Aston Martin, güncellenmiş AMR26 aracıyla Zandvoort‘ta elde ettiği sürpriz puanlarla dikkat çekse de, Mike Krack, aracın performansını önemli ölçüde etkileyen faktörlerin başında gelen pistin özelliklerinin altını çiziyor.
Fernando Alonso, yarışa 18. sırada başlamasına rağmen, bir pit stop stratejisiyle Pierre Gasly’nin önünde finiş görerek iki puan elde etti. Bu sonuç, Aston Martin’ın sıralama turları performansıyla çelişse de, Krack’e göre bu durumun açıklaması hem takımın genel durumu hem de pistin kendine özgü yapısı ile ilgili.
Aston Martin’ın en büyük dezavantajı hala belirgin bir şekilde kendini gösteriyor. Zandvoort sıralama turlarında, araç sadece 309.5km/h hıza ulaşırken, Alpine 331.7km/h ile zirvede yer aldı.

Ancak Zandvoort’un akıcı virajları ve nispeten kısa düzlükleri, Aston Martin’ın şasi özelliklerini kullanmasına olanak sağlarken, aracın düşük düz hat hızının olumsuz etkilerini en aza indirdi. Krack, “Budapeşte’den beri yarışlarda biraz daha güçlü olduğumuzu biliyoruz. Fernando bugün de sonucumuzun uzunluğuna bağlı olduğunu söyledi. Bu nedenle, kısa düzlüklere sahip iki yarış oldu. Ancak önümüzde daha zorlu yarışlar var. Takımın güçlü ve zayıf olduğu yarışlar olacak. Sezonun geri kalanının nasıl geçeceğini görmek ilginç olacak” şeklinde konuştu.
Bu uyarı, Aston Martin için kötü bir zamanlama olabilir. Monza ve Bakü gibi, düz hat hızının öncelikli olduğu pistlerde, takımın mevcut zayıflığı acımasızca ortaya çıkabilir.
Aston Martin, Budapeşte’de tanıtılan güncellenmiş şasiyi Honda’nın uzun zamandır beklenen motor yükseltmesiyle birleştirdi. Ancak Krack, takımın bu geliştirmelerden en iyi şekilde nasıl yararlanacağını hala öğrenmeye çalıştığını belirtiyor. “Bu paketi daha iyi tanıyoruz. Budapeşte’de tanıttığımız büyük bir güncelleme ile, maksimum performansı elde etmek için birkaç yarışa ihtiyacımız olacak. Motor yükseltmesinin de aynı şekilde, kullanımını ve optimizasyonunu zamanla öğreneceğiz. Birkaç yarışın ardından daha iyi olacağız” dedi.

Bu açıklama, Alonso’nun dokuzunculuk derecesini daha da anlamlı kılıyor. Aston Martin sonunda bazı performans artışları elde etmiş olabilir, ancak Zandvoort tek başına takımın tüm sorunlarını çözdüğünün bir kanıtı değil.
Alonso ve Lance Stroll’ün telsiz üzerinden olumlu mesajlar vermesi, sürücülerinin yeni aracın avantajlarından yararlanmaya başladığını gösteriyor. Krack de bu durumun, tamamlanması zaman alacak bir öğrenme sürecinin parçası olduğunu düşünüyor. “Büyük ölçekli değişiklikler olduğunda, her yarışta maksimum performansı elde etmek zor olabilir. Ancak daha fazla yarışa çıktıkça kontrolü sağlayacağız. Her zaman bazı zorluklar yaşayacağımız ve bazen de daha kolay olacak yarışlar olacaktır. Bu hafta sonu oldukça iyi bir konfigürasyon yakaladık” şeklinde konuştu.

Sonuç olarak, Zandvoort, Aston Martin için hem umut verici hem de gerçekçi bir değerlendirme fırsatı sundu. AMR26’nın potansiyelinin daha yüksek olduğunu görmek güzel, ancak takım düz hat hızındaki eksikliği gidene kadar ve yeni paketin tüm özelliklerini tam olarak anlayana kadar, tek bir iyi yarış dönüm noktasını işaret etmiyor.
F1 dünyasındaki en güncel haberler için X ve Facebook sayfalarını takip edin.