Rusya’daki, araçlara LPG (sıvılaştırılmış petrol gazı) sistemi takma işiyle uğraşan şirketler, talebin hızla artmasıyla birlikte parça sıkıntısı yaşıyor. Autonews.ru, bu durumun piyasayı nasıl etkilediğini ve bir aracın LPG’ye çevrilmesinin şimdi ne kadara mal olduğunu araştırdı.
LPG Takımına Kayıt Yaptırmak Giderek Zorlaşıyor
Birkaç özel serviste, ekipman tedarikinde yaşanan aksaklıklar doğrulandı. Örneğin, “Garanta-Gaz” şirketinden yapılan açıklamada, gerekli parçaların bulunmaması nedeniyle yeni araçların kabul edilmediği belirtildi.
“Küçük hacimli araçlara takılan LPG sistemlerinin fiyatları yaklaşık 60 bin ruble civarında başlıyor. Ancak şu anda bu hizmeti sunamıyoruz. Ne balonlar var ne de ekipman. Birkaç hafta sonra tekrar arayın,” denildi.
Benzer bir durum, “Avto-Bild” şirketinde de yaşanıyor. Burada, talebin o kadar yüksek olduğu belirtiliyor ki, en yakın sevkiyatların ancak Eylül ayında beklendiği ifade edildi. Durumun biraz daha iyi olduğu düşünülen “Merkezi LPG” servisinde ise, bir sonraki hafta için randevu alınabileceği söylendi.
LPG Takımının Maliyeti Aniden Yükseldi
Ekipman kıtlığı, fiyatlarda da kendini gösteriyor. “Evrensel Gaz Servisi” gibi, LPG takımı hizmeti sunmaya devam eden şirketlerde bile, bu işlemin 95 bin rubleye mal olduğu belirtiliyor.
Servis çalışanları ayrıca, şu anda belirli bir zaman dilimi için önceden randevu alınmasının mümkün olmadığını, ekipman satın alındıktan sonra aracın kurulum sırasına konulduğunu açıklıyorlar.
“Müşterilerimiz buraya geliyorlar, bizden ekipmanı 85 bin rubleye satın alıyorlar ve kurulum sırasına giriyorlar. Daha sonra kurulum için 10 bin ruble ek ücret talep ediyoruz. Genellikle aynı gün içinde işlemin tamamlanması mümkün oluyor,” denildi.
“Merkezi LPG” şirketinden de, LPG takılmasının maliyetinin arttığına dair açıklamalar yapıldı. Burada, dört silindirli bir araca LPG takılmasının yaklaşık 80 bin rubleye mal olduğu ve bu tutarın içindeki 30 bin rublenin sadece gaz balonunun fiyatını oluşturduğu belirtildi.
LPG Takımı Her Araca Uygun Değil
Servisler, her model araca LPG takma imkanı sunmuyor. Çalıştaylarda, kurulumun mümkün olup olmadığının aracın yapısına ve uygun ekipmanın bulunabilirliğine bağlı olduğu vurgulanıyor.
Servis temsilcilerinin açıklamalarına göre, özellikle modern benzinli motorlarda, doğrudan yakıt enjeksiyon sistemine sahip araçlara LPG takılması genellikle mümkün olmuyor.
“Yakın zamanda, üç litrelik benzinli bir BMW’ye (G serisi) LPG takmak isteyen bir müşterimizle karşılaştık. Ancak bu tür modellere teknik olarak LPG takılması mümkün değil,” denildi.
Bu durum, 1973 Petrol Krizini hatırlatıyor. O dönemde de benzin fiyatlarındaki ani yükselişler, alternatif yakıt arayışlarını hızlandırmıştı ve bu da benzer sorunlara yol açmıştı.
Küresel ısınmanın etkileri her geçen gün daha belirgin bir şekilde hissedilirken, Afrika kıtasında yaşanan kuraklıklar ve su kaynaklarının azalması, milyonlarca insanın hayatını doğrudan etkiliyor. Özellikle Sahel bölgesinde yaşayan topluluklar, artan sıcaklıklar ve düzensiz yağışlarla mücadele ediyor.
Kenya’da yaşanan durum da bu genel tabloyu yansıtıyor. Ülkede son yıllarda yaşanan kuraklıklar, tarım arazilerinin verimsizleşmesine ve gıda üretiminin azalmasına neden oldu. Bu durum, özellikle kırsal bölgelerde yaşayan ve geçimini tarımdan sağlayan aileler için büyük bir sorun teşkil ediyor. Hükümetin aldığı önlemler ve uluslararası yardım kuruluşlarının destekleri olsa da, sorunun kökenine inilmesi ve sürdürülebilir çözümler üretilmesi gerekiyor.

