Gelişmiş sürüş destek sistemleri (ADAS), günümüzde yeni bir araç satın alırken birçok kişi için olmazsa olmaz özellikler arasında yer alıyor. Ancak, İngiltere’de yapılan ve 1350 sürücünün katılımıyla gerçekleştirilen bir araştırmaya göre, her beş sürücüden biri bu sistemleri tamamen devre dışı bırakıyor veya kullanmayı tercih etmiyor. Araştırma şirketi Censuswide tarafından yayınlanan rapora göre, bu durum özellikle adaptif hız kontrolü (ACC) gibi özelliklerde belirgin şekilde görülüyor.
Araştırmaya katılanların %25.9’u, araçlarında bulunan adaptif hız kontrolünü kullanmıyor ve bunların bir kısmı da bu sistemin nasıl çalıştığını bilmiyor. Benzer durum, şerit takip asistanı (%18) ve otonom acil frenleme (%21.3) gibi diğer özellikler için de geçerli. Sürücüler, bu teknolojilerin çok agresif olduğunu ve daha fazla sorun yarattığını belirterek devre dışı bırakıyor.
Konfor odaklı özelliklerin durumu da pek farklı değil. Araştırmaya katılanların sadece %22’si, araçlarında bulunan masaj koltuklarını düzenli olarak kullanıyor. Uzaktan çalıştırma fonksiyonları ve uygulama üzerinden kontrol edilebilen iklim ayarları da benzer bir kullanım oranına sahip. Beklenildiği gibi, araştırma kapsamındaki araçların çoğunda (yaklaşık %60) uzaktan çalıştırma veya gelişmiş baş üstü ekranı bulunmuyor.
Öte yandan, daha basit ve geleneksel özellikler hala sürücüler için önemli bir yere sahip. Bluetooth bağlantısı, yaklaşık %58.3’lük bir oranla en çok ihtiyaç duyulan özellik olarak belirtiliyor. Bunu, yaklaşık %45.7 oranla geri görüş kamerası, yaklaşık %44.5 oranla navigasyon sistemi ve yaklaşık %41 oranla ısıtmalı ön cam takip ediyor.
Sürüş modları ise orta sıralarda yer alıyor. Günümüzde üretilen neredeyse tüm modern araçlarda standart olarak bulunan sürüş modlarına rağmen, sürücülerin sadece %27.3’ü bunları düzenli olarak kullanıyor. Ancak, 25-34 yaş aralığındaki daha genç sürücüler, bu özelliklerle denemeye daha istekli ve kullanım oranı %38.3’e yükseliyor.
Bu durumun nedeni, birçok aracın kontrol sistemlerinin merkezi dokunmatik ekranlarda gizlenmiş olması olabilir. Bu durum, sürücülerin hangi alt menüde neyin bulunduğunu anlamak için bile çaba göstermesini gerektiriyor. Ancak, teknolojiye daha yatkın olan genç sürücüler, bu karmaşıklıkla daha az etkileniyor. Bu durum, BMW gibi markaların dijital kontrolleri geleneksel fiziksel düğmelere tercih etmesinin nedenlerini de açıklıyor.
Sonuç olarak, araştırma verileri, birçok sürücünün karmaşık ADAS özelliklerinden kaçındığını gösteriyor. Kullanılmayan donanımların kaldırılması, araçların daha basit, daha kolay bakım gerektiren ve daha uygun fiyatlı hale getirebilir. Ancak, bu durum modern güvenlik standartları ve çarpışma testleri ile ilgili düzenlemelere aykırı olabilir. Bu nedenle üreticiler, yasal zorunluluklar ile sürücülerin gerçek davranışları arasında bir denge kurmak zorunda kalıyor. İngiltere’deki bu araştırma, daha geniş bir küresel eğilimin sadece bir başlangıcı olabilir.