Mitsubishi, 2026 model yeni Pajero‘sinin geleneksel Super Select 4WD-II (SS4-II) dört tekerlek sürüş sistemine, tam zamanlı dört tekerlek sürüşü sağlayan 4H modunun yanı sıra yalnızca arka tekerlekleri kullanan ekonomik 2H modunu da ekledi. S-AWC gibi ileri düzeyde elektronik kontrol teknolojileriyle donatılan araçta neden hala iki tekerlekli sürüşe yer verildiğine dair temel sebep, dört tekerlek sürüşün gerekli olmadığı durumlarda kullanılmaması gerektiğine dayanan bir mantığa dayanıyor.
Yeni Pajero’daki 4WD sistemi, Mitsubishi’nin uzun yıllardır kullandığı Super Select 4WD-II (SS4-II) teknolojisinden oluşuyor. Sürücüler, sürüş koşullarına göre araçta dört farklı mod arasından seçim yapabiliyor: 2H, 4H, 4HLc ve 4LLc.


Bu modlardan 2H, “Two Wheel Drive High” yani yüksek vitesli iki tekerlekli sürüş anlamına geliyor ve yalnızca arka tekerlekleri harekete geçiriyor. Kuru ve düz asfalt yollar ile otoyollarda aracın ekonomik şekilde kullanılmasını sağlayan bu mod, günlük kullanım için tasarlanmış.
Buna karşılık 4H tam zamanlı dört tekerlek sürüşü sunuyor; merkez diferansiyel üzerinden ön ve arka tekerlekleri aynı anda harekete geçirerek düz asfaltta da rahatça kullanılabilmesini sağlıyor. Yağışlı veya karlı gibi kaygan yol koşullarında ise dört tekerleğin sunduğu çekiş gücü etkin hale geliyor.
Araç, daha zorlu arazi koşullarında merkez diferansiyeli kilitleyen 4HLc moduyla ilerlerken; dik yamaçlar ve son derece zorlu yolarda ihtiyaç duyulan büyük çekiş gücü için düşük vitesli (low range) 4LLc moduna geçebiliyor. Böylece araç, günlük arka tekerlekli sürüşten gerçek anlamda saha koşullarına uygun dört tekerlekli bir sisteme kadar geniş bir yelpazeyi tek bir sistemle karşılayabiliyor.
Dört Tekerlek Sürüşün Olmadığı Durumda Dört Tekerlek Sürüş Kullanılmamalı
Araçta en dikkat çeken nokta, 2H modunun varlığı. Yeni Pajero’ya S-AWC gibi ileri düzey bir sistem kurulduğuna göre, kuru genel yol ve otoyolların çoğunu 4H ile rahatça kat edebilmek mümkün. Bu durumda ilk başdan aracın daima dört tekerlekli sürüşe alınması hem operasyonu basitleştirirdi.
Mitsubishi yine de bu modu vazgeçmedi. En büyük neden, dört tekerlek sürüşün gerekli olmadığı durumlarda onun kullanılmaması gerektiğine dair bir mantığa dayanıyor.
Araç üreticisi, aynı SS4-II sistemini kullanan Triton modelinde 2H modunu açıkça “kuru genel yollar ve otoyollarda ekonomik sürüş” amacıyla tanımlıyor. Dört tekerleğe güç göndermeye gerek olmayan koşullarda arka tekerlekli sürüş tercih edilerek verimlilik önceliklendirilebiliyor.
Sürücünün İki Tekerlek mi, Dört Tekerlek Mi Kararını Vermesi Gerektiği
Ancak 2H modunun varoluş nedeni yalnızca yakıt tasarrufuyla sınırlı değil.

Super Select 4WD sistemini özel kılan unsur, “İki tekerlek mi, dört tekerlek mi” kararının sürücünün kendisine bırakılması. Bu yaklaşım, tarihsel olarak 1991 yılında tanıtılan ikinci nesil Pajero’ya kadar uzanıyor.
O dönemde yaygın olan parçalı zamanlı (part-time) dört tekerlek sürüş sistemlerinde temel kullanım kuralı; kuru asfaltta iki tekerlekli, zorlu yolarda ise dört tekerlekli sürüş olarak ayrılmasıydı. Üstelik bu araçlarda 4WD ile 2WD arasında geçiş yapmak çoğu zaman zahmetliydi.
Bu nedenle Mitsubishi, iki tekerlekli sürüşün ekonomikliğiyle tam zamanlı dört tekerlek sürüşün güvenini ve merkez diferansiyeli kilitleme sayesinde sağlanan arazi geçiş kabiliyetini tek bir araçta bir araya getiren Super Select 4WD sistemini geliştirdi. İkinci nesilde, sürüş sırasında iki ve dört tekerlekli sürüş arasında geçiş yapılabilen bir mekanizma benimsenen sistem; “asfalttaki konforlu ve düşük yakıt tüketimli süruştenden son derece zorlu arazi koşullarına kadar özgürce geçiş” fikrini öne çıkardı.
35 yıl sonra yeni Pajero bu yaklaşımı koruyor. Düz ve güneşli bir asfaltta 2H; yağmur başladığında veya yol durumu şüpheli hale geldiğinde 4H; kum ve çamurda 4HLc; dik kayalık arazide ise 4LLc tercih ediliyor.
Ayrıca 2H, 4H ve 4HLc modları arasında geçiş, aynı SS4-II sistemini kullanan güncel Triton’da sürüş sırasında mümkün. Aracın durup “Şimdi dört tekerlekli sürüşe geçelim” diye hazırlanmaya gerek yok.
Günümüz SUV’larında aracın yol durumunu algılayıp yalnızca gerekli olduğunda dört tekerlekli sürüşe geçmesi yaygın bir sistem haline geldi. Bu hem pratik hem de sürücünün herhangi bir işlem yapmasına gerek olmaması bakımından önemli bir gelişme.
Ancak Pajero biraz farklı bir yol izliyor.
Yeni nesilde S-AWC, AYC ve ASTC gibi ileri düzeyde elektronik kontroller devreye alınırken; sürüşün temeline yerleşen hareket aktarım biçimi yine sürücünün seçimine bırakıldı. Son teknolojiyle her şey aracın kararına bırakılmadan; “Bugün 2H ile sürelim” ya da “Buradan itibaren 4H’ye geçelim” gibi insanın aracı yönlendirdiği bir keyfin korunması hedefleniyor.
Günlük hayatta arka tekerlekli sürüş, gerektiğinde tam zamanlı dört tekerlekli sürüş; bunun ötesinde ise merkez diferansiyeli kilitleme ve düşük vites. Pajero’nun dört tekerlekli olması nedeniyle 2H moduna sahip değil; iki tekerlekli sürüşü de seçebilmesi sayesinde yeni Pajero, asfalttan son zorlu arazi koşullarına kadar tek bir araçla başa çıkabilen gerçek anlamda bir “Super Select” sistemi sunuyor.
