İngiliz otomobil dünyasının sevilen markalarından Mini’nin yeni nesil modeliyle ilgili dikkat çekici bir iddia ortaya atıldı. Autocar adlı yayın, yeni nesil Mini Cooper’ın arka çekişli bir platforma geçebileceğini öne sürdü.
Mini hatchback modeli, 60 yılı aşkın süredir ön çekişli bir yapıya sahip olmasına rağmen, BMW’nin markadaki payının bu durumun değişmesine yol açabileceği belirtiliyor. Autocar’ın aktardığına göre, BMW’nin geliştirme direktörü Joachim Post, şirketin Gen6 platformunun –şu anda BMW iX3 ve i3 modellerinde kullanılan arka çekiş odaklı bir mimari– yeni elektrikli Cooper hatchback modelinin temelini oluşturabileceğini ifade etti. Ayrıca, BMW mühendislerinin İngiliz yayınlarına yaptığı açıklamalarda, Gen6 platformu için ön çekişli bir ünite geliştirme planlarının bulunmadığı vurgulandı.
Joachim Post, Autocar’a yaptığı açıklamada, “Gelecek ne getirecek, bunu zaman gösterecek” ifadelerini kullandı. BMW yöneticisi, gelecekteki Mini modellerinde kullanılacak çekiş sistemlerinin, aracın genel yapısıyla uyumlu olacak şekilde seçileceğini ve sürüş keyfinin ön planda tutulacağını belirtti.
Mevcut nesil elektrikli Mini Cooper modelleri, Çin’deki Great Wall Motor ile ortaklaşa üretiliyor. Bu durum nedeniyle, Mini, elektrikli Cooper versiyonlarının ABD pazarında satılmasına yönelik uygulamalar henüz hayata geçirilmedi. Ancak, Almanya’nın Leipzig şehrinde üretilen elektrikli Mini Countryman SE modeli, ABD’de satışta.

Mini’nin, elektrikli Cooper modelini Gen6 platformuna entegre etmesi durumunda, benzinli motorlu Cooper modelinin büyük olasılıkla ön çekişli yapısını koruyacağı belirtiliyor. Mevcut nesil içten yanmalı motora sahip Cooper modelinin 2030 yılına kadar üretilmeye devam edeceği ve bu süreçte hibrit-elektrikli motor seçeneklerinin de değerlendirilebileceği ifade ediliyor. Her iki modelin de tasarım felsefesini koruyacağı, ancak gelecekteki modellerin ilk BMW tarafından üretilen Mini’lere gönderme yapacağı vurgulanıyor.
Mini’nin tasarım şefi Holger Hampf, Autocar’a yaptığı açıklamada, “Yeni nesil Mini üzerinde çalışmaya başladık” dedi. Hampf, “İster bir İngiliz, ister bir Alman, ister bir İtalyan olun, hatta beş yaşında bir çocuk bile, aracın oranlarına bakarak bunun bir Mini olduğunu anlayacaktır” ifadelerini kullandı.
Mini’nin tasarım şefi, üç kapılı hatchback yapısının markanın ayırt edici özelliklerinden biri olduğunu ve bu özelliğin korunacağını belirtti. Yuvarlak farlar ve gülümseyen ızgaranın, Mini için en önemli görsel unsurlar olduğunu vurgulayan Hampf, aracın küçük boyutlarının “tartışılmaz” olduğunu ve gelecekteki modellerin ilk BMW tarafından üretilen Mini’lere gönderme yapacağını ifade etti.

Holger Hampf, Autocar’a yaptığı açıklamada, “Geçmişte yaptığımız şeylere bir gönderme yapacağız. Ancak bu, nostaljik olmak anlamına gelmiyor. Amacımız, modern bir yorumla, aracın içindeki boşluğu en iyi şekilde değerlendirmek ve sürüş keyfini artırmak” dedi.
Ancak, bu iddiaların sadece birer söylenti olduğunu ve şirketten resmi bir açıklama yapılana kadar doğruluğunun teyit edilmediğini unutmamak gerekiyor. Mini’den konuyla ilgili olarak yapılan açıklamada ise, “Gelecekteki ürün kararlarına ilişkin yorum yapmıyoruz ve spekülasyonlara yanıt vermiyoruz” denildi.
Kaynak: Road & Track