ABD Başkanı Donald Trump, 28 Ağustos’ta ABD Uzay Akademisi’nin (USSA) kurulması için imzaladığı yönetici kararının ardından, projenin somut detaylarını ortaya koyan NASA, kurumun kampüsünü barındıracak eyaletlere başvuru için “Bilgi Talebi” (RFI) yayınladı. Yönetici kararıyla başlatılan bu girişim, West Point benzeri, NASA’nın yöneteceği ve federal bütçeyle finanse edilecek bir akademik kuruma dönüştürülecek; ancak Kongre onayı olmadan yasal bir statüye ulaşması, kampüsün henüz tamamlanmamasına rağmen 2028’de ilk öğrenci sınıfının kabul edilmesi ve eyaletlerin başvuru metinlerinde 47 sayfa sınırı gibi konular, sürecin olağandan farklı yönlerini ortaya koyuyor.
NASA’nın açıklamasına göre USSA, bilimsel, mühendislik ve araştırma tesisleriyle uzay sektörünün gelecekte ihtiyaç duyacağı yetenekleri eğitecek bir kurum olacak. West Point’taki gibi mezunların birkaç yıl alan çalışmalarına devam etmesi zorunlu tutulacak. Ancak kampüsün tamamlanması 2031’e kadar uzanırken, geçici bir program aracılığıyla 2028’de ilk öğrenci grubu eğitim alacak. Bu geçiş döneminde öğrenciler, gelecekteki kampüsün yakınındaki mevcut bir üniversitede eğitim göreceği belirtiliyor.
Uzay Sektöründe Yetenek Açığı ve Ekonomik Gerçek
RFI’nin arkasında duran temel gerekçe, uzay sektöründe nitelikli işgücü açığının giderek büyümesinde. ABD’nin modern çağın uzay girişine yönelik çabalarının bu eksiklik nedeniyle yavaşladığı vurgulanıyor. Sektördeki şirketlerin toplam değeri 2 trilyon doları aşarken, dünyadaki askeri güçlerin yörünge kapasitelerine daha fazla yatırım yapması, hem ekonomik hem de ulusal güvenlik açısından sürekli bir yetenek akışı gerektiriyor. NASA, bu açığı kapatmak için uzman öğretim üyeleriyle donatılmış bir eğitim altyapısı kurmayı hedefliyor.
Uzayın geleceği için gerekli olan yeteneklerin yetiştirilmesi, yalnızca bir eğitim projesi değil, aynı zamanda ekonomik ve güvenlik temelli bir zorunluluk.
NASA
Uzman görüşlere göre, bu açığın boyutu, sektördeki şirketlerin 2 trilyon dolarlık değeri ve askeri kurumların yörünge kapasitelerine yönelik artan yatırımları göz önüne alındığında ciddi bir mesele haline gelmiş durumda.
Atipik Bir Okul Kurma Süreci
Trump yönetiminin bu okulu kurma biçimi, geleneksel prosedürlere aykırı yönler taşıyor. West Point gibi devlet akademilerinin varlığı için Kongre yetkilendirmesine ihtiyaç bulunurken, Trump’ın yönetici kararı yalnızca USSA projesinin başlatıcı niteliğinde. Yasama organının desteği olmadan, bu karar henüz bir fikirden öte bir adım anlamına gelmiyor.

İkinci olağandışı unsur, kampüsün henüz (önerilen) 2031’de tamamlanmadan önce 2028’de ilk sınıfın kabul edilmesi hedeflenmesi. NASA, 2028 için ayırdığı bu tarihi resmi olarak açıklamadan, ancak aynı yıl için ayırdığı diğer uzay hedeflerinden, başta astronotların Ay’a geri dönmesi olmak üzere, dolaylı bir bağ kuruyor. 2028’in bu kadar iddialı hedeflerin merkeze alındığı yıl olmasının ardında resmi bir gerekçe bulunmuyor.
