Kia ve Hyundai‘nin Kore merkezli ana şirketlerinin, 2011-2022 model yılları arasında immobilizer (motor kilidi) donanımını bilinçli olarak atladığı iddia edilen araçları California limanlarına gönderdiği iddiasıyla, yaklaşık 200 sigorta şirketi tarafından 1 milyar dolardan fazla tazminat talebiyle karşı karşıya kaldı. 14 Eylül’de bu talebi reddeden mahkemenin reddini geri alarak davanın yeniden açılmasını emreden Ninth Circuit (Dokuzuncu Devre) İntikal Mahkemesi, üreticilerin California’daki hırsızlık dalgası nedeniyle sigortacılara yüklediği maliyeti yeniden değerlendirmesini Santa Ana’daki federal mahkemeye bıraktı.
Dava, üreticilerin Amerika’daki alıcılara doğrudan araç satmadığı halde, Kore ana şirketlerinin California limanlarına yönelik kasten ve haksız fiili niteliğinde eylemler yürüttüğü yönündeki gerekçeye dayanıyor. İntikal mahkemesi, bu Kore şirketlerine kişisel yargı yetkisinin (personal jurisdiction) California’da uygulandığını belirleyerek, önceki bölge mahkemesinin yetersiz yetki gerekçesiyle davanın reddini geri aldı. Karar, davanın Orange County’deki ABD Bölge Mahkemesi Yargıcı James V. Selna’nın önüne geri gönderilmesini ve sigortacıların hırsızlıkla ilgili kayıplarını bir yargıç önünde yeniden ispat etme imkanı tanınmasını içeriyor.
İmmobilizer Eksikliği ve Hırsızlık Dalgası
UCLA antropoloji profesörü Jeffrey Brantingham, hırsızların bu araçların kolayca çalındığını yaklaşık 2020’ye kadar bilmediklerini açık bir dille ifade etti. TikTok’ta yayılan eğitim videolarının ardından durum hızla değişti. Los Angeles, 2019 yazı ile 2020 yazı arasında hırsızlıklarda yaklaşık iki katına çıkış yaşadı; araştırmacılar bu patlamayı, bölgenin yaklaşık 8 milyon kayıtlı aracının pandemi kısıtlamaları nedeniyle sokakta beklemesine bağladı. UCLA’nın yaptığı bir çalışma, bu savunmasız Hyundai ve Kia modellerinde hırsızlık oranlarının 2042’ye kadar sürmeye devam edeceğini projelendiriyor.
“Otomobil üreticilerinin hırsızlığı gerçekten azaltmak için yaptığı tek şey, immobilizer teknolojisinin tanıtılması oldu.”
Jeffrey Brantingham, UCLA Antropoloji Profesörü
Ninth Circuit’in görüşü de bu eksik özelliğin, üreticilerin Amerika alıcılarına yönelik bir ek satış (upsell) aracı olarak sakladığı yönündeki iddiayı yansıtıyor. Kia, 2011’de bu güvenlik donanımını atarken Hyundai 2016’da, çoğu üretici bunu standart hale getirdikten çok sonra izledi.
Önceki Sözleşmeler ve Gelecek Adımlar
Kia ve Hyundai, bu konuyla ilgili iki ayrı davayı da halletti. Araç sahipleriyle 145 milyon dolarlık bir sınıflı dava (class action) ve eksik ateşleme koruması konusundaki ayrı bir 9 milyon dolarlık anlaşma ile devlet savcılıklarıyla uzlaştılar. Bu iki ödeme, şimdi Yargıcı Selna’nın önüne giden sigortacıların milyar dolarlık talebine dokunmuyor.
2025’te yapılan ve 36 eyaleti kapsayan sınıflı davaya bağlı sözleşme, Kia ve Hyundai’nin gelecekteki modellerinde immobilizer teknolojisini standart olarak donatmasını zorunlu kılıyor. Eski, etkilenen araç sahipleri hâlâ hırsızlık korumasıyla ilgili Hyundai geri çağırma ve yazılım güncelleme programlarını kontrol edebilir; ancak bu adımlar bekleyen sigorta davalığını değil, riski azaltmayı hedefliyor.
Sigortacılar, hırsızlık taleplerinde ödedikleri tutarları geri kazanmaya çalışırken, sigorta şirketleri de mahkemelerin üreticilere ulaşma konusunda ne kadar esnek davrandığını inceleyecek. Bu durum, hem prim artışlarına hem de belirli modellerden vazgeçmeye alternatif olarak üretici zincirinin daha yükseğe çıkılmasını gündeme getiriyor.
Kia ve Hyundai markaları, yıllarca ulusal gündem oluşturan hırsızlık dalgası nedeniyle federal mahkeme salonlarına geri döndü.