FİA (Uluslararası Otomobil Federasyonu) Başkanı Mohammed Ben Sulayem’in, pazarın en üst düzeyde performans sunan “halo” markalarına ait araçların katılabileceği yeni bir GT1 yarış sınıfının oluşturulması yönünde görüşmeler başlattığı ortaya çıktı. Başlangıçta gayriresmî ancak yapılandırılmış biçimde yürütülen müzakereler, üreticilerin rekabete uygun bir sertifikasyon çerçevesi bulma talebi üzerine şekilleniyor.
FİA yetkililerinin bu çalışmaların, söz konusu araçların pist yarışlarında mücadele etmesini öngörmediğini vurgulayan DSC (Daily Sportscar), konuyla ilgili sorulara gelen yanıtların dikkate değer olduğunu belirtti. Görüşmelerin meyve vermesi halinde, planlanan çerçeveninin yalnızca zamanlı gösteriler ve/veya “Time-Attack” tarzı etkinliklerle sınırlı kalması hedefleniyor.
Kavramın Kaynağı ve Amacı
DSC’nin edindiği bilgilere göre, GT1’e yapılan atıf yalnızca araçların piyasadaki konumuna dair tanıdık bir referans noktası sağlamak amacıyla kullanılıyor. Bu bağlamda araçlara “Hypercar” demek yerine bu terimin tercih edilmesi daha az kafa karıştırıcı ve potansiyel olarak daha az tartışma yaratacak ya da gerçeği yansıtmayan bir yaklaşım.
Görüşülen sınıf, güncel yarış “piramidi”sinin hiçbir parçası olarak görülüyor; ne mevcut GT modelleriyle ne de LMP ve Hypercar aileleriyle doğrudan bir bağlantısı bulunuyor. Önerilen yapının ayrıca SRO/Curbstone tarafından düzenlenen GT Sports Club etkinlikleriyle de bağlantılı olmadığı vurgulanıyor. Bu etkinliklerde yola kayıtlı ve/veya yalnızca pist kullanımı için üretilmiş hypercar’lar ayrı etkinliklerde ya da SRO yarış hafta sonlarında sergileniyor.
Üreticilerin Talebi ve Sürecin Gelişimi
FİA Başkanı’nın yaklaşımının, 2023 yılına kadar uzanan ilk temaslardan kaynaklandığı aktarılıyor. Ben Sulayem’in bu üreticilere ve diğerlerine resmi bir çerçeve aramaları yönünde öneride bulunduğu belirtiliyor. Yaplandırılmış ancak gayriresmî görüşmelerin, FİA yetkililerinin yaklaşımın ardındaki fikirleri anlamalarına yardımcı olması için sürdürüldüğü, müzakerelerin yavaş da olsa ilgilenen taraflar arasında bir uzlaşıya doğru ilerlediği ifade ediliyor.

Bu yapılandırılmış görüşmelerin, şirket sahipliği düzeyinde tamamen karşılık bulan gayriresmî temaslarla desteklenip desteklenmediğinin ise henüz net olmadığı belirtiliyor. Sürece dahil olan üreticilerden biri olan Gordon Murray Automotive (GMA), aracını yarış için geliştirme potansiyelini korumak amacıyla üretimini artırdığını duyurarak müşterileriyle iletişime geçti.
“Mohammed Ben Sulayem, ekibine yeni bir yarış sınıfı ‘GT1’ başlatma yetkisi verdi. Bu sınıfta Gordon Murray, Koenigsegg, Pagani ve Bugatti gibi üst düzey supercar üreticileri, üretim araçlarından doğrudan türetilmiş yarış arabalarıyla mücadele edebilecek.”
Gordon Murray Automotive’in üreticilere gönderdiği mektup
Mektubun devamında, görüşülen önerilerin ana uygunluk şartından birinin, en az 75 adet yol için homologasyon yapılmış aracın üretilmesi gerektiği belirtiliyor.
Beklentiler Arasındaki Farklılık
DSC’in arka plan tartışmalarında aktarılan bilgilerle uyumlu görünen bu noktada, mektup uluslararası alanda yarışma potansiyelinden, gelecekteki dayanıklılık (endurance) yarış etkinliklerini de içerebilecek biçimde bahsetmeye devam ediyor. Bu ise DSC’e aktarılan öneriden çok daha fazlasını içeriyor.
Mevcut durumda GT1 adında bir pist yarış sınıfı bulunmuyor; bu konu Stephane Ratel’in güncel GT3’ün seyri konusundaki kaygılarının merkezinde yer almıyor ve Le Mans Hypercar kurallarına böyle araçların dahil edilmesi yönünde herhangi bir öneri yok.
Sorun şudur: Dahil olan üreticiler, arabalarının motorsportdaki gelecekleri konusunda gayriresmî olarak ne kadar bir umut verildiği?
