Volkswagen, aerodinamik verimlilik odaklı yeni konsept modeli Mission Efficiency’i tanıtarak dünyada üretilmiş en aerodinamik yol arabanın rekorunu iddia etti; 0.158 direnç katsayısı ile bu özelliğe sahip ilk seri yol araçlarından biri sayılan model, aynı zamanda sınıfının en verimli elektrikli otomobili olarak 6.89 kWh/100 km tüketim performansı gösterdi.

Firma, konsepti kendi Wolfsburg geliştirme merkezinden Polonya’nın Poznań ve Çekya’nın Olomouc şehirlerinden geçerek Avusturya’nın başkenti Viyana’ya kadar tek şarjla 1.278 kilometre yol alarak kanıtladı; bu uzun mesafe tamamlandığında araçda hâlâ 164 kilometre menzil kaldı. Volkswagen, bu rakamları iddialı tasarımın arkasında duran aerodinamik, ağırlık azaltımı ve enerji kayıplarını minimize etme yaklaşımının somut yansıması olarak açıkladı.

Tarihin Bir Devamı Olarak Mission Efficiency

Volkswagen’in bu yeni konsepti, Ferdinand Piëch döneminde başlayan “bir litre” araba programının elektrikli çağdaki devamı niteliğinde. O döneme damga vuran ultra-sürüklenir XL1 modeli, firma için verimlilik odaklı tasarım felsefesinin ilk somut örneği olarak hatırlanıyor. Yeni konsept, bu mirası MEB+ platformu üzerine kurarak yeniden yorumluyor; ön çekişli yapı ile ID. Polo supermini’siyle aynı elektrik motorunu ve bataryayı paylaşıyor.

Firma, bu rakamları elde ederken egzotik bir güç ünitesine güvenmediğini vurguladı. Aksine aerodinamik, ağırlık azaltımı ve enerji kayıplarını en aza indirme konusuna yoğunlaştığını belirtti. Bu yaklaşımın ilk sonucu aerodinamik rekorunda görüldü: 0.158 direnç katsayısı ile Mission Efficiency, üretilmiş en aerodinamik yol arabanı olarak tanındı.

XL1’in ruhani devamı niteliğinde olan bu konsept, elektrikli güç ünitesine felsefeyi uyguluyor ve firma XL1’i başlıca ilham kaynağı olarak açıkça kabul ediyor.

Motor1

Bu alıntının ötesinde, Volkswagen’in yaklaşımı konseptin yalnızca bir laboratuvar ürünü değil, günlük kullanıma da uygun biçimde tasarlandığını gösteriyor. Araç, Almanya’nın Record Institute (RID) kurumunca “seri üretim yakınındaki, günlük kullanım için dört kişilik elektrikli araç” kategorisinde sertifikalandırıldı. Bu kapsamda 2+2 coupé olarak konumlanan modelde büyük bagaj kapağı, 481 litre hacmindeki yük alanı ve ekstra depolama bölmeleri bulunuyor.

Teknik Detaylar ve Tasarımın Mantığı

Aerodinamik odak tasarım, XL1’den ilham alan düşük konumlu bir coupé biçimini ortaya koydu. Araç 4.775 milimetre uzunluğunda, 1.744 milimetre genişliğinde ve yalnızca 1.392 milimetre yüksekliğinde; tekerlek tabanı ID. Polo’dan 100 milimetre daha uzun olup toplam uzunluğu ise 722 milimetre fazla.

Volkswagen, arka uç tasarımını “boat tailing” olarak adlandırıyor; dar kuyruk tasarımı hava akışının vücuda mümkün olduğunca uzun süre yapışmasını sağlayarak son kenarda temiz bir şekilde ayrılmasını hedefliyor. Ön uçta entegre edilen üç adet aktif soğutma peteni, yalnızca araca ihtiyaç duyulan kadar hava akışı sağlıyor; hepsi kapalıyken 0.158 direnç katsayısı elde ediliyor.

