Piyasanın elektrikli araçlara (EV) yönelimi %10’un altında olmasına rağmen, Range Rover markası ilk tamamen elektrikli aracını piyasaya sürdü: “Range Rover Electric” adıyla oldukça iddialı bir ürün.

Teknik özelliklerine bakıldığında, aracın dikkat çekici bir performans sunduğu görülüyor. İki motor, biri ön ve diğeri arka aks üzerinde konumlandırılmış olup, toplam 542 beygir gücü ve 627 lb-ft tork üretiyor. Bu büyük SUV, EPA test döngüsünde 333 mile (yaklaşık 535 km) menzile sahipken, Avrupa’daki WLTP döngüsünde bu değer 376 mile (yaklaşık 605 km) çıkıyor. Bu yüksek menzil, 118.5 kWh kapasiteli bataryadan sağlanıyor. Batarya hücreleri iki katlı olarak dizilmiş, aracın altına monte edilmiş ve verimli bir 800 voltluk elektrik sistemine sahip.

Range Rover, “Daha sessiz, daha effortless (kolay), daha tepkisel ve şimdiye kadar üretilen herhangi bir Range Rover’dan daha fazla tork sunan Range Rover Electric, eşsiz tasarımı, olağanüstü detayları ve nefes kesen modernliği bir araya getiriyor” şeklinde bir açıklama yaptı.

Aracın “nefes kesen modernliğe” sahip olmasının nedeni, ızgara ve jantlar dışında, iç ve dış tasarımının sıradan Range Rover ile neredeyse aynı olması. Ayrıca, JLR’nin esnek ve modüler Longitudinal Architecture (MLA-Flex) platformunu kullanıyor, bu da içten yanmalı benzinli, dizel ve şarj edilebilir hibrit (PHEV) motorların yanı sıra tamamen elektrikli bir sürüş sistemini de destekliyor.

Büyük bataryanın 10 ile 80 yüzde arasında sadece 22 dakikada şarj edilebildiği belirtiliyor. Ayrıca, 350 kW’lık bir hızlı şarj cihazı kullanıldığında, menzilin 10 dakikada 125 mile (yaklaşık 200 km) kadar artırılabileceği ifade ediliyor. Bu özellik, Range Rover tarafından “split charging” olarak adlandırılan ve batarya paketinin iki ayrı üniteye bölünerek, daha yaygın olan 400 voltluk DC hızlı şarj cihazlarıyla uyumlu hale getirilmesini sağlayan bir teknoloji sayesinde mümkün oluyor.

Sürüş sırasında, Range Rover Electric’in 0-60 mph (yaklaşık 97 km/s) hızlanmasını sadece 4.3 saniyede tamamladığı ve 50-75 mph (yaklaşık 80-120 km/s) arasındaki hızlanmada bile dikkat çekici bir performans sergilediği belirtiliyor.

Range Rover Electric’in satış fiyatı, vergiler dahil olmak üzere 140.550 ABD dolarından başlıyor ve bu fiyat, aynı sınıftaki diğer elektrikli SUV modellerinden daha yüksek bir konumda yer alıyor. Cadillac Escalade IQ yaklaşık 130.000 dolardan başlarken, Mercedes EQS SUV yaklaşık 90.000 dolardan başlıyor. Lucid Gravity ise yaklaşık 80.000 dolardan satışa sunuluyor.

Başarılı olup olmayacağı sorusu akla geliyor. ABD’deki elektrikli araç pazarı, 2026 yılının ikinci çeyreğinde %14’lük bir büyüme gösterdi ve bu durum, Range Rover Electric’in başarısı için olumlu bir işaret olabilir. Ayrıca, dünya genelindeki çeşitli olaylar nedeniyle benzin fiyatlarının dalgalanması da elektrikli araçlara olan ilgiyi artırabilir. Zamanla göreceğiz.

Mark Vaughn, çocukluğunda Ford ailesinin bir parçasıydı ve babasının sürekli olarak düz altı motorun tek silindirli karbüratörle beslenmesiyle ilgili sorunlarla uğraşırken, bir el feneriyle motora bakarken otomotiv eleştirisinin ne anlama geldiğini öğrendi. Daha sonra Los Angeles’teki City News Service için yazdıktan sonra Avrupa’ya taşındı ve “Auto” adlı bir otomobil dergisinin editörlüğünü yaptı. Derginin Formula 1, spor prototipleri ve touring araçları gibi konulara odaklanmasını sağladı. Daha sonra 1989 Frankfurt motor fuarında Autoweek ile görüşerek uzun yıllar bu kurumda çalıştı.

Range Rover Electric Brings EV Drive to Modern Classic Design
İç mekan detaylarını gösteren bir fotoğraf
İlginizi Çekebilir: Tesla, Cybertruck Satışlarında Beklentilerin Altında Kalmasına Rağmen Fiyatları Artırdı →
Kaynak: Autoweek ↗