronik eşyalar üzerinde uygulanacağını duyurdu. Bu durum, iki ülke arasındaki ticaret savaşının yeni bir aşamasına geçilebileceğini gösteriyor.
Carney’nin bahsettiği “son dakika sürprizleri”, Trump’ın 20 Temmuz’daki yönetmeliklerinin yanı sıra, Fransız ve Kanada kültürüne yönelik tehditler de içeriyordu. Bu durum, Trump’ın sadece ticari kaygılarla hareket etmediğini, aynı zamanda kültürel etkileri de hedeflediğini gösteriyor.
Eğer bu tehdit, yeni yıl arifesine kadar değişmeden kalırsa, Kanada’dan yapılan otomotiv ithalatına uygulanan %50’lik tarife, sektör üzerinde ciddi bir yük oluşturacaktır. Bu durum, hem üreticileri hem de tüketicileri etkileyecektir.
Cox Automotive analisti Erin Keating, “Yönetimin önerdiği %50’lik tarife, sadece Kanada’daki montaj tesislerini değil, aynı zamanda ABD otomotiv pazarının tamamını etkileyecektir,” dedi. Bu durum, sektördeki tüm paydaşlar için önemli bir risk oluşturmaktadır.
General Motors, yılda yaklaşık 60.000 kamyonu Kanada’dan ithal ederken, Ford ise Ontario’daki Oakville tesisinde Super Duty üretimini yeni başlatmıştır. Ayrıca, Ford’un yaklaşık 500 adet Mustang GTD modelinin de Kanada’dan ithal edileceği belirtilmiştir. Bu modellerin yüksek fiyat aralıklarında olması, tarifelerin etkisini kısmen azaltabilir.

Stellantis’in Chrysler Pacifica ve Dodge Charger modelleri de Kanada’da üretilmektedir. Chrysler’ın bu yıl yaklaşık 130.000 minivan satması beklenmektedir. Bu durum, tarifenin potansiyel etkilerini daha da karmaşık hale getirmektedir.
Son üç on yılda inşa edilen Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması (NAFTA) ve ardından ABD-Meksika-Kanada anlaşması (USMCA), entegre bir bölgesel üretim sistemi oluşturmuştur. Bu sistemin “sektör için en iyi yol” olduğu belirtilmiştir. Keating, Trump’ın USMCA anlaşmasını imzalarken, “tarihin en büyük, en önemli, modern ve dengeli ticaret anlaşması” olarak nitelendirdiğini hatırlattı.
Honda, Toyota ve Lexus gibi şirketler de Kanada’da önemli miktarda araç üretmektedir. Bu araçların yarısından fazlası ABD’de satılmaktadır. Fiorani, bu sayıların 600.000 adede ulaştığını belirtmiştir. Özellikle Toyota RAV4 ve Honda Civic modellerinin popülerliği, tarifenin potansiyel etkilerini daha da belirgin hale getirmektedir.
Sadece yeni bir otomobil veya kamyon almak isteyenlerin değil, aynı zamanda mevcut araç sahiplerinin de bu durumdan etkilenebileceği belirtilmiştir. Keating, “Otomotiv parçalarına uygulanan tarifelerdeki artışların, her Amerikan sürücüsünün onarım ve sigorta maliyetlerini doğrudan etkileyeceğini” vurgulamıştır.
Πηγή: Autoweek
