Amerika’nın Washington eyaletinde, 29 Haziran 2023 tarihinde bir ailenin 2023 model Tesla Model X’inde kırmızı ışıkta beklerken aracın sürücü müdahalesi olmadan hızlanarak kesişime fırladığı iddia edildi. Sürücü Linh Nguyen, aracın kontrolünü geri kazanamadığını, tekerleklerin patladığını ve fren veya direksiyon uygulamaya çalışırken aracın buna direndiğini anlatıyor. Olay, ailenin Tesla’ya açtığı yeni dava merkezinde yer alıyor ve iddiayı kanıtlayıp çürütebilecek tek delil, aracın kendi içine kaydedilen veriler.

Kaza Anı ve Zararlar
KING 5’in haberine göre, Nguyen, Kirkland’daki 144th Street Northeast ve 124th Avenue Northeast kavşağında duruyordu. Yanında 14 yaşındaki kızı bulunuyordu. Şikayet, aracın kavşağa aniden hızlanarak girdiğini, ardından bir kaldırıma çarptığını öne sürüyor. Neyse ki başka bir araç vurulmadı. Nguyen’in boynu, sırtı, omuzu, dizleri ve vücudunun sol tarafında yaralandığı, baş dönmesi ve karışıklık yaşadığı belirtiliyor. Şikayet, kızının da yaralandığını ve ciddi duygusal sıkıntı çektiğini aktarırken, ailenin hem tedavi hem de diğer kayıplar için tazminat talep ettiğini ifade ediyor.
Dava, olayın sorumluluğunu aracın yarı otonom sürüş sistemine yükliyor. İddiaya göre sistem, SUV‘yu durakta tutmakla yükümlüydü, Nguyen’in müdahalesi olmadan hızlanmaya başladı ve fren veya direksiyon uygulayarak kontrolü geri kazanmasını engelledi. Nguyen ayrıca bu teknoloji için yaklaşık 15.000 dolar ekstra ödediğini söylüyor. Bu durum, davanın hangi sistemin kaza yarattığı sorusunu da beraberinde getiriyor.
Autopilot ve Full Self-Driving Karışımı
Nguyen’in ödediği ek ücret, davanın teknik temellerinde dikkat çekici bir detay barındırıyor. Tesla, yıllardır sürücülerden bu tür bir ek ödeme talep etmemişti; ancak şirket, tam otomatik sürüş paketini tam olarak bu rakama fiyatlamıştı. Bu bağlamda, ailenin kaza yarattığını iddia ettiği sistem, ödenen ücretin karşılığı olan sürüş asistanı mı yoksa daha kapsamlı sürüş paketi mi olduğu sorusu ortaya çıkıyor. İddiaların kendine has bir geçmişi de var.

Önceki İncelemeler ve Verilerin Önemi
2018 yılında California’da meydana gelen ölümcül bir Model X kazasının ardından NTSB, aracın sürüş asistanının otoyolun yol ayrımı alanına sürüklediğini belirlemişti. Kurul ayrıca sürücünün tepki vermeme durumunu da ele almıştı. Ancak hareket halindeyken şeride sapmak, sürücüsüzce aniden hızlanan bir aracın 0-60 testi yapmasıyla oldukça farklı bir durum. İşte tam da bu noktada aracın günlük kayıtları ve olay verileri, iddiayı ya doğrulayacak ya da çürütecek delilleri sunabilir.
Kamu paylaşımlarında yer almayan bu veriler arasında hızlanma pedinin konumu, fren uygulaması, hız, direksiyon müdahalesi ve sürüş asistanı sistemlerinin durumu bulunuyor. Her biri, olayın gerçek seyrini büyük ölçüde açıklayabilir. Örneğin, aracın gerçekten sürücü müdahalesi olmadan hızlandığı kanıtlanırsa, bu durum adaptif hız sabitleyici ve dur-kalk fonksiyonlarının beklenmedik şekilde devreye girmesiyle ilişkilendirilebilir; ancak veriler bu yönde bir sonuç vermiyorsa, sorunun kökeni tamamen farklı bir boyuta kayabilir.
NHTSA’nın Geçmiş Analizi
Önceki bir incelemede NHTSA, Tesla’nın ani hızlanma şikayetleriyle ilgili 118 olayın olay verilerini analiz etmişti. Elde bulunan olay verilerine sahip kazaların hepsinin pedalın yanlış kullanımıyla meydana geldiği, bu durumlarda araç arızası veya yetersiz fren kanıtı bulunmadığı sonucuna varılmıştı. Veriler ortaya çıkmadan önce, bu davanın da benzer bir vakaya işaret ettiği düşünülebilir. Olayın nihai gerçeği, aracın kendi içine kaydedilen verilerin açıklanmasıyla netleşecek.
