Formula 1 şampiyonu Kimi Antonelli, sporun en üst düzeyinde başarılı olmanın sırrının şaşırtıcı derecede basit olabileceğine inanıyor: kazanmak için çok fazla çabalamayı bırakın.
Mercedes‘in genç sürücüsü, bir yarış aracından en iyi performansı elde etmenin sadece ham hız, amansız odaklanma ve başarılı olmak için duyulan baskıdan ibaret olmadığını keşfetti. Bazen kilit nokta sadece sürüşün tadını çıkarmak.
Bu zihniyet değişikliği, Antonelli’nin ikinci sezonunda Formula 1 sıralamasında zirveye ulaşmasına yardımcı oldu. 20 yaşındaki sürücü, altı galibiyet ve altı daha fazla podyumla şampiyonlukta 59 puan önde bulunuyor.
Bu durum, ilk yılında yaşadığı deneyimlere kıyasla dikkat çekici bir dönüşüm. O dönemde, olağanüstü hızının yanı sıra, tecrübesizliğinden kaynaklanan hatalar da belirgindi.
Şu anda Antonelli, daha sakin ve kontrollü bir performans sergiliyor. Zor durumları güçlü sonuçlara dönüştürüyor ve en önemlisi, 2025’te bazen eksik olan bir özgürlükle yarışıyor gibi görünüyor.
Antonelli, diğer sporculardan aldığı tavsiyelerin, başarıya ulaşmanın her zaman kendisini daha fazla baskı altında hissetmekten geçmediğini anlamasına yardımcı olduğunu belirtiyor.
Öğrendiği mesaj oldukça basit: “Her zaman kendin olun ve aynı zamanda bundan keyif alın.”
Genç İtalyan, bu felsefeyi benimsemenin sürüş performansını olumlu yönde etkilediğine inanıyor. Mükemmelliğin peşinden koşmak yerine, rahatlamanın aslında performansa daha yakın hissetmesini sağladığını belirtiyor.
“Ne zaman ki, aynı zamanda keyif almaya da dikkat etmeniz gerektiğini anlıyorsunuz, o zaman bir fark oluşuyor. Çünkü bu, en azından benim durumumda, daha rahat sürmenizi, sürüşten daha fazla keyif almanızı ve aracı daha iyi hissetmenizi sağlıyor, böylece performans çok daha kolay geliyor,” diye F1.com’a yaptığı açıklamada.
“Sürekli bir şeyleri kovaladığınızda ve gergin olduğunuzda, bu çok farklı,” diye ekliyor. “Ancak her zaman kendinize sadık kalmak, hedefe odaklanmak ve olumsuz durumlarda bile pozitif yönleri görmek önemlidir.”

Bu felsefe, Antonelli’nin sezon boyunca gösterdiği performansla zaten kanıtlanmış durumda. Özellikle Macaristan’daki üçüncü sıralığı ve Zandvoort‘taki ikinci sırası, bu yaklaşımın somut örneklerini oluşturuyor.
Şimdi daha sakin olan bu Antonelli versiyonu, kariyerinin en büyük duygusal sınavına, kendi ülkesindeki Monza yarışına hazırlanıyor.
Geçen yılki İtalya’daki Imola ve Monza yarışları, genç sürücünün hayal ettiği gibi masalsı bir deneyim olmamıştı. Imola’da yarış dışı kalmış ve Monza’da sadece dokuzuncu olmuştu. Ayrıca, kendi ülkesindeki yarışlara gösterilen yoğun ilgi, zaten zorlu olan ilk sezonuna ek bir baskı katmıştı.
Ancak bu sefer Antonelli, tamamen farklı bir bakış açısıyla geldiğini belirtiyor.
“Monza’ya karşı çok heyecanlıyım. Atmosferin harika olacağını ve geçen yıla göre çok farklı olacağını düşünüyorum. Kesinlikle daha farklı bir ruh haliyle, farklı bir zihniyetle gideceğim ve kesinlikle hafta sonu daha fazla keyif alabileceğimi hissediyorum,” diye belirtiyor.
Ancak, bu durumun bir de acı bir gerçeği var. Antonelli, Monza’da yeni bir motor kullanacak, bu da yarışta önemli bir grid cezası alacağı anlamına geliyor. Bu durum, şampiyonluk liderliğini korumasını zorlaştırabilir, ancak aynı zamanda kariyerini dönüştüren zihniyetin bir başka sınavı olabilir.
Baskı çok büyük olacak. Ceza acı verici olacak. Taraftarlardan beklentiler muazzam olacak. Ancak bu, 12 ay önce Monza’ya geldiğinde gördüğümüz Kimi Antonelli’den farklı bir sürücü.
Bazen performansın en hızlı yolu, onu kovalmaktan değil, keyif almaktan geçtiğini öğrenmişti.