Tesla, uzun süredir vaat ettiği otonom araçları hayata geçirme yolunda önemli bir adım daha attı ve Cybercab’i resmen piyasaya sürdü. Ancak bu alandaki rekabetin de hiç olmadığı görülüyor.

Tesla, altın rengi, iki koltuklu taksi modelini ilk kez birkaç yıl önce tanıtmıştı. Şirket, Austin’de düzenlediği özel bir etkinlikte Cybercab’i resmen piyasaya sürdü. Etkinlikte, Tesla influencerları, pedalları, direksiyonu ve aynaları olmayan, tamamen otonom olarak tasarlanmış bu araçlarla ilk “quasi-kamuya açık” test sürüşlerini gerçekleştirdi. Cuma günü ise Cybercab hizmetinin diğer müşterileri için de erişilebilir hale getirildi; böylece Model Y’ler dışındaki otonom araç seçenekleriyle tanışma fırsatı buldular.

Tesla CEO‘su Elon Musk, uzun zamandır Tesla’nın geleceğinin otonom araçlarda olduğunu savunuyordu. Şirketin en büyük hayranları, bu vaadin gerçekleştiğini görmek için sabırsızlanıyor. Ancak tüm bu “2020’ye kadar 1 milyon robotaksi” ve “önümüzdeki yıl kesin olarak gelişmiş sürüş yetenekleri” gibi söylemlere rağmen, rekabet de boş durmadı.

Elon Musk, Tesla’nın geleceğini otonom araçlara bağlamış durumda. Ancak Tesla, bu alanda erken bir oyuncu olmak yerine, rakiplerinin ilerlemesini izliyor gibi görünüyor.

Örneğin, Amazon‘un sahip olduğu Zoox geçtiğimiz ay Las Vegas’ta kendi otonom “pod”unu kullanarak ücretli yolculuklara başladı ve San Francisco’da ücretsiz otonom geziler sunuyor. Bu hafta ise Houston ve San Diego’ya da test hizmetlerini genişlettiğini duyurdu. Ayrıca, bu hafta içinde ticari operasyonlar için onay alan ilk otonom sağlayıcı olarak Las Vegas havaalanına seferler başlatarak robotaksi şirketlerinin “para kaynağı” olarak gördüğü havalimanlarına girme konusunda da öncülük etti.

Zoox, ticari operasyon izni aldıktan sonra hızla hareket ediyor. Uber ve Wayve ise İngiltere’nin ilk otonom yolculuklarını başlattı. Bu aşamada, sensörlerle donatılmış Ford Mustang Mach-E araçlar kullanılıyor ve sürücü koltuğunda bir monitör bulunuyor. İlerleyen dönemde bu iki şirket, Tokyo dahil olmak üzere 12 farklı pazarda otonom araçları Uber uygulamasına entegre etmeyi planlıyor. Nvidia’nın da desteğiyle Uber, Lucid ve Nuro gibi diğer şirketlerle de ortaklıklar kurarak yıl sonuna kadar sonuç alınacak projeler üzerinde çalışıyor.

Waymo ise bu hafta üç yeni şehirde daha otonom yolculuk hizmeti başlatarak Denver’da karla mücadele etme konusunda bir ilki gerçekleştirdi. Waymo şu anda 14 ABD şehrinde faaliyet gösteriyor ve bu da onu robotaksi alanındaki en büyük oyuncu yapıyor. Şu anda, Tesla dahil olmak üzere tüm şirketler, Alphabet’in otonom araç teknolojisiyle yarışıyor.

Piyasadaki diğer önemli oyuncular arasında Motional, Lyft, MOIA, Mobileye, May Mobility ve AVRide gibi şirketler bulunuyor.

Tesla, dikey entegrasyon ve radar ve lidar sensörlerini kullanan rakiplerine kıyasla daha ucuz, yalnızca kamera tabanlı bir sürüş sistemiyle başarılı olabileceğine inanıyor. Ancak bu yaklaşımın ne kadar geniş kapsamlı olacağı henüz belli değil. Tesla, Teksas’taki DMV’ye (Motorlu Taşıtlar Departmanı) 420 adet otonom araç kaydetti; bunlardan 45’i Cybercab modeli. Bu araçların şu anda hizmette olan sayısı kesin olarak bilinmiyor. Waymo ise ülke genelinde 4000 adet Jaguar ve Zeekr minibüsüyle faaliyet gösteriyor ve haftada yaklaşık 500.000 yolculuk sağlıyor.

Tesla’nın bu stratejisi başarılı olursa, Uber, Waymo ve diğer rakiplerin önüne geçerek robotaksi alanında lider olabilir. Bu durum, Elon Musk’ın geleneksel otomotiv işinden uzaklaşarak yeni bir sayfa açma kararının doğru olduğunu kanıtlayabilir.

Ancak bu gerçekleşmezse veya çok uzun sürerse, Tesla rakiplerinin kendisinden önce robotaksi alanında liderliğe ulaşmasını izlemek zorunda kalabilir.

Yazar: Tim Levin (Tim.Levin@InsideEVs.com)

İlginizi Çekebilir: Loftsgard Mustang Şampiyonluğu’nu Kazandı, Anderson Finale Damgasını Vurdu →
Kaynak: Insideevs ↗