Tekerlekler de aerodinamik odakın önemli bir parçası olarak değerlendirildi; araçların yaklaşık yüzde 25 ila 30’unun tekerleklerden kaynaklandığı bilindiğinden, hava tekerleklere girip turbülans oluşturmasını engelleyen özel deflectorlar kullanıldı. Arka tekerlekler büyük ölçüde örtülü, ön tekerlek kemerleri ise lastiklere sıkıca sarılmış biçimde tasarlandı. Continental’in EcoContact 7 tabanlı lastikleri düşük yuvarlanma direnci ile aerodinamik olarak optimize edilmiş yanaklar bir arada sunuyor.

Firma, kamera tabanlı aynaların ek maliyet ve enerji tüketimini göz önüne alarak verimlilik avantajı yeterince yüksek olmadığını tespit etti; bu nedenle konsepte bilinçli biçimde geleneksel dış aynalar tercih edildi. Arka eksen de ID. Polo’ya göre 170 milimetre daraltılarak araç altındaki hava akışı iyileştirildi.

Günlük Kullanım ve Üretim Beklentisi

Aerodinamik gövdenin altında, daha az egzotik teknoloji bulunuyor. Mission Efficiency, ID. Polo ile aynı APP290 kalıcı mıknatıslı senkron motoru kullanıyor; bu uygulamada 135 beygir güç ve 264 Nm tork üretiyor. Sadece 75 kilogram ağırlığındaki motor tek vitesli bir şanzımanla eşleştiriliyor.

Güç kaynağını 54,9 kWh’lık NMC batarya oluşturuyor; üretim ID. Polo’dan biraz daha fazla kullanılabilir kapasiteye sahip olan bu bataryada firma, rekor aracı için yazılımla enerjiyi geçici biçimde 2,9 kWh artırduğunu açıkladı. Üretim versiyonunda ise uzun vadeli batarya dayanıklılığını maksimize etmek amacıyla bilinçli biçimde bazı enerji kullanılmadan bırakılıyor.

Şarj konusunda DC şarj 105 kW’a kadar desteklenirken AC şarjda 11 kW kapasite sunuluyor. Gözle görülmemiş bir detay olarak, cam tavan ve arka kapağa yerleştirilen fotovoltaik paneller araçtaki elektrik sistemlerini besliyor; ideal koşullarda güneş enerjisi günlük 30 kilometreye kadar menzil ekleyebiliyor.

Kabine dönük verimlilik tutkısı da sürüyor. Geleneksel bir bilgi eğlencesi ekranı yerine up! şehir arabanın sade ve işlevli düzenlemesi geri getirildi; sürücü Android veya Apple akıllı telefon/tableti ray üzerine monte edip kablosuz olarak bağlayabiliyor. Araçta kalıcı kurulu hoparlör yok; bunun yerine ağırlığı azaltmak ve elektrik bileşenlerini düşürmek amacıyla taşınabilir Bluetooth hoparlör kullanılıyor.

Konseptin iç tasarımı, hafif koltuklar ve kapı panolarıyla birlikte bazı bileşenlerin tamamen geri dönüştürülebilir biçimde üretilmesini öngörüyor; zeminde ayrı halılar yerine entegre kauçuk tutamaklı hafif kompozit malzeme kullanılıyor. Motor1’in değerlendirmesine göre Volkswagen bu yolu 2013 model hibrit XL1 ile daha önce da geçmişti ve Mission Efficiency, elektrikli çağ için o deneyimin ruhani devamı niteliğinde.

Firma, XL1’i 250 adet üretmişken, de facto halefi sayılan bu konseptin bir üretim versiyonu hakkında herhangi bir iddia yürütmüyor. Bu durum, Mission Efficiency’in öncelikle verimlilik sınırlarını test eden bir mühendislik projesi olarak konumlandırıldığını gösteriyor.

İlginizi Çekebilir: Tesla Roadster 2.0’nin Üretim Sürümü Beklenen Tarihinde Geliyor; Elon Musk’ın İddialı Teşvikiyle Çığır Açan Bir Tanıtım Geldi →
Kaynak: Motor1 ↗