Otomobil araştırmacısı Yamamoto Shinya’nın derlediği habere göre, Toyota‘nın “üstün becerili sürücü yetiştirme birimi” olarak bilinen ekibi, kurucusu Naruse Hiroshi’nin vefatının ardından da yoluna devam ediyor. 9 Ekim 2026 tarihinde yayımlanan yazıda, birimin kökeninden bugüne nasıl geliştiği ve Toyota’nın araç geliştirmedeki rolü anlatılıyor.
Naruse’nin ekti tek tohumdan başlayan sürücü değerlendirme geleneğinin, Toyota genelinde araç üretimini yenileyen büyük bir akıma nasıl dönüştüğü ve bilinmeyen rolünün detayları yazıda inceleniyor.
Motorsporları: Araçların sınırlarını en iyi bilen sahne
Üstün becerili sürücü yetiştirme biriminin kökenleri 1970’lere kadar uzanıyor. Araçların yüksek performanslı ve hızlı hale gelmesiyle birlikte, araçları sınır bölgede güvenli biçimde çalıştırarak değerlendirebilecek iç personel kalmaması tehlike yaratacaktı. İşte bu noktada sahneye, yarış departmanından (7. Teknoloji Bölümü) çıkan Naruse Hiroshi geliyor.

“Sadece koşmak isteyenler için yeterli. Biz yarışçı değiliz.”
Naruse Hiroshi’nin dönemin sloganı
Bu söz, dönemin anahtar sözüydü. Sadece hızlı koşmanın ötesinde, “hızlı çalıştırdıktan sonra aracın iyi kötü olduğunu doğru biçimde ayırt edip, bunu sözle ifade ederek geliştirmeye döndürmek” esastı. Öğretmenin ya da kılavuzun olmadığı bir dönemde Naruse önderliğinde Japonya’nın dört bir yanındaki pistlere gidilerek lastiklerin sınırı bedenle öğrenildi. Bunun yanı sıra araç üretimi, bakımı ve sürüş planlaması sahne yönetimine kadar her şey kendi elleriyle zorlukla yürütüldü.
Bu dönemin araç test bölümü, aralık müdahalesinden sıfır-dört kilometre, yakıt tüketimine, fren solması (fade) NVH (ses ve titreşim) gibi konuları tek bir departmanın üstlendiği “her şeyi yapan” bir yapıydı. Bu dönemde kazandılan “aracın tamamını bütünüyle görüp konuşma” becerisi, sonradan üstün becerili sürücü yetiştirme biriminin sağlam temeli haline geldi.
Sınırlı zaman içinde en iyi kararı verme ve doğru çalışma
Bu büyük dönüm noktası, 1990 yılında başlayan 80. nesil Supra’nın geliştirmesiyle Nürburgring yolculuğu oldu. Avrupa’nın zorlu yollarını ve sahnedeki spor araçlarını yakından görerek değerlendirme tekniğinin standardi aniden yükseltildi. 2000 yılı civarında ise, acımasız Nürburgring’in üreticiye ait sürüş slotlarını yalnızca tek başına güvenli biçimde tamamlayabilecek şirket içi en üst düzey sürücü değerlendirme sistemi (takma adıyla TD sistemi) yerleşti.
Bir yandan da 1995 yılı civarından itibaren şirket içinde bir sorun ortaya çıkmıştı. “Aynı Toyota aracı olsa bile, sorumlu mühendislere direksiyon ağırlığı ve sürüş ekseni gibi konular birbirinden farklı mı oluyor?” sorusu. Toyota’nın ortak bir karakter eksenine sahip olması için, hareket performansını bilenlerin enine keserek değerlendirmesini öngören “denetim yapısı” fikri ortaya çıktı.
Ancak tasarım departmanı başta olmak üzere mevcut geliştirme yapısıyla yaşanan mücadele içinde organizasyon kurulup kaldırılan denemelerle yoğruldu. Belirli bir türde yönetim direktörüne bağlı özel yetkili bir konum sürdürürken, yaklaşık 15-20 yıl süren süreçten sonra bugünkü ” üstün becerili sürücü yetiştirme birimi” şekillenmiştir.
Günümüzde üstün becerili sürücü yetiştirme birimi esas olarak aşağıdaki dört grup etrafında işlev görüyor. Bunlardan biri, Japonya Ralli Şampiyonluğu ve WRC (Dünya Rally Şampiyonluğu) gibi yarışlara katılarak insanları sahne üzerinde eğiten “ralli katılım grubudur.” Birimin temel felsefesi olan “yapabilir / anlayabilirim / anlatabilirim” ilkesi, sınır bölgede sürüş yapabilme, aracın hareketinin nedenini anlama ve mühendlere mantıklı bir biçimde sözle ifade edebilme yeteneğini içeriyor. Bu ortak dil sayesinde departman duvarlarının ötesinde samimi araç üretimi mümkün oluyor.
Son yıllarda bu birimin sahnesine, şirket içi sürücülerin yanı sıra şirket dışındaki profesyonel yarışçıları da derinlemesine katılıyor. Profesyonellerin rolü, sınır durumda “yıkım ve geliştirme” olarak özetlenebiliyor. Test pistinin sınırlarının ötesinde, günlük kullanımın üzerinde yarışın sınır bölgesine kadar ilerleyerek zayıf yönleri ortaya çıkarmış oluyor.
Burada üstün becerili sürücülerin üstlendiği rol, “yüksek düzey bir çevirmen” olmak. Profesyonel sürücünün keskinleşmiş sezgisel geri bildirimini, şirket içi tasarım ve deney departmanlarının anlayabileceği mühendislik temelli konular ya da sayısal verilere dönüştürüp geliştirme sahnesine indirgiyor.
Kitle üretimi ve günlük kullanımı gören üst düzey pilotların bakışı ile profesyonellerin sınırı gören bakışının bir araya gelmesiyle, herkesin kolayca kullanabildiği ancak sürüşünün derinliği geniş “karakter” daha da keskinleşiyor. Motorsporları sahnesinde aracı bütünüyle deneyimleyip çamur içine batarak eğitilen gençler, bir süre sonra tasarım ya deneyim gibi eski departmanlarına geri dönüyor.
Sadece çizimi bilen gençlerin “sürüş dili”ni edinerek sahenin merkezinde yer alması ve şirket içindeki havayı değiştirmesiyle, Naruse ve Morizo’nun ekti “insanları eğit, iyi araç üret” düşüncesi bu şekilde kesinlikle gelecek nesillere aktarılıyor.
Bu üstün becerili sürücü yetiştirme biriminin üyeleri, ortaklaşa bir nihai hedefe sahip. Bu da “kendi çalışmalarımızın ortadan kalkması”. Özel bir organizasyonun ses çıkarmadan, tüm geliştiricilerin sıradan bir şekilde “sürüş karakterini” ve “aracın tamamını” konuşup daha iyi araçlar üretebileceği güne kadar…
