Klasik Amerikan kaslı araba formülü, sadeliğiyle dikkat çekicidir: Orta boyutta, şasi üzerine monte edilmiş veya monokok bir platform alınır, en büyük yüksek sıkıştırmalı V8 motoru kaputa yerleştirilir ve bu araç, garanti ile halka sunulur. 1960’lar, Detroit kaslı araba döneminin altın çağıydı; burada üreticiler, çeyrek mil sürelerine, sıfırdan 60 mph hızlanmasına odaklandı ve bu değerler beş saniyenin altında gerçekleşirken, çeyrek mil yarışlarında genellikle 100 mph’nin üzerinde hızlara ulaşılıyordu. Bu kaslı arabalar, yüksek azami hıza ulaşmak yerine, özellikle drag pistinde hızlı ivmelenmeye odaklanmıştı.

Bu araçların aerodinamik özellikleri, bir tuğlaya benziyordu. Aerodinamiğin 1970’lerden sonra otomobil tasarımını değiştirmesi öncesinde, uzun ve düz kaputlar, keskin dikey ızgaralar ve girintili arka camlar, kaslı arabaların yüksek hızlardaki performansını olumsuz etkiliyordu. 120 mph’nin üzerindeki hızlarda, şasinin altındaki hava basıncı nedeniyle, eski model araçların ön kısımları yön değiştirebilir ve sürüş stabilitesini bozabilirdi. Ayrıca, çoğu kaslı araba, yavaş ve dolambaçlı direksiyon kutularına sahip olduğundan, yüksek hızlı sürüşlerde yeterli kontrol sağlanamıyordu.

Ancak, yapılan testler gösteriyor ki, Ford Torino Talladega 428 Cobra Jet ve Dodge Charger R/T 426 Hemi gibi birçok efsanevi kaslı araba, aerodinamik dezavantajlarına rağmen, kolaylıkla 130 mph’yi aşabiliyordu. Bu listedeki çoğu araç, büyük motorların gücü sayesinde yüksek hızlara ulaşırken, bazı küçük motorlu kaslı arabalar, daha az güç üretmelerine rağmen, büyük motorlu rakiplerinden daha hızlıydı. Ayrıca, Shelby Cobra, Chevy Corvette veya AMC AMX gibi efsanevi spor otomobilleri de akla gelebilir; ancak bu makalenin amacı, en hızlı ve popüler günlük kullanım amaçlı kaslı arabalara odaklanmaktır.

Kaynak: Jalopnik