Otomobil üreticisi ayrıca robotaxi arenasına girmek için Waymo ile ortaklık yapmayı planlıyor. Toyota‘nın bir sonraki nesil gelişmiş sürücü destek sistemi (ADAS), 2028 yılında piyasaya sürülecek. Bu sistem, mevcut adaptif hız kontrolü ve şerit takip özelliklerini sunan sisteme kıyasla daha gelişmiş olabilir. Ancak Toyota, Tesla’nın Full-Self Driving sistemini birebir kopyalamıyor; şirketin yaklaşımı, daha fazla güvenlik önlemine sahip olacak.

Japon otomobil devi Toyota, Tesla’nın Full Self-Driving (Supervised) sürüş teknolojisine benzer bir sistemi geliştirmeye hazırlanıyor. Şirket şu anda adaptif hız kontrolü, şerit takip asistanı ve otomatik park gibi özellikler sunuyor, ancak yaklaşan sistem potansiyel olarak daha gelişmiş olabilir.

Society of Automotive Engineers’e göre, Seviye 2, sürücünün tamamen kontrolünde olması gereken adaptif hız kontrolü ve şerit takibini içerir ve öncelikle bir otoyol yardım sistemidir. Seviye 3 ise, sürücülerin ellerini direksiyondan almasına izin verirken, müdahale etmeye hazır olmaları gerekir. L2+ veya L2++ olarak pazarlanan sistemler bu iki seviyenin arasında yer alır. Bu sistemler, otoyolda ve şehirde çalışabilir ve Tesla’nın FSD’sinin sunduğu gibi denetimli sürüş imkanı sunar. Ancak sürücü hala en üst düzeyde sorumludur ve müdahale etmeye hazır olması gerekir.

Toyota’nın yaklaşımındaki önemli bir fark, Tesla’nın kullandığı tek bir güçlü bilgisayar (yapay sinir ağı) ile her şeyin aynı anda kontrol edildiği uçtan uca yapay zeka kullanımına odaklanmamasıdır. Bunun yerine, Toyota, önceden belirlenen parametrelere göre yapay zekanın davranışını izleyen ve beklenmedik durumları engelleyen bir “güvenlik duvarı” sistemi geliştirmeyi planlıyor. Şirket, bu yaklaşımın güvenliği önemli ölçüde artırabileceğine inanıyor ve bu sayede günümüzde görülen trafik kazalarının ve yaralanmaların yaklaşık %60’ını önleyebileceğini iddia ediyor.

Ancak Toyota Yazılım Geliştirme Merkezi Başkanı Akihiro Sarada, “Seviye 4 teknolojisini teknik olarak geliştireceğiz, ancak bunu ticari olarak Seviye 2++ olarak sunacağız. Hem güvenliği hem de açıklanabilirliği sağlayan bir teknoloji ile ilerleyeceğiz” şeklinde bir açıklama yaptı. Bu, temel teknolojinin daha yüksek standartlarda geliştirilmiş olsa da, sorun çıkması durumunda sorumluluğun yine sürücüde olacağı anlamına geliyor.

Toyota, bu sistemi 2028 model araçlarında kullanmaya başlayacak ve 2030 yılına kadar daha fazla araçta sunmayı planlıyor. Hangi ülkelerin öncelikli olarak bu sisteme erişeceği henüz net değil, ancak özellikle ABD gibi, benzer sistemler üzerinde çalışan veya zaten bunları kullanan diğer otomobil üreticilerinin bulunduğu pazarlarda ilk etaplarda yaygınlaşması bekleniyor. Mercedes-Benz’in MB.Drive Assist Pro ve Rivian’ın Autonomy+ gibi rakiplerinin de dikkat çekici olduğunu belirtmek gerekiyor.

Japonya’nın, on yıl içinde yaklaşık 10.000 adet Seviye 4 otonom taksi, otobüs ve diğer araçları yollara çıkarmayı hedeflediği ve bu sistemlerin kullanımının zaten yasal hale getirildiği belirtiliyor. Seviye 4 araçlar tamamen otonomdur ve insan müdahalesine ihtiyaç duymaz, ancak genellikle belirli bir coğrafi alanda faaliyet gösterir. Waymo’nun robotaxi hizmetleri buna örnek olarak verilebilir.

Bu gelişmelerin yanı sıra Toyota’nın, robotaxi işine giriş yapmak için Waymo ile ortaklık görüşmeleri yaptığı da belirtiliyor. Her ne kadar detaylar ve zaman çizelgesi henüz net olmasa da, bu hamleler, daha önce ABD ve Çin merkezli şirketlerin öne çıktığı otonom sürüş alanında Japon otomobil üreticilerinin de önemli bir rol üstlenmeye hazırlandığını gösteriyor.

İlginizi Çekebilir: Tesla, Cybertruck Satışlarında Beklentilerin Altında Kalmasına Rağmen Fiyatları Artırdı →
Kaynak: Insideevs ↗