Dünya çapındaki jeopolitik gerginlikler, bazı elektrikli araç (EA) savunucularını heyecanlandırmış durumda. Yükselen benzin fiyatlarının, tüketicileri yaşamlarını kolaylaştırmak amacıyla petrol fiyatlarındaki dalgalanmaları ortadan kaldırmaya çalışanların daha fazla elektrikli araç tercih etmelerine yol açabileceği düşünülüyor. Ve gerçekten de birçok ülkede elektrikli araç satışlarında önemli bir artış görülüyor; 2026’nın ilk çeyreğinde küresel elektrikli araç satışları, ikinci çeyreğe göre %35 arttı.
Ancak ABD’deki tablo farklı. Burada batarya ile çalışan elektrikli araç satışları, aynı dönemde yaklaşık %24 azaldı. Görünüşe göre Amerikalılar, elektrikli araçlara farklı bir gözle bakıyorlar.
2026’nın Mart ayında ilk çeyrekteki düşüş yaklaşık %8 olmasına rağmen, ikinci çeyrekte küresel elektrikli araç satışları aslında önceki üç aya göre %35 arttı. İkinci çeyreğin hacmi aynı zamanda bir önceki yıla göre %4 daha yüksek ve genel olarak küresel otomotiv pazarındaki %5’lik düşüşe rağmen bu önemli bir başarı. Bu dönemde 50 ülke, ikinci çeyrekte rekor elektrikli araç satışlarına ulaştı. Bunlar arasında Hindistan, Brezilya, Avustralya, Güney Kore ve Vietnam yer alıyor; bu ülkelerde elektrikli araç satışları Mart ile Haziran ayları arasında ikiye katlandı. Yılın ilk yarısında ise 90’dan fazla ülke, yıllık bazda artış gösterdi.
İkinci çeyrekteki bu olumlu gelişmeler, küresel EA pazarındaki ilk çeyrekteki açığı neredeyse tamamen ortadan kaldırdı. Yılın ilk yarısı sonunda, elektrikli araçlar toplam yeni otomobil satışlarının yaklaşık %24’ünü oluşturdu. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), 2026 yılı genelinde elektrikli araçların küresel satışların %29’unu oluşturmasını bekliyor.
IEA’nın “elektrikli araç” kategorisi, batarya ile çalışan araçların yanı sıra şarj edilebilir hibritleri de kapsıyor. Bu durum, büyüme istatistiklerini yorumlarken dikkat edilmesi gereken bir nokta. Örneğin, Toyota RAV4 Hybrid gibi geleneksel hibritler de bu kategoriye dahil ediliyor.
Bu EA ilgisi, Orta Doğu’daki gerginliklerle ve petrol fiyatlarıyla yakından ilişkili. Mart ayının sonunda Brent petrolün varil fiyatı yaklaşık 118 dolarken, o zamandan beri piyasa koşulları nedeniyle dalgalanmalar yaşandı ve yüksek volatilite devam etmesi bekleniyor.
Ağustos 2026’da Brent petrolü, İran-Umman görüşmeleriyle ilgili belirsizliklerin azalmasıyla birlikte varil başına yaklaşık 80 dolardan işlem görüyordu. Ancak ikinci çeyrekteki EA toparlanması, varil başına 120 dolar seviyesindeki fiyatlarla ilişkilendirilebilir ve tüketicilerin genel durumu değerlendirdiğinin bir işareti olabilir.
Kelley Blue Book’a göre, Amerikalılar 2026’nın ikinci çeyreğinde 247.226 batarya ile çalışan elektrikli araç satın aldı. Bu sayı bir önceki çeyreğe göre %14,7 artış gösterse de, 2025’in aynı dönemine göre %20,5 daha düşük. ABD’deki yeni otomobil satışlarında EA’lerin payı sadece %5,8. Yılın ilk yarısında ise EA satışları %23,8 azalarak 144.761 adet düşüş gösterdi. Bu düşüşün büyük bir kısmı ilk çeyrekte yaşandı; ancak ikinci çeyrekteki düşüş %20,5’e inerek piyasanın istikrara doğru ilerlediği görülüyor.
