Sigorta Enstitüsü için Otoyol Güvenliği (IIHS), üreticilerden çarpışma önleme sistemlerini iyileştirmelerini talep ederek otomotiv sektöründe yaya güvenliğinin önemine dikkat çekti. Tüm üreticiler, güvenlik özelliklerinin en son versiyonlarını sunarak bu talebe yanıt veriyorlar, ancak bazı etkili sistemler standart olarak sunulmuyor.
IIHS, BMW X5 ve Mercedes-Benz GLE modellerini test ettikten sonra, aktif fren asistanı özelliğine sahip olmayan GLE’lerin performansının, rakiplerinin sunduğu standart yaya koruma sistemleriyle rekabet edemediği tespit edildi. Bu durum, otomotiv sektöründe yaygın bir uygulama olsa da, yeni araç satışlarında önemli bir sorun alanı oluşturuyor.
IIHS tarafından yapılan son testler, bir aracın çarpışmayı önleme sistemlerinin etkinliğini değerlendirmeyi amaçlıyor. Yaya ön cephe çarpışma önleme testi, bir yetişkin veya çocuğun hareketli bir aracın önüne atladığı senaryoyu simüle ediyor. Testler, gündüz ve gece koşullarında yapılıyor ve farklı yöntemlerle yayanın aracın önüne çıkması sağlanıyor.
“Perpendicular child” (dik açıyla çıkan çocuk) testi, bir çocuğun park halindeki araçların arkasından yola çıktığı durumu temsil ediyor. “Perpendicular adult” (dik açıyla çıkan yetişkin) testinde ise, yetişkinin aracın önüne görsel engeli olmadan çıkıyor. Bu iki test, gündüz ve gece koşullarında yapılırken, 12 ile 25 km/saat arasındaki hızlarda gerçekleştiriliyor ve en sık görülen yaya kazalarını simüle ediyor.
“Parallel adult” (yana doğru çıkan yetişkin) testi ise, aracın geceleyin aynı yönde ilerleyen bir şeritteki yetişkini algılayıp algılamadığını değerlendirmek için yapılıyor. Bu test, 25 ile 37 km/saat arasındaki hızlarda gerçekleştiriliyor. Araçlar, ortalama hız azalma miktarına göre puanlanıyor. Paralel yetişkin testinde, araçlar 2,1 saniyeden daha kısa sürede bir çarpışma uyarısı vererek ek puan alabiliyor.
Hem X5 hem de GLE birçok standart güvenlik özelliği sunsa da, GLE için 13 farklı direksiyon, frenleme ve aktif çarpışma önleme sistemine sahip “Driver Assistance Package” (1.950 USD) ek paketin satın alınması gerekiyor. X5 ise, bu pakette yer alan özelliklerin yarısına standart olarak sahip. Bu özellikler arasında, emniyet kemerlerini sıkılaştıran ve hava yastıklarını açan devrilme sensörleri, hız sınırlama asistanı ve çarpışma sonrası frenleme gibi özellikler bulunuyor. X5 için isteğe bağlı güvenlik özellikleri ise sadece aktif park yardım sistemi ve eller serbest otoyol sürüş kontrol sisteminden oluşuyor.
GLE’nin başlangıç fiyatı 62.250 USD iken, X5’in fiyatı 68.300 USD olarak belirlenmiş. Ancak, ek güvenlik paketinin dahil edilmesiyle GLE’nin fiyatı X5’e yakınlaşıyor. Bu durum, Mercedes’in BMW’ye göre 6.050 USD daha uygun bir seçenek olmasına olanak sağlıyor.
Müşteriler, güvenlik özellikleri için ayırdıkları bütçeyi genellikle farklı renkler, jantlar, iç trim ve deri gibi diğer seçeneklere yönlendirebiliyor. X5’in GLE’ye göre daha yüksek fiyatlandırılmasının nedeni, hem daha güçlü bir motor (3.0 litrelik turbo sıralı 6 silindirli motor) hem de standart olarak sunulan ek özellikler.
IIHS tarafından kullanılan değerlendirme sistemi, “good” (iyi), “acceptable” (kabul edilebilir), “marginal” (sınırda) ve “poor” (kötü) olarak sınıflandırılıyor. X5, yaya çarpışması konusunda “good” bir performans sergilerken, aktif fren asistanı olmayan GLE ise “marginal” bir değerlendirme aldı. Aktif fren asistanına sahip modeller ise “acceptable” bir değerlendirme alıyor.
