Hennessey Special Vehicles, yeni analog, manuel V8 motorlu grand tourer modelinin tüm 71 adet üretim slotunun, ilk dört saat içinde satışa sunulduğu anda tükendiğini duyurdu. Teslimatların ise 2029 civarında başlaması planlanıyor.

Hennessey tarafından yapılan açıklamaya göre, daha önce bildirildiği üzere, Monterey Car Week‘te düzenlenen tanıtımda, modelin üzerindeki örtüler kaldırılmadan önce bile 60’tan fazla slot önceden talep edilmişti. Kalan birkaç slot ise kısa sürede tükendi. Hennessey, gelecekteki üretimler için bir bekleyen müşteri listesi oluşturulduğunu bildirdi.

Hennessey Blackbird’ün başlangıç fiyatı 2.5 milyon dolar olarak belirlenmiş olup, bu da onu Hennessey’in Venom GT (2010) ve Venom F5 (2021) modellerinden sonra üçüncü hiper otomobili yapıyor. Şirketin, turboşarjlı motorlarıyla tanınan geçmişine rağmen, doğal aspirasyonlu bir motor kullanması dikkat çekici bir detay.

Hennessey, şu anda ek bir üretim planı olmadığını ve bu nedenle satışa sunulan 71 adetlik üretimin mevcut tüm üretim hacmini oluşturduğunu belirtiyor. Müşteri teslimatlarının, şirketin mevcut Venom F5 üretim süresinin tamamlanmasının ardından, 2029 ile 2030 yılları arasında başlaması bekleniyor. Bu durum, müşterilerin satın aldıkları otomobili yıllarca kullanamayacakları anlamına geliyor.

Blackbird’ün manuel şanzımana sahip olması, şirketin içindeki mevcut trendi yansıtıyor. Daha önce bu yıl tanıtılan Hennessey Venom F5-M modelinde de manuel şanzıman sunulmuştu ve bu özellik daha sonra F5 serisine de yayılmıştı. Blackbird’de ise bu şanzımanın tamamen zorunlu olması dikkat çekiyor.

Blackbird, Ilmor Engineering ile ortaklaşa geliştirilen 6.2 litrelik doğal aspirasyonlu V8 motora sahip ve 800 ila 850 beygir gücü üretiyor. Motor, sadece manuel şanzımanla eşleştirilmiş ve arkadan itişli bir yapıya sahip. Otomobilin 0-100 km/s hıza ulaşma süresi 2.5 saniye olarak belirtiliyor ve maksimum hızı 362 km/s’ye ulaşıyor. Ayrıca, karbon fiber gövde panelleri, adaptif süspansiyon sistemi ve Michelin Pilot Sport Cup 2 lastikleriyle donatılmış ve ağırlığı 3000 kilogramın altında tutulması hedefleniyor.

İç tasarımda ise, ekran bulunmuyor. Bu detay, otomobilin adını aldığı SR-71 Blackbird keşif uçağından ilham alınarak tasarlanmış. John Hennessey, şirketin kurucusu ve CEO’su olarak, müşterilerden gelen tepkilerin “şaşırtıcı derecede olumlu” olduğunu belirtirken, bu durumun, “aşırı karmaşık, hibrit sistemlere sahip ve duygudan yoksun otomobillere karşı bir arzu”nun göstergesi olduğunu ifade etti. Bu açıklama, ekran yoğunluğuna sahip hibrit rakiplerine (örneğin Czinger 21C Spyder) veya Koenigsegg One:1 gibi yüksek performanslı twin-turbo V8 motorlu modellere bir gönderme olarak yorumlanabilir.

Motor1’in görüşüne göre, bu hızlı satış, ham ve sürücü odaklı hiper otomobillere olan talebin devam ettiğini gösteriyor. Bazı müşteriler hala teknolojik gelişmelere kıyasla analog sürüş deneyimine öncelik veriyor ve bu durum, koleksiyoncular ve niş üreticiler için gerçek bir pazar değeri yaratabilir.