EA’lerin ABD’deki popülaritesi azalırken, hibrit elektrikli araç satışları artış gösterdi. Bir tahmin, 2026’nın ilk yarısında hibrit satışlarının yaklaşık %9 arttığını ve genel otomotiv pazarının ise yaklaşık %2,2 azaldığını gösteriyor. Yükselen benzin fiyatları bu artışta etkili olsa da, piyasaya yeni çıkan birçok hibrit SUV ve kamyonet de bulunuyor. Bu durum, Amerikalıların EA’lar ve hibritler arasında ayrım yapmaya başladığının bir işareti olabilir.
EA’lara olan ilgi, sadece benzin fiyatlarıyla açıklanamaz. Yeni bir aracın toplam maliyeti de önemli bir faktör ve bu durum, farklı ülkelerdeki tüketici davranışlarını etkileyebilir.
Bu noktada Çinli otomobil üreticileri devreye giriyor. IEA’ya göre, Çinli üreticilerin üretim maliyetleri diğer gelişmiş ekonomilere kıyasla yaklaşık %35 daha düşük ve bu da daha düşük satış fiyatlarına yol açıyor. Bu durum, 2026’nın ilk yarısında Çin’den yapılan EA ihracatının %120’den fazla artmasının nedenlerinden biri. Çinli üreticiler için EA’lar artık toplam otomobil ihracatının yaklaşık %45’ini oluşturuyor ve bu durum, iç pazardaki EA satışlarındaki düşüşü telafi ediyor.
Amerikalı tüketiciler, Çin’deki bu devrimi doğrudan deneyimleyemiyor. ABD’de uygulanan %100 gümrük vergisi, Çinli otomobillerin fiyatlarını artırıyor ve bu durum, Amerikan pazarında düşük maliyetli EA’ların rekabetini zorlaştırıyor.
Bu durum, Amerikan tüketicilerinin daha pahalı yerel veya müttefik ülke EA’ları ile karşılaştırıldığında daha sınırlı bir seçenek yelpazesine sahip olmasına neden oluyor. Bu nedenle, bazı Amerikalılar benzinli araçların yerine hibritleri tercih ediyor.
Hükümet politikaları da EA kullanımını etkiliyor. Örneğin, 2025’in sonlarında sona eren 7.500 dolarlık federal vergi kredisi, talebi önemli ölçüde azalttı. Bu durum, Amerika’nın yüksek benzin fiyatlarına rağmen, sınırlı sayıda EA seçeneği ve belirsiz şarj altyapısıyla karşı karşıya olduğu bir döneme girmesine neden oldu.
Pew Araştırma Merkezi’nin yaptığı bir anket, Amerikalıların %44’ünün hibrit bir araç satın almayı ciddi şekilde düşündüğünü, ancak sadece %32’sinin EA satın almayı düşündüğünü gösteriyor. Bu durum, sadece benzin fiyatlarıyla açıklanamaz.
Amerikan tüketicileri, farklı otomobil fiyatları, teşvikler, gümrük vergileri ve şarj maliyetleri gibi faktörleri dikkate alarak karar veriyor. Bu nedenle, EA’lar yerine hibritleri tercih etmeleri, sadece benzin fiyatlarıyla ilgili olmayabilir.
Sonuç olarak, yüksek benzin fiyatları küresel EA satışlarında bir patlamaya neden olurken, ABD’de bu durum farklı bir şekilde yaşanıyor. Amerikalılar, EA’lara daha sınırlı erişim ve hibritlere olan artan ilgiyi göz önünde bulundurarak otomobil seçimlerini yapıyor.
[Kaynaklar: Toyota, Chevrolet, Pew Research Center, IEA, Kelley Blue Book, U.S. Energy Information Administration, AAA, US Trade Representative, Cox Automotive]
Kaynak: Carbuzz