Amerika Birleşik Devletleri’nde ikinci el araç fiyatlarının pandemi dönemindeki zirveye geri döndüğü ortaya çıktı. Kelly Blue Book’un liste verilerine göre, Ağustos ayında ortalama bir kullanılmış aracın değeri 27 bin 239 dolar (yaklaşık 1 milyon 324 bin lira) seviyesine ulaştı ve bu rakam, sektörün ciddi tedarik sıkıntısı yaşadığı Aralık 2022’den bu yana görülen en yüksek değer. Aynı dönemde benzinin galon başına ortalaması 4,32 dolar (yaklaşık 210 lira), dizel yakıtınki ise 6,23 dolar (yaklaşık 303 lira) olarak kaydedildi; dizel fiyatı tarihin en pahalı seviyesine ulaşırken, ulusal benzin ortalaması Ağustos ayının tamamında ilk kez 4 doların üzerine kaldı.
Kullanıcılar aracını değiştirmeyi düşünenler için durum daha da ağırlaşıyor. Fiyatların bu kadar yükselebilmesinin ardındaki temel neden, artık ölüm getiren küresel bir salgının tedarik zincirini kestiği değil, talebin arzı geride bıraktığı benzer ama farklı bir sorun. Satıcıların elinde yeterli stok kalmadıkça fiyatlar aşağı inmektense yukarı doğru hareket ediyor.
Tedarik Zinciri İzlerini Taşıyan Bir Piyasa
Kelly Blue Book’un verilerine göre, mevcut ikinci el araç stoğu Aralık 2022’den bile daha düşük. O dönemde satıcıların yaklaşık 2,42 milyon araçla listelediği görüldüyken, bugün bu rakamın 2,13 milyona gerilediği belirlendi. Yani yaz aylarında ikinci el piyasasında fiyatların genellikle yatışması ya da düşmesi beklenen bir döneminde bile, arzın yetersizliği fiyatları yukarı itiyor.
Bu durumun kökenine inildiğinde pandemi dönemiyle bağlantılı bir etki zinciri görülüyor. Tedarik kesintileri otomotiv üreticilerini, salgam döneminde olası üretimden yaklaşık 8,1 milyon araç daha az üretmeye zorladı. O dönemde inşa edilmediği halde satılamayacak yeni araçlar, ikinci elde de satılamayacak. Kelly Blue Book bu durumu şu ifadelerle özetledi: “Bu eksiklik, gelecekte yıllarca boyunca ikinci el otomobil piyasasında da yankılanacak.”

“That shortage will ripple through the used-car market for years to come.”
Kelly Blue Book
Piyasada görünen eksiklik yalnızca araç sayısının azlığıyla sınırlı kalmıyor; asıl sorun, uygun fiyatlı araçların yetersizliği. Satıcıların elinde ikinci el araç stoğunun 44 günlük bir seviyede olduğu bildirilirken, 15 bin doların altındaki araçlar için bu süre yalnızca 29 güne iniyor. Yani tüketicinin ulaşabileceği uygun bütçeli seçenekler, genel stoktan çok daha dar.
Fiyatı Yüklüyor Arz Değil, Kazanç Payı
Bu fiyat baskısının altında yatan ekonomik dinamik, çalışanların payının düşmesiyle şirket kârlarının aynı anda rekor seviyelere ulaşması. Şirket karlarının yeni bir rekor tavan yaptığı sırada, çalışanların kâr payının da tarihin en düşük seviyesine indiği gözlemleniyor.

Satıcılar elinde yeterli stok olsa bile, alım gücü yetersiz kalan tüketicinin bu araçlara ulaşması zor. Durumun yalnızca araç fiyatlarıyla sınırlı kalmadığı, aynı zamanda gelir dağılımındaki dengesizliğin de tüketiciyi sıkıştırdığı ortada.
Kelly Blue Book’un verileri, ikinci el piyasasında arz-talep dengesinin pandemi dönemindeki en yüksek noktaya ulaştığını gösteriyor. Satıcıların stoklarının azalması, uygun fiyatlı araç seçeneklerinin daralması ve gelir payındaki düşüş birleştiğinde, tüketiciler için daha zorlu bir dönem öngörülüyor.