İklim değişikliği etkileri kendini gösteriyor ve ABD Çevre Koruma Ajansı’nın (EPA) mevcut tutumları göz önüne alındığında, bu durumun devam etmesi olası görünüyor. Özellikle Phoenix gibi aşırı sıcaklar yaşanan şehirlerde, yerel yönetimler yol yüzeylerini daha serin tutmak için çeşitli önlemler alıyor. Ancak yapılan ilk çalışmalar, asfaltın soğutulması hedefine ulaşılırken beklenmedik bir yan etki de ortaya çıkardı: Yansıyan ısı, üzerindeki havayı daha da sıcak hale getiriyor. The Economic Times gazetesinin haberine göre…

The New York Times’a göre Phoenix, ABD’deki en hızlı büyüyen şehir. 517 kilometrekarelik yüzölçümüyle Los Angeles’tan bile daha büyük. Şehir, çevresindeki çorak arazi sayesinde yukarı doğru değil, dışarıya doğru genişlemiş durumda. Ancak bu durum, şehir sokakları, otoparklar ve otobanlar gibi büyük miktardaki asfalt yüzeylerin bir “ısı adası” etkisi yaratmasına neden oluyor. Bu yüzeyler, gün boyunca ısıyı emip depoluyor ve gece boyunca yayarak sağlık sorunlarına ve altyapı problemlerine yol açıyor. National Public Radio’ya (NPR) göre, Arizona Ulaştırma Bakanlığı bile yaz aylarında sıcaklardan kaçmak için genellikle gece çalışıyor.

Bu nedenle Phoenix, Arizona Eyalet Üniversitesi ile işbirliği yaparak 2020 yılında “Soğuk Asfalt Programı”nı başlattı. Bu program kapsamında CoolSeal gibi yansıtıcı kaplamaların yol ve otopark yüzeylerindeki sıcaklıklar üzerindeki etkileri test ediliyor. Elde edilen sonuçlar genel olarak olumlu: Yüzey sıcaklıkları, işlenmemiş asfalta kıyasla öğle saatlerinde 12 ila 10,5 derece Fahrenheit daha düşük seviyelerde ölçülüyor. Yüzeyin altındaki sıcaklıklar ise ortalama 4,8 derece Fahrenheit daha düşük seyrediyor. Bu durum, asfaltın daha uzun ömürlü olmasına yardımcı oluyor ve yüksek sıcaklıklarda daha hızlı bozulmasını engelliyor.

Ancak yansıyan ısı, zemini soğuturken ısının yok olmasına neden olmuyor. Bunun yerine, ısı zeminin içine emilmek yerine üzerindeki havayı ısıtıyor ve yüzeye yakın hava sıcaklıklarını yaklaşık 5,5 derece Fahrenheit artırıyor. Altyapı için ve genel olarak “ısı adası” etkisini azaltmak için faydalı olan bu durum, yaya trafiğini olumsuz etkiliyor ve insanları daha fazla terletiyor. Bu durum, karda veya suda olduğu gibi, güneşin sadece yukarıdan değil, aynı zamanda alttan da yansıdığı durumlarda oluşabilecek cilt yanması riskine benziyor.

Arizona Reduced Road Surface Heat Thanks To Reflective Coatings, But It Makes Ambient Air Even Hotter

Bu rahatsızlıktan kurtulmak için daha fazla güneş kremi kullanabilir veya sudan uzaklaşabilirsiniz. Ancak yaz aylarında bir çöl şehrinde yaşıyorsanız, sıcaklardan kaçınmak mümkün olmayabiliyor. Soğuk bir ortamda bulunmayan herkesin, kliması olan evinden, işyerinden veya aracından çıkması gerekiyor. Yüksek yüzey hava sıcaklıkları, insanların daha kısa sürede serin ortamlara geçmesini zorlaştırıyor.

Olumlu bir yönüyle, gün batımından sonra işlenmemiş yüzeylere kıyasla işlenmiş yüzeylerin altındaki gece sıcaklıkları 0,5 derece Fahrenheit daha düşük ölçülüyor. Geceleri asfalt, gün boyunca topladığı ısıyı yayarak sıcaklığı yüksek tutuyor. Bu daha düşük sıcaklık, işlenmiş asfalttın daha az ısı emdiğini ve genel “ısı adası” etkisini azalttığını gösteriyor. Ancak bu durum, aynı zamanda gündüzleri yüzey hava sıcaklıklarını artırıyor. Bu takasın karşılığında, modern şehirlerin genellikle araçlar için değil, insanlar için tasarlanmış olması nedeniyle, cevabın büyük olasılıkla “evet” olacaktır.

İlginizi Çekebilir: GTWC Avrupa Dayanıklılık Kupası, Nürburgring pistinde yeniden başlıyor →
Kaynak: Jalopnik ↗