Beyaz Saray’dan her geçen gün daha garip ve kafa karıştırıcı açıklamalar gelmeye devam ediyor, özellikle de Ulaştırma Bakanı Sean Duffy’nin ağzından. Pazartesi günü, Michigan‘ın Sterling Heights kentinde yaptığı bir konuşmada, eski reality TV yarışmacısı kimliğiyle tanınan Duffy, “Biliyorsunuz, arabanızdaki açma/kapama, çalıştırma/durdurma düğmesi var? Ben o şeyi sevmiyorum. Lee Zeldin sayesinde bu sorun çözüldü ve start/stop düğmesi olmayan ilk arabalar artık banttan iniyor” dedi.
Eğer benim gibiyseniz, bu tuhaf ifadeden sonra kafanızda üç soru belirdi: İlk olarak, o ne demek istiyor? İkinci olarak, Lee Zeldin’in hangi fabrikası start/stop düğmesi olmayan arabaları üretiyor? Ve üçüncüsü, neden şimdi bu konuya değiniyoruz? Çünkü EPA, otomobillerdeki auto stop/start özelliğine verilen teşvikleri zaten Şubat ayında kaldırdı. Bu saçmalığa benimle birlikte bir bakalım mı?
Duffy, bir düğmeye bastığını gösteren hareketler yapıyor ve düğmelerden bahsediyor, bu yüzden belki de start-stop ateşleme sistemlerinden bahsettiğini düşünebilirsiniz. Jalopnik, açıklama için Ulaştırma Bakanlığı’na ulaştı, ancak sürpriz değil, Trump yönetimi e-postalarımıza asla geri dönmüyor.
Bu ifadenin tamamı kafa karıştırıcı olsa da, Duffy’nin aslında auto start/stop özelliğinden bahsettiği neredeyse kesin. Bu özellik, aracın motorunu durdurma noktalarında ve kırmızı ışıklarda kapatıp, gaza basıldığında tekrar çalıştırmaktadır. Bu teknoloji 1970’lerden beri var ve son yirmi yılda birçok otomobil modelinde standart bir özellik haline gelmiştir. Amerika Birleşik Devletleri’nde bu özellik ilk olarak 2009 yılında benzinin galon başına 4 dolardan fazla olduğu dönemde kullanılmaya başlanmıştır.
Auto start/stop, özellikle şehir içi trafikte yakıt tasarrufu sağlamak ve hava kirliliğini azaltmak için son derece etkili bir yöntemdir. Bu özellik, sürücülere önemli miktarda yakıt tasarrufu sağlar ve bu da tüketici için para tasarrufuna dönüşür. Society of Automotive Engineers’in yaptığı bir araştırmaya göre, auto start/stop, sürücülerin yakıt tüketimini %7 ile %26 arasında azaltabilir. Üreticiler için bu özelliğin maliyeti ise neredeyse sıfırdır. Elbette, Trump yönetimi böyle bir şeyin olmasını istemez.
İkinci olarak, bu ifadenin ortaya çıkardığı soru: Lee Zeldin hangi fabrikasının start/stop düğmesi olmayan arabaları üretiyor? Cevap: Hiçbir fabrika. Zeldin, otomobil üreticisi değil, aynı zamanda Çevre Koruma Ajansı’nın (EPA) başıdır. Ancak ben meraklı biriyim ve otomobil üreticileriyle konuşarak “Arkadaşlar, gerçekten start/stop özelliğini arabalarınızdan kaldırıyor musunuz?” diye sorabiliyorum. Duffy, bu özelliğin “banttan indiğini” söylediği için, ABD’de araç satan en büyük 25 otomobil üreticisinin halkla ilişkiler departmanlarıyla iletişime geçtim. Bu şekilde, hangi şirketlerin auto start/stop özelliğini kaldırdığını öğrenmeye çalıştım.
Tüm otomobil üreticileri bana cevap vermedi, ancak bazıları “Piyasadaki gelişmeleri yakından takip ediyoruz” gibi genel ifadeler kullanırken, çoğu “Şu anda bu konuda bir açıklama yapamayız” şeklinde yanıt verdi. Bazıları ise daha sonra kesin bir cevap vereceklerini söyledi. Ancak Şubat ayında bu teşviklerin kaldırılmasına rağmen, son yedi ayda hiçbir otomobil üreticisinin start/stop özelliğini kaldırmamış olması, bu özelliğin hala üretimde olduğunu gösteriyor.
Trump yönetimi, aslında yaşanan ekonomik sıkıntıları çözmek yerine, sadece gündemi değiştirmeye yönelik adımlar atıyor. ABD’deki seçimlere yaklaşırken, birçok seçmen geçim derdinde ve bu durum Trump için bir tehdit oluşturuyor. Her ne kadar otomobil fiyatlarının tarihi yüksek seviyelerde olmasına rağmen, Trump ve arkadaşları bunun nedeninin güvenlik düzenlemeleri veya yakıt verimliliği gibi faktörler olduğunu iddia ediyorlar, ancak gerçekte durum bundan çok daha karmaşık.
Aslında birçok düzenleme, sürücülerin güvenliğini sağlamak ve çevreyi korumak için yapılmıştır. Trump’ın kaldırdığı bazı düzenlemeler, 2031 yılına kadar ortalama yakıt tüketimini 50 mpg’ye yükseltmeyi hedefleyen Biden yönetimi tarafından başlatılmıştı. Şu anda, Federal Karayolu İdaresi verilerine göre, ABD’deki ortalama yakıt tüketimi 27.2 mpg civarında bulunuyor.
Bu durum, otomobil üreticilerine daha fazla esneklik sağlıyor, ancak bu otomatik olarak araç maliyetlerini düşüreceği veya sürücüler için yakıt tasarrufu sağlayacağı anlamına gelmiyor; aksine, tam tersi bir etki yaratabilir. Ayrıca, bu durum şu anda yardıma ihtiyaç duyan Amerikalılar için hiçbir çözüm sunmuyor.
Şu anda, start/stop özelliğine sahip olmayan birkaç otomobil modeli bulunuyor ve neredeyse tüm yeni modelllerde bu özellik standart olarak geliyor. Sürücüler de genellikle bu özelliği kapatma seçeneğine sahip. Çoğu sürücü için motorun açılıp kapanması artık günlük hayatın bir parçası haline geldi. Son yıllarda, özellikle 48 voltluk mild-hybrid sistemlere veya tamamen elektrikli çalışma moduna sahip hibrit araçlarda, motorun çalışıp kapanması daha sessiz ve sorunsuz hale geldi. Örneğin, en çok satan otomobillerden biri olan RAV4 hybrid’de bu özelliğin varlığını bile fark etmeyebilirsiniz.
Ancak EPA, aslında otomobil üreticilerine veya tüketicilere start/stop özelliğini zorunlu kılmamıştı; sadece bu özelliklere sahip otomobiller için verilen teşvikleri kaldırdı. Bu durum, bazı çevrelerde eleştirilmesine rağmen, genel olarak kabul görmüş ve hayatın bir parçası haline gelmiştir.
Sonuç olarak, start/stop özelliğinin kaldırılması, aslında hiçbir çözüm sunmayan ve sadece gündemi değiştirmeye yönelik bir hamle olarak değerlendirilebilir.