X5, 12 ve 25 km/saat hızlarında yapılan testlerde kazaları tamamen engelledi. Düşük ve yüksek farların açık olduğu durumda, gece de kazaları engelledi. Paralel yetişkin testinde ise, araç hem düşük hem de yüksek farlarla birlikte kullanıldığında kazaları engelledi. Yüksek farlar açıkken, aracın hızı 35 km/saat azaldı ve çarpışma beklenenden 2,1 saniye önce bir uyarı verildi. Sadece düşük farların açık olduğu durumda ise, hız 35 km/saat azaldı ve test kuklasına çarpmadan 1,4 saniye önce bir uyarı verildi.
Aktif güvenlik özelliklerine sahip GLE, gündüz koşullarında yapılan 12 km/saat hızındaki çocuk testi senaryosunda kazayı engelledi. Sadece standart özelliklere sahip olan model ise, 12 km/saat hızında kazayı engelse de, otomatik olarak yavaşlayarak 17 km/saat hıza ulaştığında test kuklasına çarptı. Gece koşullarında, aktif güvenlik özelliklerine sahip GLE, hem düşük hem de yüksek farlarla birlikte kullanıldığında 12 km/saat hızında kazaları engelledi, ancak 25 km/saat hızında yavaşlayarak 2 km/saat hıza ulaştığında test kuklasına çarptı.
Standart özelliklere sahip olan GLE ise, sadece 7 km/saat hıza düşerek test kuklasına çarptı. Ayrıca, 25 ve 37 km/saat hızlarında yapılan testlerde uyarı vermedi ve düşük farların açık olduğu durumda 0,2 saniye, yüksek farların açık olduğu durumda ise 0,3 saniye önce bir uyarı verildi.
Diğer test senaryolarında, aktif güvenlik özelliklerine sahip olan GLE’nin hızı 1 km/saat ve 3 km/saat’e düşürüldü. 37 km/saat hızında ise, yüksek farların açık olduğu durumda kaza engellendi ve çarpışmadan 1,8 saniye önce bir uyarı verildi. Sadece düşük farların açık olduğu durumda ise, hız 29 km/saat’e düşürüldü ve çarpışmadan 0,9 saniye önce bir uyarı verildi.
IIHS, 2019 yılında araçların yaya algılama ve tepki verme yeteneklerini değerlendirmeye başladı. 2022’de ise, gece koşullarındaki yaya testleri eklendi. Ulusal Otoyol Trafik Güvenliği İdaresi (NHTSA), tüm yeni otomobillerin 2029 yılına kadar standart olarak otomatik acil fren sistemine sahip olmasını zorunlu kılıyor. Bu düzenlemenin, yılda en az 360 can kurtaracağı ve yaklaşık 24.000 yaralanmayı önleyeceği tahmin ediliyor.
Standart güvenlik özellikleri, yeni nesil otomobillerin giderek büyüyen boyutları nedeniyle yeterli olmayabiliyor. BMW X5 ve Mercedes GLE gibi lüks SUV’ler, General Motors, Ford ve Toyota’nın daha büyük SUV modelleri kadar büyük olmasa da, yine de yaya güvenliği konusunda dikkat edilmesi gereken unsurlar içeriyor.
Büyük kamyonetler ve SUV’lerin geniş görüş açısı, yaya güvenliği çabalarını baltalayabiliyor. NTHSA’nın önümüzdeki dönemde uygulamayı planladığı standart aktif güvenlik düzenlemesi, yaya ölümlerini azaltmaya yönelik önemli bir adım olsa da, sorunu tamamen çözmeye yetmiyor.
Eğer güvenlik sistemleri başarısız olursa, büyük araçlar yayanlara karşı daha tehlikeli olabilir. Sedan ve daha alçak otomobiller, kazalarda daha az hasara neden olabilirken, kamyonetler ve SUV’ler daha ciddi yaralanmalara yol açabilir.
IIHS, yayanın neredeyse hiç yola çıkmak zorunda kalmayacağı altyapı çözümleri ve sürücüleri yayalara karşı uyarmak için yeni yöntemler gibi ek önerilerde bulunuyor.
Gelecekte, tüm yeni otomobillerde daha kapsamlı standart güvenlik özellikleri sunulması bekleniyor. Bu durum, IIHS’nin güvenlik testlerinde farklı performans gösteren modeller arasındaki farkı azaltabilir.
Kaynak: Carbuzz