McLaren, uzun süredir dolaşan SUV projesini resmi olarak onaylayarak, Ferrari Purosangue ve Aston Martin DBX’e rakip bir crossover’ı 2030’dan önce piyasaya sürmeyi planladığını duyurdu. Yönetim kurulu başkanı Michael Straughan’ın açıklamalarıyla netleşen bu adım, bir dönemin CEO’su Mike Flewitt’in 2010’lı yıllarda SUV fikrini defalarca reddetmesinin ardından gelen bir dönüşü işaret ediyor.
McLaren’in bu hafta yaptığı 500 milyon sterlinlik (£500 milyon, yaklaşık 32,85 milyar dolar) yatırım duyurusu, SUV projesinin onayının yanı sıra otomobil üreticisinin İngiltere’deki üretim kapasitesini genişletme vaadini de beraberinde getirdi. Yatırımın, otomobilciye 2032’ye kadar işlerinin çeşitli kollarında en az 1.000 yeni iş imkanı sağlayacağı öngörülüyor.
Supercar Şasesinden Yapılacak SUV
McLaren’in operasyonel yöneticisi Michael Straughan, Autocar’a verdiği röportajda, yüksek konumlu dört kapılı aracın, markanın süperkarlarında kullanılan karbon gövde yapısı etrafında inşa edilmesini değerlendirdiklerini belirtti. Aynı kaynağa göre SUV, 2030’dan önce tanıtılacak ve ön motorlu, dört çeker diğer araçların da üretilebilmesi için bir temel oluşturabilecek. Geçen yıl, satıcıların müşterilere gösterdiği, daha kaslı bir Porsche Cayenne Turbo GT’ye benzeyen ve 24 inç jantlarda yuvarlanan bir SUV’dan bahsedildiği hatırlanıyor.
McLaren’in SUV konusundaki yaklaşımı, markanın yeni lideri Michael Leiters’in süperkar mirasını gözetmeyen eski CEO Mike Flewitt’in aksine, Ferrari’den gelen ve Porsche’de uzun yıllar görev yapan deneyimli yöneticiye bırakıldı. Leiters, hem Cayenne hem de Purosangue’nin geliştirilmesinde pay sahibi oldu.
Autocar
Satışlarda İki Kat Artış Hedefi
McLaren’in SUV’a yönelmesinin arkasında güçlü finansal gerekçeler yer alıyor. Otomobilci, 2025’te tüm model türlerinde yaklaşık 2.000 araç üretirken, Ferrari’nin her yıl 3.000 adet Purosangue üretmesi ve Lamborghini Urus’un ise bu rakamın yaklaşık iki katını satması, segmentteki ticari potansiyeli gözler önüne seriyor. Purosangue’nin sürüş deneyimini de test eden editörler, SUV’a geçişin mantıklı bir adım olduğunu, hem satışları artırabildiği hem de sürüş keyfini koruyabildiği yönünde değerlendiriyor.
McLaren’in SUV projesi, yalnızca yeni bir model değil, aynı zamanda üretimdeki yapısal dönüşümün de bir parçası. Otomobilci, motorlarının artık Ricardo tarafından değil, markanın kendi bünyesinde tasarlanıp üretilmesi kararıyla birlikte, geliştirme aşamasında bulunan iki yeni hibrit motor ve şanzımanla da birleşiyor.
Yeni bir İngiliz montaj tesisi, mevcut Woking üssünden ayrı olarak kuruluyor ve McLaren’in bir sonraki nesil modellerini, SUV’ı da kapsayacak şekilde üretebilecek. Markanın resmi açıklamaları, yaklaşan crossover’ın teknik detaylarında bu kadarıyla sınırlı kaldı; ancak proje, süperkar kimliğini koruyan ve aynı zamanda satışları genişletmeyi hedefleyen bir denge arayışı olarak okunuyor.
McLaren’in operasyonel yöneticisi Michael Straughan, Autocar’a verdiği röportajda, yüksek konumlu dört kapılı aracın, markanın süperkarlarında kullanılan karbon gövde yapısı etrafında inşa edilmesini değerlendirdiklerini aktardı. Straughan’ın açıklamalarıyla birlikte netleşen bu yaklaşım, markanın yeni lideri Michael Leiters’in süperkar mirasını gözetmeyen eski CEO Mike Flewitt’in aksine, SUV fikrini desteklediğini gösteriyor. Leiters, Ferrari’den gelen ve Porsche’de uzun yıllar görev yapan deneyimli yönetici olarak, hem Cayenne hem de Purosangue’nin geliştirilmesinde pay sahibi oldu.