Wisk, Hollister Şehir Havaalanı’nda, yenilikçi bir tasarıma sahip olan ve hem otonom hem de pilotlu havacılık operasyonlarını desteklemek üzere özel olarak tasarlanmış yeni nesil bir vertiportun temeline ilk adımı attı. Bu vertiport, FAA (Federal Havacılık İdaresi) sertifikasyonu için aday gösterilen ilk otonom yolcu uçağının üreticisi olan Wisk tarafından inşa edildi.
Kaliforniya’daki Hollister Şehir Havaalanı’na yeni nesil bir vertiport geliyor. Bu konum, doğrudan Wisk ile bağlantılı ve şirketin önceden Hollister’da bulunan uçuş test tesislerine yakın. Bu yeni vertiport, uçuş testleri açısından önemli bir adım niteliğinde olacak ve Wisk’in otonom uçuş teknolojilerinin geliştirilmesi ve test edilmesi için olanak sağlayacak.
Ancak bu yeni vertiport sadece bununla sınırlı kalmayacak. Aynı zamanda Wisk’in 6. nesil hava taksi uçağının yanı sıra diğer eVTOL‘ler (elektrikli dikey kalkış ve iniş yapan uçaklar) ve hatta geleneksel helikopterlerin operasyonlarını da destekleyecek. Birincil amacı, belirli uçuş prosedürlerinin değerlendirilmesi ve gerçek dünya verilerinin toplanması için bir test ortamı oluşturmaktır.
Teknik özelliklerine göre, vertiport 100 x 100 fit (30.4 x 30.4 metre) bir alana sahip olacak ve güneş panelleri, enerji depolama üniteleri ve pist bağlantıları içerecek. En dikkat çekici özelliklerden biri, bu vertiportun sadece modüler değil, aynı zamanda taşınabilir olmasıdır. Farklı test alanlarına ve ortamlara kolayca yerleştirilebilmesi amaçlanmıştır.
Wisk’e göre, bunlar arasında Teksas’taki gelecekteki eIPP (FAA’nın eVTOL Entegrasyon Pilot Programı) uçuş test alanları da bulunacak. Bu yeni vertiportta gerçekleştirilecek uçuşlardan elde edilen gerçek dünya verileri, doğrudan ABD’deki mevcut düzenleyici ve endüstri girişimlerine katkıda bulunacak ve eIPP ile FAA Dikey Kalkış Altyapısı Danışma Çevrimiçi Yayınına destek sağlayacaktır.
Gelecekteki vertiportun bir diğer önemli özelliği, Wisk tarafından geliştirilen ve özellikle düşük görüş koşullarında operasyonları iyileştirmek için tasarlanmış doğrudan üniteye entegre edilmiş transiseverlerdir.

Buradaki kilit nokta, bu yeni vertiportun bir test ortamı olmasına rağmen aynı zamanda gerçek bir kamu havaalanı olmasıdır. Bu nedenle, yakın gelecekte tamamen operasyonel hale getirilmiş vertiportlar için önemli bir adım teşkil edecektir.
, eVTOL operasyonları için özel olarak tasarlanmış altyapıyı tanımlamakta olup, geleneksel havaalanlarından farklıdır ve eVTOL operasyonlarının özel koşullarına (örneğin, uçak şarj üniteleri) uygun olarak düzenlenmiştir.
Boeing’in tamamı kendisine ait olan bir iştiraki olan Wisk, tamamen otonom havacılığa odaklanan nadir şirketlerden biridir. Şirketin teknolojisi, 2.500 fit (760 metre) seyrek yüksekliğe, saatte 120 deniz mili (saatte 222 kilometre) hıza ve yaklaşık 90 dakikalık menzile sahip olan 6. nesil bir uçakla önemli bir ilerleme kaydetmiştir.

Bu 6. nesil uçak, daha az hareketli parça anlamına gelen basitleştirilmiş bir tasarıma sahiptir ve aynı zamanda her temel uçuş sisteminde yedeklilik özelliğine sahiptir, yani her önemli özellik için birer yedek bulunur ve bu da tüm uçuş aşamalarında güvenliği sağlar.
Eğer çevreye duyarlı, yenilikçi veya çığır açan bir şey varsa, insanların bundan haberdar olması gerektiğine inanıyorum (özellikle de tekerleği veya kanadı varsa). Otilia, beş yılı aşkın süredir çevrimiçi medyada çalışıyor ve bu sayede insanlara ilham verebilecek birçok farklı konuya daha yakından bakma fırsatı buldu.