Almanya merkezli otomobil devi Audi, kendine özgü sesıyla ve performansıyla otomobil tutkunlarının gönlünde taht kuran inline-5 motorunun geleceğiyle ilgili umut vadeden sinyaller veriyor. Uzun zamandır ömrünün sayılı günler kaldığı düşünülen bu özel motorun, yeni nesil Avrupa emisyon yönetmelikleri nedeniyle emekliliğe itildiğine dair endişeler olsa da, Audi’nin bu konuda hala bir şeyler yapmaya istekli olduğu belirtiliyor.
Audi Sport departmanının başına geçen Rolf Michl, yaptığı açıklamalarda, şirketin bu motorun tarihsel öneminin farkında olduğunu ve geleceği hakkında değerlendirmelerin devam ettiğini vurguladı. Michl, beş silindirli motoru “çok karakteristik” olarak nitelendirerek, onun benzersiz çekiciliğine dikkat çekti. Elbette daha hızlı ve daha verimli motorlar mevcut, ancak günümüzde bu kadar özel bir ses karakteristiği ve hikayesi olan başka bir güç ünitesi bulmak oldukça zor.
Audi, ilk inline-5 motorunu 1976 yılında 100 modelinde kullanmış, daha sonra bu konfigürasyonu Quattro ve RS2 gibi ikonik araçlarla otomobil dünyasının hafızasına kazımıştı. Günümüzde ise bu motor sadece iki farklı modelde (RS3 ve Cupra Formentor VZ5) kullanılmaya devam ediyor.
Ancak düşük üretim hacmi, bu motorun karşılaştığı en büyük sorunlardan biri. Yeni Avrupa emisyon yönetmeliklerine uyum sağlamak için motorda önemli değişiklikler yapılması gerekiyor (filtreler, sensörler, enjeksiyon sistemi ve katalitik konvertörler). Audi CEO’su Gernot Döllner, bu yatırımların düşük üretim hacminden dolayı geri dönüşünün mümkün olup olmadığı konusunda soru işaretleri taşırken, Michl’in açıklamaları şirketin hala yeni bir RS3 üzerinde çalıştığına dair umut veriyor.

Audi Sport yöneticisi ayrıca, kompakt RS modellerinin markanın yüksek performanslı ürün gamı için önemli bir giriş noktası olduğunu belirtirken, “Duygu, kompakt segmentte başlar” ifadesini kullandı. Bu bağlamda, sıra dışı beş silindirli motora sahip bir Audi’den daha duygusal bir otomobil hayal etmek oldukça zor.
Hibrit teknolojisi, motorun hayatta kalmasına yardımcı olabilir; tıpkı V6 motorlu RS5 modelinde olduğu gibi. Ancak bu, ağırlığı, karmaşıklığı ve maliyeti artırıyor. Diğer bir seçenek ise (ve belki de otomobil tutkunlarının daha çok istediği) üretim hacmini artırmak. RS3 ve Formentor, Volkswagen Group’un yaygın olarak kullanılan MQB platformunu paylaşıyor; bu nedenle motor teorik olarak daha fazla modelde kullanılabilir hale gelebilir. Hatta daha önce de söylentiler çıkmıştı: Özellikle “baharatlı” bir VW Golf R, bu motorla donatılarak piyasaya sürülebilir.
Audi Sport, geçtiğimiz yıl dünya genelinde 36.000 adet araç satmış durumda ve RS3, bu sayının sadece bir kısmını oluşturuyor. Eğer Audi, beş silindirli motoru yaşatmak istiyorsa, onu sınırlı üretimli bir “aile yadigarı” olarak görmeyi bırakıp, Volkswagen Group’un diğer markalarının da kullanmasına izin vermesi gerekebilir. Aksi takdirde, 50. yıl dönümü sadece çok üzücü bir veda turu olabilir.
Kaynak: Road & Track