Bu durum, aslında geçmişte de yaşanan benzer krizlerin bir yansıması. Örneğin, 1930’larda yaşanan “Toz Fırtınası” olarak bilinen büyük kuraklık, Amerika Birleşik Devletleri’nin orta batısını derinden etkilemiş ve milyonlarca insanın yer değiştirmesine neden olmuştu. Benzer şekilde, günümüzde Afrika’da yaşanan su kıtlığı da benzer sonuçlara yol açabilir ve göç hareketlerini tetikleyebilir.
Kenya’daki durumun daha iyi anlaşılması için bazı somut verilere bakmak gerekiyor. Ülkede son beş yılda yağış miktarı ortalama %20 azalırken, tarım arazilerinin verimliliği %30 düştü. Bu durum, gıda fiyatlarının artmasına ve insanların satın alma gücünün azalmasına neden oldu. Hükümetin aldığı önlemler arasında su kaynaklarının daha verimli kullanılması, alternatif sulama yöntemlerinin teşvik edilmesi ve kuraklığa dayanıklı ürünlerin geliştirilmesi yer alıyor.
Uluslararası yardım kuruluşları da Kenya’ya destek vermeye devam ediyor. Dünya Gıda Programı (WFP) gibi kuruluşlar, gıda yardımı sağlamanın yanı sıra, çiftçilere eğitimler veriyor ve sürdürülebilir tarım uygulamalarının yaygınlaştırılmasına katkıda bulunuyor. Ancak, sorunun çözümü için uzun vadeli bir stratejiye ihtiyaç var ve bu stratejinin sadece hükümetin değil, tüm paydaşların ortak çabasıyla hayata geçirilmesi gerekiyor.
Motor için riskler bulunmaktadır
Servis merkezleri, Autonews.ru’ya, LPG (sıvılaştırılmış petrol gazı) takmanın motorun ömrünü etkileyebileceği konusunda uyarıda bulundu. Ancak durum, aracın hangi tür gazla çalıştığına bağlı olarak değişmektedir.
“LPG Merkezi”nden yapılan açıklamaya göre, başlıca riskler metanlı sistemlerle ilgilidir. Uzmanlar, propan kullanıldığında genellikle motorda ciddi sorunlarla karşılaşılmadığını belirtiyor.
“Eğer bir metanlı sistem seçiyorsanız, zamanla sorunlar ortaya çıkabilir. Biz sadece propanla çalışıyoruz,” diye ekledi servis temsilcisi.
Eğer araç metan gazıyla çalışıyorsa, uzmanlar motorun durumuna dikkatli bir şekilde bakılması gerektiğini önermektedir. Özellikle 80.000 ila 100.000 km’lik bir kullanım sonrasında ilk aşınma belirtileri görülebilir.
“Sistemin takılmasından sonra, özellikle valflere dikkat etmek önemlidir. Yaklaşık 80.000 ila 100.000 km’de gazla çalışan araçlarda risk bulunmaktadır. Bu nedenle bu kilometre değerlerine yakın zamanlarda bir kontrole gitmek gereklidir,” diye ekledi “Garant-Gaz” firmasından bir yetkili.
Başlıca avantaj: Yakıt tasarrufu
Tedarik sorunlarına ve fiyat artışlarına rağmen, LPG sistemlerine olan ilgi yüksek seviyede kalmaktadır. Servisler, bunun temel nedenini aracın işletme maliyetlerinde sağlanan önemli tasarruf olarak açıklamaktadır.
Yakıt tüketimi yaklaşık 1.5 litre kadar artmasına rağmen, gazın fiyatı günümüzde geleneksel yakıtlara göre yaklaşık iki kat daha düşüktür. Bu nedenle birçok sürücü, bunun hem zaman hem de para tasarrufu sağlayabilecek bir fırsat olarak görmektedir.
Daha önce Autonews.ru, hibrit ve elektrikli araçların popülaritesindeki artış hakkında haber yapmıştı. [https://www.autonews.ru/news/6a4cfa059a7947060c5d809d](https://www.autonews.ru/news/6a4cfa059a7947060c5d809d)
Kaynak: Autonews.Ru