Uluslararası Otomobil Federasyonu (FIA), planlanan hidrojen yakıtlı “Hypercar”ların 2030’da FIA Dünya Dayanıklılık Şampiyonası’na dahil edilmesi öncesinde, bir dizi güvenlik testini titizlikle yürütüyor. Bu kapsamlı çalışmaların amacı, hem hidrojen teknolojisinin güvenli kullanımını sağlamak hem de mevcut hibrit Hypercar’larla rekabet dengesini oluşturmak.
Bu yılki Le Mans 24 Saat yarışının basın konferansında, FIA’nın hidrojen regülasyonları hakkında genel hatlarıyla bilgi paylaşıldı. Bu bilgiler, hidrojen yakıtlı araçların nasıl dengeye konulacağına dair önemli detaylar içeriyor.
FIA daha önce de, hidrojenin farklı motor sporları seviyelerinde nasıl kullanılabileceğine dair bilgiler vermişti. Ancak şimdi, bu teknolojinin daha ince ayrıntıları belirlenmeye çalışılıyor.
Sıkıştırılmış gaz yerine sıvı hidrojenin, yakıt depolama için en güvenli yöntem olduğu kabul edilmiş olsa da, farklı malzemelerin, araçlardaki hidrojen yakıt tankları için en uygun olanı olup olmadığına dair testler yapılıyor. Bu testler, uzman bir tesis tarafından FIA adına yürütülüyor ve hem yıkıcı (destruktif) hem de çarpışma testlerini içeriyor.
FIA’nın kıdemli pist sporları direktörü Marek Nawarecki, Sportscar365’e yaptığı açıklamada, “Elbette, herhangi bir yeni teknolojiyi yarış ortamına dahil etmenin önünde birçok zorluk var. Bu nedenle, adım adım ilerlememiz gerekiyor” dedi.
Nawarecki, “Şu anda, bu yeni teknolojinin tüm güvenlik yönlerini değerlendirdiğimiz çok önemli bir aşamadayız. Temel altyapıyı belirledik ve şimdi de uygulamanın detaylarına odaklanıyoruz. Bu kapsamda, hidrojen yakıt tanklarının farklı koşullara nasıl tepki verdiğini görmek için bir dizi test yapıyoruz. Amacımız, sıvı hidrojen yakıt tankları ve güç ünitesi için gerekli tüm güvenlik önlemlerini belirlemek ve gelecekte herhangi bir aksaklığı önlemek” şeklinde konuştu.
Nawarecki ayrıca, “Bir sonraki adım, belirli teknik düzenlemelerin oluşturulması olacak. Ardından, bu standartların fiziksel olarak araçlara entegre edilmesi gerekecek” diye ekledi.
Nawarecki, yapılan çarpışma testlerinin yanı sıra, gerekli koruma seviyesinin de değerlendirildiğini belirtti. FIA’nın, belirlenen standartlar ve düzenlemeler sonrasında, dünya genelindeki üye kulüpleriyle yakın işbirliği içinde çalışarak, hidrojen yakıtlı araçların yerel hükümet yasalarına uygun olduğundan emin olmak ve yarış pistlerinin bu teknolojiye hazır hale getirilmesini sağlamak gerekiyor.
Nawarecki, 2030 yılında WEC (Dünya Dayanıklılık Şampiyonası) gridinde hidrojen yakıtlı Hypercar’ların yer alacağına dair “makul bir iyimserlik” içinde olduğunu ifade etti. Nawarecki, “Hidrojen teknolojisi, otomotiv sektöründeki hidrojene olan ilgiyi yansıtmaktadır. Bu konuda endüstriyle birlikte çalışmamız kaçınılmazdır. Üreticilerimizin çoğu bu teknolojiye ilgi duyuyor ve bazıları zaten çalışmalarına başlamış durumda” dedi.
Ancak Nawarecki, FIA’nın gelecekte sadece hidrojen teknolojisine odaklanmaması gerektiğini ve diğer alternatif yakıtların da araştırılması gerektiğini vurguladı. “Sadece tek bir teknolojiye odaklanmamalıyız; çeşitli teknolojilere açık olmalıyız” dedi.
Nawarecki, “Dünya genelindeki gelişmeler incelendiğinde, farklı motor türlerinin ve enerji kaynaklarının çeşitliliği görülmektedir. Bu nedenle, yarış düzenlemelerimizde de bu çeşitliliğe yer vermemiz gerekiyor” şeklinde konuştu.
Kaynak: Sportscar365