Ferrari’nin elektrikli otomobil dünyasına yaptığı giriş, 8 Ağustos’ta İstanbul’da düzenlenen özel bir etkinlikle resmen duyuruldu. Bu etkinlikte, Ferrari’nin ilk tamamen elektrikli modeli olan Luce, tüm detaylarıyla görücüye çıktı. İtalya’nın Roma şehrinde Mayıs ayında dünya tanıtımını yapılan bu model, Türkiye’de 2 milyon 608 bin Euro (yaklaşık 61 milyar TL) başlangıç fiyatıyla satışa sunulacak.
Ferrari Yetkilileri, ilk teslimatların yıl sonuna doğru başlayabileceğini ve 2027’nin ilk çeyreğinde yollarda Luce’lerle karşılaşmayı bekleyebileceğimizi duyurdu. Bu model, Ferrari’nin dört kapılı modeller arasındaki yerini alırken, aynı zamanda markanın elektrikli araç stratejisindeki önemli bir dönüm noktası niteliği taşıyor.
Luce, Ferrari’nin kendi bünyesinde geliştirilen ve üretilen elektrik motorlarına ve batarya sistemine sahip. Bu sayede, marka her bir parçanın teknik özelliklerini kontrol edebiliyor ve performansı optimize ediyor. Ayrıca, 60’tan fazla yeni patentle donatılmış olan bu teknoloji, gelecekteki Ferrari modellerinde de kullanılmaya devam edilecek.
Luce’nin en dikkat çekici özelliklerinden biri, Jony Ive ve Marc Newson tarafından kurulan LoveFrom tasarım ekibiyle yapılan ortak tasarım çalışması. Bu işbirliği sayesinde, geleneksel Ferrari çizgilerini korurken aynı zamanda modern bir estetik sunuluyor. Özellikle, cam tavanıyla dikkat çeken Luce’nin dış tasarımı, markanın ikonik özelliklerini yansıtırken aynı zamanda yenilikçi detaylara sahip.
Luce’nin renk seçenekleri arasında Azzurro la Plata, Giallo Luce, Rosso Dino, Bianco Artico ve Rosso Fiammante bulunuyor. Özellikle Giallo Luce rengi, Ferrari’nin klasik sarı rengine bir gönderme yaparak markanın mirasını yaşatıyor.
Far tasarımı da Luce’un dikkat çeken özelliklerinden biri. Şeffaf panellerle kaplı far grubu, aracın genel estetiğiyle uyumlu bir görünüm sunarken, motoru durdurulduğunda neredeyse kayboluyor. Ayrıca, araca özel tasarlanmış 23 inç ön ve 24 inç arka jantlar, Luce’un sportif karakterini vurguluyor.
Luce’un iç mekanı, sürücü odaklı bir tasarım anlayışıyla şekillendirilmiş. Kontrol düğmeleri ve göstergeler, sürücünün görüş açısı içinde olacak şekilde konumlandırılmış. Ayrıca, Samsung Display ile ortak geliştirilen çok fonksiyonlu dijital ekran, sürüş deneyimini zenginleştiriyor.
İç mekanda kullanılan malzemeler arasında geri dönüştürülmüş alüminyum, Corning Gorilla cam ve deri bulunuyor. Ses sistemi ise 21 hoparlik ve 3000 watt gücünde bir amplifikatöre sahip. Ayrıca, Ferrari Audio Signature teknolojisi sayesinde, sürüş deneyimi daha da keyifli hale geliyor.
Luce, 0-100 km/s hıza sadece 2.5 saniyede ulaşıyor ve en yüksek hızı 310 km/s’yi aşabiliyor. Elektrik motorlarının sağladığı anlık tork sayesinde, araç oldukça dinamik bir sürüş deneyimi sunuyor. Ayrıca, batarya teknolojisi sayesinde menzili 530 kilometreyi bulabiliyor.
Luce, aynı zamanda sürüş modları ve aktif süspansiyon sistemi gibi özellikleriyle de dikkat çekiyor. Sürücüler, e-Manettino adlı bir düğme aracılığıyla güç çıkışını ve çekiş kontrolünü ayarlayabiliyorlar. Ayrıca, araçta bulunan sensörler sayesinde, sürüş sırasında oluşan sesler filtrelenerek daha sessiz bir ortam sağlanıyor.
Ferrari, Luce’un aerodinamik özelliklerine de büyük önem vermiş. Araç, 0.254 Cd sürtünme katsayısıyla sınıfının en düşük değerine sahip. Ayrıca, aktif ızgara sistemi sayesinde, hava akışı optimize edilerek hem motorun soğutulması sağlanıyor hem de yakıt verimliliği artırılıyor.
Luce’un bataryası, hızlı şarj özelliğine sahip ve sadece 20 dakikada %70 oranında doldurulabiliyor. Ayrıca, araçta bulunan uzaktan kontrol sistemi sayesinde, batarya ve iç mekan önceden ısıtılabiliyor veya soğutulabiliyor.
Ferrari, Luce ile birlikte yeni bir çağa giriyor. Elektrikli otomobil teknolojisiyle markanın tutkusunu bir araya getiren bu model, gelecekte daha birçok yeniliğe kapı açacak gibi görünüyor.
Kaynak: U-CAR