Range Rover, nihayet örtüsünü kaldırarak yeni elektrikli modelini tanıttı ve şaşırtıcı bir şekilde, bu sessiz versiyonun içten yanmalı motorlu kardeşlerinden ayırt edilmesi oldukça zor. Tasarımı neredeyse aynı.

Yakından bakıldığında, ana farklılıklar dikkat çekiyor: kapalı ön ızgara, yeniden tasarlanmış şarj portu kapağı ve aerodinamik odaklı alaşım jantlar. Bu ince ayrıntılar, aracın öncelikle Range Rover olduğunu, ikinci olarak ise elektrikli bir araç olduğunu hissettiriyor; markanın tam olarak istediği gibi.

Elektrikli aksamlar, iki adet şirketin kendi geliştirdiği çekişme motorundan oluşuyor. Bu motorlar 353 hp (260 kW) güç üretiyor ve toplamda 550 hp ile 850 Nm tork sağlıyor. Bu değerler, V8 motorlu versiyonların performansına eşdeğer. Araç, 0-60 mph (0-97 km/h) hızlanmasını 4.3 saniyede tamamlıyor.

Gücü, çift katmanlı 118.5 kWh kapasiteli bir bataryadan alıyor. Bu batarya, 800 voltluk bir mimariye sahip ve yaklaşık 535 km menzil sunuyor. 350 kW DC hızlı şarj cihazıyla bağlandığında, 220 km menzili sadece 10 dakikada elde edilebilir veya %10’dan %80’e kadar şarj işlemi 22 dakika sürer. Ayrıca, Kuzey Amerika‘daki Tesla Supercharger ağıyla uyumlu olacak şekilde tasarlanmıştır.

Bu elektrikli aktarma organı aynı zamanda, Range Rover’a özgü yetenekleri de beraberinde getiriyor; bunlar arasında 900 mm derinliğe kadar su geçebilme ve 45 derecelik bir eğimi tek pedalla çıkabilme özellikleri yer alıyor. Çift odacıklı hava süspansiyonu ve entegre çekiş kontrol sistemi, aracın arazi yeteneklerinin tam olarak korunmasını sağlıyor.

İç mekanda ise odak noktası akustik izolasyon ve sürdürülebilir lüks. Land Rover’a göre, bu elektrikli aktarma organı sayesinde, Range Rover’ın şimdiye kadar sahip olduğu en sessiz kabin sunuluyor; bu da aracın içindeki sakinliği artırıyor. Launch First Edition için, deri içermeyen bir seçenek de mevcut: Light Cloud Ultrafabrics sentetik malzeme ile Kvadrat yün tekstil kombinasyonu.

Range Rover Electric’in beklendiği gibi performans gösterebilmesi için, şirket aracın 38 kez dünyanın etrafını dolaşacak kadar test edildiğini belirtiyor. Bu, toplamda 1.5 milyon kilometrelik gerçek yol testi ve 250.000 saatlik sanal test anlamına geliyor; bu da markanın tarihinde bir model için yapılan en kapsamlı test süreci.

Bu yoğun geliştirme çalışmaları, aynı zamanda yeni Range Rover App’in de ortaya çıkmasını sağladı. Bu yazılım sayesinde, sahipler araçlarına uzaktan bağlanabiliyor ve kabin temizleme, iklim kontrolü gibi özelliklere erişebiliyor; ayrıca aracın durumu ve konumu hakkında bilgi alabiliyorlar.

Série üretime hazırlanırken, Jaguar Land Rover Solihull üretim tesisine önemli yatırımlar yaparak gelişmiş dijital teknolojiler ve elektrikli aksam entegrasyonu sağladı. Solihull’daki 9.000 üretim çalışanı yüksek voltajlı montaja yönelik eğitim aldı; ayrıca West Midlands genelindeki 1.500 çalışan da ek olarak eğitildi.

Bu dönüşüm, aynı zamanda Wolverhampton’daki JLR Elektrik Propulsion Manufacturing Centre’a da yansıdı. Burada 13 yeni üretim hattı sayesinde batarya paketleri ve elektrikli aktarma organları doğrudan Solihull montaj hattına ulaştırılıyor.

İngiltere’de Range Rover Electric, 154.070 sterlin (yaklaşık 841.000 TL) fiyatıyla satışa sunuluyor ve sipariş almaya başlandı. Müşteriler kısa veya uzun akslı modeller arasından seçim yapabiliyor ve SE, HSE ve Autobiography versiyonları mevcut. Daha geniş bir bütçeye sahip müşteriler için, kişiye özel tasarım hizmeti de sunuluyor.

The new Range Rover Electric wants you to forget its an EV

[Geri kalan görseller (MEDIA_40’tan MEDIA_72’ye kadar) burada yerleştirilecektir.]

İlginizi Çekebilir: Tesla, Cybertruck Satışlarında Beklentilerin Altında Kalmasına Rağmen Fiyatları Artırdı →
Kaynak: Autobuzz ↗