RFI’nin içerdiği başka dikkat çekici detaylar da var. Belgenin temel amacı, eyaletlerin USSA kampüsünün barındırılacağı yeri teklif etmesine olanak tanımak. NASA’nın aradığı özellikler arasında uzay havacılık merkezlerine, araştırma kurumlarına veya NASA tesislerine yakınlık yer alıyor. Ancak eyaletlerin tekliflerini 47 sayfayı aşmamaları gerektiği yönündeki sayfa sınırı, dikkat çekici bir detay olarak öne çıkıyor.
Bu sayı, Trump’ın ABD’nin 47. Başkanı olmasıyla ve geliştirme aşamasındaki F-47 savaş uçağının bu numarayı büyük ölçüde Trump’a atıfla aldığıyla ilişkilendiriliyor. RFİ ayrıca eyaletlerden gelen tekliflerin “Times New Roman, 12 punto, tek satır aralıklı ve paragraflar arasında çift satır aralıklı” biçimde hazırlanması gerektiğini öngörüyor.
Önceden Mevcut ve Önceden Görülmemiş Bir Model
RFI, USSA kampüsünün uygun mühendislik tesislerine, en az 300 dönümlük bir alana ve 4.000 öğrenci kapasitesine sahip olması gerektiğini öngörüyor. Kampüsün spor salonlarına da sahip olması isteniyor; böylece uzay cadıları, bir sonraki büyük Ordu-Kara Kuvvetleri futbol maçına katılabilir. Ancak kampüs tamamlanana kadar 2028 sınıfı ve ardından gelen tüm sınıflar, gelecekteki gerçek kampüsün yakınındaki mevcut bir üniversitede eğitim göreceği belirtiliyor.
Bu yaklaşım, West Point gibi hizmet akademilerinde bir örneğe sahip olsa da, askeriyle doğrudan bir bağının olmaması açısından yenilikçi. NASA Müdürü Jared Isaacman’ın da işaret ettiği en yakın benzerlik, Ulaştırma Bakanlığı’nın yönettiği ABD Ticaret Donanması Akademisi. Ancak orada bile öğrenciler Deniz Kuvvetleri Yedekleri’ne üye. USSA, tamamen sivil bir hizmet akademisi olacağından, mezunların alan çalışmalarına devam etme yükümlülüğü ne anlama geleceği ve “uzay işi”ni resmi olarak tanımlayan şey ne olacağı henüz belirsiz kalıyor.

USSA, askeri bir akademiye benzer biçimler taşısa da, tamamen sivil bir karakter taşıması, mezunların mesleki yükümlülüklerini nasıl şekillendireceği konusunda yeni sorular doğuruyor.
Jared Isaacman, NASA Müdürü
Alternatif Bir Yaklaşım ve Son Aşama
Bu sürecin yerine konulabilecek başka bir yol da öne sürülmüş durumda. SpaceNews için yazdığı bir yorum yazısında Todd Harrison, USSA programının askeri ROTC sistemine daha yakın biçimde yeniden düşünülmelerini savundu. Bu yaklaşımda, henüz Kongre tarafından onaylanmayan yeni ve pahalı bir kampüs yerine, öğrencilere mevcut üniversitelere belirli dersler almaları için federal destek sağlanacak. Mezun olduktan sonra alan çalışmalarına devam etme yükümlülüğü uygulanacak.
Her iki yaklaşımın da ötesinde, eyaletlerin kampüsü barındırmak için başvurmak üzere 26 Ekim’e kadar süreleri bulunuyor. NASA, bu başvuruları 47 sayfa sınırı içinde sunmalarını hatırlatıyor.
Uzmanlar, sürecin yasal statüsünün Kongre onayına bağlı kalacağını ve 2028’de başlatılacak geçici programın, uzun vadede tamamlanacak kampüsün bir köprü görevi göreceğini belirtiyor. Bu çerçevede, USSA’nın uzay sektöründe yetenek açığını kapatma çabasında, ekonomik ve güvenlik temelli bir rol üstlenmesi bekleniyor.