Michael Delaney 31.08.2026 tarihinde 11:36’da
31.08.2026 tarihinde 11:35’te
Liam Lawson’ın beklenmedik Red Bull dönüşü dışarıdan son derece rahat görünse de, Yeni Zelandalı pilot, RB22 ile fiziksel olarak uyum sağlamanın hiç de kolay olmadığını itiraf etti.
Hollanda Grand Prix‘sinde sakatlanan Isack Hadjar’ın yerine kısa süreliğine kadroya dahil edilen Lawson, Formula 1 kariyerinin en güçlü performanslarından birini sergiledi.
Max Verstappen’in sadece 0.115 saniye gerisinde kualifiye oldu ve bu etkileyici hızını yarışta da göstererek McLaren, Mercedes ve Ferrari dışındaki en iyi sonucu elde etti.
Ancak bu kusursuz performansın arkasında, Lawson’un hızlı bir şekilde farklılıklar gösteren bir makineye uyum sağlamak zorunda kaldığı yoğun bir hafta sonu yattı.
RB22, Racing Bulls ile aynı DNA’yı paylaşsa da, Lawson hemen iki araç arasındaki farkın sadece aerodinamik paket değişikliğinden çok daha fazlasını içerdiğini keşfetti.
Lawson gazetecilere yaptığı açıklamada, “Her zaman bazı farklılıklar oluyor; demek ki araba aerodinamik olarak tamamen farklı” dedi.
Ancak bir pilot için alışkanlık, sadece aracın ne kadar downforce ürettiğiyle sınırlı değil. Her kokpit, sürücüsüne göre tasarlanır; koltuk pozisyonundan kontrollere, hatta direksiyon başında kendini rahat hissetmesini sağlayan küçük detaylara kadar her şey önemlidir.
Lawson, sezon boyunca Racing Bulls’un aracını tanıdı ve onunla bir bağ kurduktan sonra, kendisini Formula 1 takviminin en zorlu hafta sonlarından birinde Verstappen’in Red Bull’unda buldu.
“Ve her zaman bazı şeyler vardır; biz pilotlar olarak arabalarımızı kendimiz için mümkün olduğunca konforlu hale getirmeye çalışırız ve bir araba ile başka bir araya geçtiğimizde, o hafta sonu değiştiremeyeceğiniz bazı şeyler olur,” diye ekledi.
“Bu araçta, Racing Bulls’takiyle aynı olmayan, sürücü konforuyla ilgili bazı özellikler var ve bunlara alışmak muhtemelen en zorlu kısım oldu.”
Takım, henüz Hadjar’ın Monza’da koltuğunu geri alıp alamayacağını teyit etmedi; ancak Fransız pilot, bileğindeki sakatlıktan hızla iyileştiğini belirtti.
Bu belirsizlik, Lawson’u kulislerde bekletirken, Zandvoort’ta RB22’ye kısa sürede uyum sağlayabileceğini ve performans gösterebileceğini kanıtladı.
Lawson için en önemli çıkarım ise, kokpitin asla tam olarak “ev” gibi hissetmese bile, dikkat çekici bir performans sergilemeyi başarmış olması olabilir.
Monza’da başka bir fırsat gelirse, artık en büyük zorluğun aracın tanıdıklığı değil; Red Bull’un ondan bu araçla neler yapmasını beklediği olabilir.
Tüm F1 haberlerine X ve Facebook üzerinden ulaşabilirsiniz.