Sürücü, Brüksel trafiğinin en zorlu anlarında bile direksiyonu bırakarak otonom sürüşün keyfini çıkarırken, yolcuların “yasal olmayan” olarak tanımladığı bir manevrada bile sistemin kontrolü üstlenmesi dikkat çekiyor. Tesla‘nın Tam Otonom Sürüş (FSD) sistemi, Brüksel’in dar sokaklarında, polis araçlarının geçişlerinde ve karmaşık kavşaklarda genellikle etkileyici bir güvenle ilerliyor. Ancak, havaalanında yanlışlıkla personel alanına girmesi nedeniyle sürücünün müdahalesi gereken durumlar da yaşanıyor.
FSD’nin Avrupa’daki yaygınlaşması devam ederken, hız sınırı konusundaki endişeler hala devam ediyor ve sürücülerin her zaman kontrolü ele almaya hazır olması gerekiyor. Bu haberde yer alan video, yaklaşık iki saatlik Brüksel yolculuğunu ve Charleroi Havaalanı’na ulaşımını 17 dakikaya indiriyor. Yolcuların FSD hakkında oldukça olumlu yorumlar yapması dikkat çekici: Sistem genellikle çok iyi çalışıyor.
Videoda, geri manevra yapan bir araca karşı sistemin tepkisi övülüyor: Tesla, aracın durduğunu fark ederek yumuşak bir şekilde devam ediyor. Ardından, yaklaşan polis aracına yol vermesi takdir topluyor, ancak bu durum nedeniyle kısmen yaya geçidini kapatıyor. Bir başka dikkat çekici an ise, yol çalışmaları ve tramvay hatlarının bulunduğu karmaşık bir kavşakta yaşanıyor: Yolcular, bunun gerçekten bir dönel kavşak olup olmadığı konusunda bile kafalarının karışmasıyla birlikte, kimin öncelikli olduğu konusunu tartışıyorlar. Tesla’nın navigasyon noktasını bu kavşağın ortasına yerleştirmesiyle, araç iki kez tur attıktan sonra buradan çıkmayı başardı.
Başka bir kavşakta ise, Tesla yanlış şeride girdiği ve ardından trafiğe devam ettiği görülüyor. Bir yolcu, bu manevranın yasal olmadığını belirtirken, en azından aracın kimseyi durdurmadığını veya kestiğini not ediyor. Ancak, sürücü bu durumda bile müdahale etmiyor.
Brüksel’den ayrıldıktan sonra, Tesla, hızlı hareket eden trafiğin üzerinden güvenli bir şekilde sol dönüş yapmayı başarıyor. Ancak, havaalanı iniş bölgesine yaklaşırken sorunlar yaşanıyor: Yanlış şeride giren araç, sürücünün direksiyonu almasını gerektiriyor.
Bu olaylar, FSD’nin Avrupa’daki yaygınlaşmasıyla birlikte yaşanan deneyimleri gösterirken, aynı zamanda hız sınırı konusundaki endişeleri de beraberinde getiriyor. İsveçli yetkililer, FSD’nin hız sınırlarını aşabileceği konusunda endişelerini dile getirmişlerdi. Sürücüler, aracın hızını koşullara göre ayarlarken, 50 km/saat’e kadar bir fark yaratabiliyorlar. Bu video, FSD’nin ne kadar gelişmiş ve kullanışlı olduğunu gösterirken, aynı zamanda hala kusursuz olmadığını ve bazı Avrupa ülkelerindeki yetkililerin kullanımının yasal hale getirilmesi konusunda çekinceli olmasının nedenlerini de açıklıyor.