Trump Yönetimi, Otomotiv Yan Sanayi Sektörüne Emisyon Uyumluluğunu Kendi Belirlemesine İzin Veren Yeni Bir Politika Uyguladı

Yeni politika, SEMA’nın sertifikasyon programını desteklerken aynı zamanda Kaliforniya’nın aftermarket parçaların düzenlenmesindeki uzun süredir devam eden rolünü sorgulamaktadır.

Yazar: Jim Motavalli

Emisyon Standartları ve Siyasi Çatışmalar: ABD’de Otomotiv Dünyasında Yeni Gelişmeler

Otomotiv dünyasındaki son gelişmeleri yakından takip eden bir sağlık yazarı olarak, Başkan Trump’ın emisyon standartlarına yönelik yeni hamlelerinin sektördeki yankılarını değerlendiriyorum. Bu durum, sadece otomobil üreticilerini değil, aynı zamanda tüketicileri ve çevreyi de doğrudan etkiliyor.

Specialty Equipment Market Association (SEMA), otomotiv endüstrisine parça üreten 7000’den fazla şirketi temsil eden önemli bir sektör kuruluşu. SEMA, her yıl Las Vegas’ta büyük bir fuar düzenliyor ve aynı zamanda üreticilerin lobi faaliyetlerini yürüten bir kuruluş. Bu bağlamda, Başkan Trump’ın Çevre Koruma Ajansı’na (EPA) gönderdiği not, Kaliforniya Hava Kaynakları Kurulu’nu (CARB) devre dışı bırakarak, diğer kuruluşların da emisyon standartlarına uygun olup olmadığı konusunda karar verme yetkisine sahip olmasını talep ediyor. Bu durum, federal Temiz Hava Yasası kapsamında daha önce bulunmayan bir düzenleme.

EPA, Trump’ın talebine hızlıca yanıt vererek, SEMA’nın kendi “sertifikalı emisyon” programının 49 eylette (Kaliforniya hariç) geçerli olmasını sağlayacak bir karar aldı. Bu durum, CARB’ın itirazlarına yol açtı. CARB sözcüsü John Swanton, bu kararın çok az şey değiştirdiğini savunarak, sadece orijinal ekipmanla aynı olan parçaların satışına izin verildiğini ve Kaliforniya’daki emisyon yasalarının hala geçerli olduğunu belirtti. Ayrıca, modifiye edilmiş veya eklenen parçaların satışı için CARB’dan alınan bir istisnanın gerekli olduğunu vurguladı.

Kaliforniya, yıllık olarak 1.8 milyon otomobil ve kamyon kaydıyla ABD’deki en büyük otomobil pazarının merkezi konumunda bulunuyor. Bu durum, üreticilerin ya CARB standartlarına uygun parçalar üretmeye devam etmeleri ya da bu büyük pazarı tamamen göz ardı etmeleri anlamına geliyor. Bu nedenle, CARB (diğer eyaletlerdeki duruma ilişkin bir açıklama yapmamasına rağmen) etkin bir şekilde ulusal bir sertifikasyon rolü üstlenmiş durumda.

SEMA’nın CEO’su Mike Spagnola, bu durumdan memnuniyetini dile getirerek, EPA’nın SEMA Sertifikalı-Emisyon programını tanımasının “özel sektör ve kamu işbirliğini kullanarak endüstriyel düzenleme çabalarına hizmet veren öncü bir eylem” olduğunu belirtti. Ayrıca, bu hizmetin üye şirketlere sunulmaya devam edeceğini ve ürünlerin piyasaya sürülürken temiz hava yasalarının takip edildiğinden emin olunacağını vurguladı.

Başkan Trump’ın notunda yer alan iddiaların aksine, CARB bu süreçlerin 12 ila 18 ay sürdüğünü belirtirken, gerçekte ortalama sürenin 90 gün olduğunu savunuyor. Ayrıca, “fonksiyonel olarak aynı ve eşit derecede dayanıklı olan orijinal parçalara alternatif üreticiler tarafından üretilen parçaların herhangi bir hükümet sertifikasyonu, onayı veya istisnası olmadan satılabileceği” vurgulanıyor.

Başkan Trump’ın bu hamlesi sadece CARB ile sınırlı kalmadı. Aynı zamanda, emisyon ekipmanlarını sökerek büyük kamyonlarda emisyonları artırmaktan suçlu bulunan Wyoming’li bir dizel tamircisi olan Troy Lake’in affedilmesi de dikkat çekti. Bu durum, bağımsız atölyelerin de güncel otomobillerin bakım verilerine erişmesini amaçlayan “tamir hakkı” hareketine destek olarak yorumlandı.

Başkan Trump, EPA’dan bir ay içinde, bireylerin kendi araçlarında hangi emisyon tamiri işlemlerini yapabileceklerine dair rehberlik talep ediyor. Ayrıca, “araçlarını orijinal yapılandırmalarına geri döndürmeye dürüst niyetle çalışan herkes için sivil müdahale eylemlerinin öncelikli olmaması” yönünde bir talepte bulunuyor. Bu durumun ne anlama geldiği belirsizliğini korurken, bu kararların da hukuki süreçlere yol açması bekleniyor.

Başkan Trump’ın Kaliforniya’ya yönelik eleştirileri uzun süredir devam ediyor ve ikinci döneminde de aynı hassasiyeti koruyor. İlk yaptığı eylemlerden biri, Kaliforniya’nın kendi emisyon standartlarını belirleme yetkisini ortadan kaldırmaya yönelik bir girişim oldu. Kaliforniya, bu girişime karşı yasal süreç başlattı.

Bazı politikacılar, federal Temiz Hava Yasası’nın uygulanmasının sıfıra indirilmesini ve tüm emisyon ekipmanlarının kaldırılmasını savunuyor. Wyoming Senatörü Cynthia Lummis tarafından sunulan “Dizel Kamyon Kurtuluş Yasası”, hükümetin üreticilere emisyon kontrol cihazları veya araç içi teşhis sistemleri takmasını veya bakımını yapmasını yasaklamayı amaçlıyor.

Öte yandan, geniş bir destekle kabul görmüş “TAMİR YASASI” hala komisyonda bekliyor. Bu gelişmeler, otomotiv sektöründe önemli değişikliklere yol açabilecek siyasi ve hukuki tartışmaları beraberinde getiriyor.

Advertisement – Continue Reading Below
Advertisement – Continue Reading Below

Kaynak: Autoweek