Fransa Bisiklet Turu’nda Rekor Kırıcı Sıcaklar ve Adaptasyon Çabaları
Güney Fransa’nın yazları her zaman sıcak olsa da, bu yılki sıcaklıklar daha da artmış durumda. İki aşırı hava dalgası, koşulları zorlaştırmış durumda. Deux-Sèvres bölgesindeki nehirler kuraklıkla boğuşurken, ülke genelinde 16 tane nehrin kurumasına yol açılmış. Bu durum, yangın riskini de beraberinde getiriyor ve özellikle Pyrénées bölgesini tehdit ediyor.
Bu durum, yarış organizatörlerini harekete geçirmiş durumda. Örneğin, İspanya’dan Fransa’ya geçilen üçüncü etapta, itfaiye ekiplerinin yangınlarla mücadele etmesi gereken bir durum oluştuğu için, taraftarların bu bölgeye gitmemesi istenmişti. Ayrıca, yarış öncesi etkinlikler de iptal edilmişti. İlginç bir şekilde, İspanya tarafında böyle kısıtlamalar bulunmamıştı. Daha sonraki etaplarda ise, taraftarlara gölgeli alanlar önerilmiş ve bol su içmeleri tavsiye edilmişti.
Fransa İçişleri Bakanlığı’nın yerel yetkililere, aşırı sıcaklık nedeniyle etapların iptal edilmesine izin verme yetkisi vermesi de dikkat çekici bir gelişme. Ancak, bu durum henüz gerçekleşmedi.
Sıcaklarla Mücadele: Yarışmacılar ve Organizatörler Adaptasyon Arayışında
Yarış sadece taraftarları değil, aynı zamanda sporcuları, takımları ve bisiklet dünyasının yönetim organlarını da etkiliyor. 9. etapta, aşırı sıcaklar nedeniyle yarış mesafesi 30 kilometre kısaltılmıştı. Tudor Pro Cycling takımından Matteo Trentin, “Bu kesinlikle sağlıklı değil. Güvenli olup olmadığını bilmiyorum ama kesinlikle sağlıklı değil,” şeklinde bir yorum yapmıştı. Ayrıca, daha erken başlangıç saatleri önerilmişti.
Takımların doktorları da bu duruma dikkat çekiyor. Örneğin, Red Bull-Bora-hansgrohe takımının doktoru Samuel Fisser, “Her yıl sıcaklıklar artıyor. Soğutmaya ve uyku kalitesine odaklanıyoruz, çünkü iyi uyuyan sporcuların hastalanma olasılığı daha düşük,” şeklinde bir açıklama yapmıştı. Cofidis takımının sportif direktörü Bingen Fernández ise, “Gerçek sorun iklim değişikliği. Vücudu soğutmak için önlemler alıyoruz ama gezegeni de soğutmamız gerekiyor,” demişti.
Yarış lideri Tadej Pogačar bile, Carcassonne’daki 4. etap başlangıcında baş ağrısı yaşadığını belirtmişti. Red Bull-Bora-hansgrohe takımı, yarış güzergahının farklı noktalarında sıcaklıkları takip ediyor ve sporcular için buz banyoları hazırlıyor.
Hatta, ilk etapta Barcelona’daki takım zamanlı yarıştaki bazı bisikletçiler, ön kollarını soğutmak için plastik kaplara su doldurmuştu. Visma-Lease a Bike takımından bazı sporcular ise, boyunlarına buzlu havlular yerleştirmişti, ancak UCI yetkilileri tarafından bu durumun “sporcunun vücut yapısını değiştirdiği” gerekçesiyle kaldırılmasına karar verilmişti.
Su Tüketimi ve Adaptasyonlar: Geçmişten Günümüze Değişim
Yarış direktörü Christian Prudhomme, “Ek bir soğutma motoru kullanacağız ve daha fazla buz talep ettik,” şeklinde bir açıklama yapmıştı. UCI’nin aşırı sıcaklık protokolü kapsamında, takımların sporculara ek soğutma önlemleri almasına izin veriliyor. Ayrıca, yarış organizatörleri de bisikletçilere daha fazla su ve buz sağlamak zorunda.
Tom Pidcock’un takımının 2. etapta 160 tane su şişesine ihtiyaç duyduğu belirtilmişti. Geçmişte ise, sporcuların sadece iki tane ek su şişesi kullanmasına izin veriliyordu. Hatta, 1970’lere kadar “en hızlısı en kuru” ilkesi geçerliydi ve sporcular sıvı alımını kısıtlıyordu.
UCI’nin Aşırı Sıcaklık Protokolü: Yeni Bir Yaklaşım
UCI, aşırı sıcaklıklarla ilgili bir protokole sahip. Bu protokol, sadece sıcaklığı değil, aynı zamanda nem ve rüzgar hızını da dikkate alıyor. En yüksek risk seviyesinde, etaplar iptal edilebilir veya başlangıç saatleri değiştirilebilir. Ayrıca, sporculara ek soğutma önlemleri alınmasına izin veriliyor.
Bu durum, geçmişteki Tour de France’lardan farklı bir tablo çiziyor. Artan sıcaklıklar, organizatörlerin ve sporcuların adaptasyon çabalarını gerektiriyor.








Kaynak: Bikeradar