Ford, yeni Ranger PHEV modelinin performansını, sıradan bir taşınabilir benzinli jeneratöre karşı test etti ve sonuçlar oldukça dikkat çekici.

Pikabın, enerji üretimi sırasında çok daha az polütan emisyonu yaydığı ortaya çıktı. Ayrıca, motor ısındıktan sonra yakıt tüketiminin yaklaşık üçte birine düştüğü belirtildi.

Ford, yeni Ranger Plug-In Hybrid modeliyle büyük bir iddia ortaya koyuyor. Birçok alıcı için, yıllardır kullandıkları ve taşıdıkları ekipmanların yerini alabilecek potansiyele sahip. Ford’a göre, iş sahalarında, etkinliklerde veya uzak bölgelerde çalışan müşteriler, artık Ranger PHEV’in mevcut Pro Power Onboard sistemi sayesinde taşınabilir jeneratöre ihtiyaç duymayabilirler. Eğer Ford’un test sonuçları doğruysa, bu pikap sadece bir jeneratörün yerini almakla kalmıyor, aynı zamanda birçok açıdan daha iyi bir çözüm sunuyor.

Ancak Kuzey Amerika pazarındaki alıcılar için bir kötü haber var: Ranger PHEV şu anda Avrupa, İngiltere ve Avustralya’da satışta bulunuyor ve Ford’un ABD’ye getirme planı bulunmuyor.

Ford’un Test Yöntemleri

Şirket yakın zamanda, İngiltere’deki Dunton mühendislik merkezinde bir dizi test gerçekleştirdi. Bu testlerde, tipik 4 kW (5.3 hp) gücündeki taşınabilir benzinli jeneratör ile Ranger PHEV’in 6.9 kW (9.2 hp) Pro Power Onboard sistemi karşılaştırıldı. Ford, testlerin sırasında, güç araçları bataryalarını şarj etmek, ısıtıcı çalıştırmak, su kaynatmak ve daha uzun süre yüksek elektrik yükünü sağlamak gibi yaygın kullanım senaryolarını dikkate aldı.

Karşılaştırma, emisyonlar ve yakıt tüketimi üzerine odaklandı. Çünkü çoğu kişi, ortalama bir jeneratörün ne kadar fazla kirlilik yarattığını ve aynı zamanda oldukça verimsiz olduğunu bilmiyor. Ford ‘un açıklamalarına göre, testlerde kullanılan jeneratör, Ranger PHEV’e kıyasla çok daha yüksek seviyelerde nitrojen oksitler, karbon monoksit ve hidrokarbonlar emisyonu yaydı. Bu oranlar önemli çünkü çoğu jeneratör otomotiv emisyon kontrol standartlarına uymak zorunda değilken, otomobiller, kamyonlar ve SUV’ler kesinlikle bu standartlara uygun olmak zorunda.

Ford

Ford

Bazı senaryolarda, jeneratörden kaynaklanan nitrojen oksit emisyonları 9.000 kat daha fazla iken, karbon monoksit emisyonu Ranger PHEV’in neredeyse 1.200 katını aştı. Bu veriler önemli çünkü jeneratörler otomotiv emisyon kontrol standartlarına tabi olmasa da, araçlar bu standartlara uygun olmak zorunda.

Yakıt Tüketimi de Önemli Bir Faktör

Photos Ford

yakıt tüketimi, müşteriler için önemli bir faktör olabilir. Ford, Ranger PHEV’i farklı çalışma koşullarında test etti: tam şarjlı batarya ile, boş bataryayla ve soğuk motorla, ayrıca boş bataryayla ancak motor ısındıktan sonra. Her durumda, Ford’un açıklamalarına göre, pikap aynı miktarda güç sağlarken, jeneratöre kıyasla daha az yakıt tüketti. Motor tamamen ısındığında ve batarya bir tampon görevi gördüğünde, yakıt tüketimi yaklaşık olarak jeneratörün üçte biri seviyesine düştü.

Ford’un Verileri Hala Doğrulama Gerektiriyor

Elbette Ford, en yeni elektrikli pikabının avantajlarını vurgulamak için her türlü çabayı gösteriyor ve bağımsız testler bu sonuçları doğrulamak için gerekli. Ancak gerçek dünya sonuçları, Ford’un verilerine yakınsayarsa, Ranger PHEV’in en büyük yeniliği, sadece plug-in hybrid güç aktarma sistemi olmayabilir. Aynı zamanda, bazı kullanıcıların başka bir yakıt tüketen cihazı tamamen ortadan kaldırmasına olanak tanıması olabilir.

Kaynak: Carscoops

Google Tercih Edilen Kaynak
Google’da bizi favori kaynaklarınıza ekleyin
Son dakika gelişmelerini ve yeni haberleri Google Keşfet’te anında görün

Google’da Takip Et