Donald Trump, Çinli otomobil üreticilerinin ABD topraklarında Amerikan işçileriyle fabrika kurmasını kabul edebileceğini açıklarken, Çin’den veya Meksika’da üretilip kuzeye yönlendirilen hazır araçlara yönelik engellerine devam edeceğini vurguladı. Bu açıklamayı, Washington’a yaklaşan Xi Jinping ziyaretinden birkaç gün önce Fox News’te yaptı ve konuyu işçilik odaklı bir çerçeveye oturttu.
Trump, “The Ingraham Angle” programında konuk sunucu Laura Ingraham’a, “Çin bir fabrika açıp arabalarını burada üretmek isteseler, bunu kabul ederim” ifadelerini kullandı. Tek şart olarak üretim hattında Amerikan işçisinin yer almasını öne çıkaran başkan, Japon üreticilerin onlarca yıl önce ABD’de fabrika kurdukları ve “bizim insanlarımızı işe aldıkları”na dikkat çekti. Trump, meseleyi işin özünde iş bulmak olarak tanımlayarak, “en önemlisi Amerikalıların iş bulması” olduğunu, kaput üzerindeki plakanın nereden geldiğiyle ilgisi olmadığını net bir dille söyledi.
Ford Üzerinde Baskı Artarken
Bu açıklamalar, Trump yönetiminin Ford’un Çinli firmalarla kurduğu üretim ortaklıklarına yönelik baskısını artırdığı bir dönemde geldi. Beyaz Saray’ın ulusal güvenlik riski olarak nitelendirdiği anlaşmaları Ford’un savunmak zorunda kaldığı mücadele, taşımacılık bakanı Sean Duffy’nin 8 Eylül’de Ford CEO’su Jim Farley’ye yazdığı mektupta somutlaştı. Duffy, Ford’un Çinli firmalarla olan bağlarını “derin bir endişe” olarak nitelendirdi.
Ford’un Çinli firmalarla olan bağları derin bir endişe unsuru.
Taşımacılık Bakanı Sean Duffy
Mektupta Duffy, Ford’un Marshall, Michigan’daki tesisinde CATL’den lisanslı pil teknolojisi, İspanya’daki Geely ortak girişimi ve hibrit bileşen konularında BYD ile yürütüldüğüne dair görüşmeler gibi detayları sıraladı. Ayrıca Lincoln Nautilus modelinin üretimine Çin’de 2030’a kadar devam edeceğini de belirtti. Ford, CATL anlaşmasının lisanslama olduğunu, yabancı bir mülkiyetten söz edilmediğini savunsa da eleştiriler sürüyor.
Neden Hazır Araç İthalına Hâlâ Engel Var
Trump’ın açıklamaları, Çinli üretimin ABD sokaklarına girişini engelleyen kısıtlamaları değiştirmiyor. Hazır araçların Çin’den gönderilmesi ya da Meksika’da birleştirilip kuzeye yönlendirilmesi, herhangi bir ABD fabrika anlaşması olsa bile engellenmeye devam edecek. Trump, bu duvar olmadan pazarın “yıkılacağını” uyararak, ABD’nin Çinli üretimin ithalatını “hiçbir zaman izin vermediğini” ve şimdiye başlamayı da planlamadığını söyledi.
Bu ayrım, Ford, GM ve Stellantis gibi zaten daha ucuz Çinli elektrikli araçlara karşı rekabet veren Amerikan üreticileri için önem taşıyor. Çinli markalı bir fabrikanın Amerikan işçilerini işe alması, Trump’ın bahsettiği Japon modeliyle çok benzer görünse de Ford, GM ve Stellantis için kendi arazilerinde yeni bir yerel rakip anlamına gelecek.
Bu durum, soyut bir politika sorunu olmaktan çıkarılıyor. Xi Jinping’in Washington ziyaretinin yaklaşık on gün içinde gerçekleşmesi ve Ford’un Çin maruziyeti üzerine sürmekte olan baskı, ticaret müzakirecileri için açık bir gerilim noktası oluşturuyor. Duffy’nin mektubu ve Trump’ın Fox News açıklamaları, Xi’nin heyetinin karşısına çıkacak aynı masada duruyor.
Motor1’in değerlendirmesine göre, Trump’ın açıklamaları tartışmayı araçların nerede üretildiğine değil, fabrikaları ve teknolojiyi kimin sahip olduğu sorusuna kaydırıyor. Otomotiv üreticileri, ortaklıklarını ve birleşik girişimleri yeni siyasi çizgiler içinde yeniden gözden geçirebilir. Avukatlar, bayiler ve sendikalar, işleri ve satışları koruyan basit, öngörülebilir kurallar için düzenleyicilerden talepte bulunacak. Washington’un lisanslama anlaşmalarını ve pil tesislerini yerel yatırımlar mı yoksa başka bir adla yabancı kontrol mü olarak değerlendireceği, izlenecek önemli bir nokta.