Britanyalı spor otomobil üreticisi Lotus, Geely grubunun desteğiyle geliştirdiği yeni orta motorlu spor arabayı, 2028’de tanıtılacak şekilde duyurdu. İçi kod adı “Type 135” olan model, V6 veya V8 motor ile hibrit teknolojinin birleştiği, 1.000 at gücünden fazlasını hedefleyen ve ağırlığını yaklaşık 1.5 metrik tona (3.307 pound) sığdırmaya çalışan bir araç olarak tanımlandı. Lotus yönetimi, bu aracın markanın Emira ile Evija modelleri arasında konumlanacağını açıkladı.
Yönetim kurulu başkanı Feng Qingfeng, son dönem kazanç açıklamaları toplantısında Type 135’i şirketin bir sonraki aşaması için kritik bir yüksek performanslı hibrit ürünü olarak tanımladı. Lotus, markayı ünlü kılan hafiflik felsefesini unutmadığını vurgulayarak, elektrifikasyonun spor arabayı otomatik olarak ağır bir araç haline getirmesi gerektiğini savunmuyor.
Hafiflik, Hibrit Çağında En Büyük Zorluk
Şirket, 1.5 tonluk ağırlık hedefinin projenin en büyük zorluklarından biri olduğunu açıkça kabul ediyor. Ancak tam da bu alanda Lotus kendini başkalarından ayırmayı hedefliyor. Hafif mühendislik, aerodinamik ve şasi ayarlaması, Type 135 projesinin merkezinde yer alıyor. Lotus, elektrifikasyonun spor arabayı zorunlu olarak ağır bir araç haline getirmesi gerektiğini kanıtlayacağına karar verdi.
Ağırlığı azaltmak için Lotus son derece iddialı adımlar attı. Şirket, bir Formula 1 teknolojisi kullanarak 150 kilowatt’lık bir elektrikli motorun kütlesini, tipik 75-95 kilogram (165-209 pound) aralığından yalnızca 20 kilograma (44 pound) indirdiğini açıkladı. Ayrıca yüksek torku kaldırabilecek şekilde tasarlanmış sekiz vitesli çift kavramalı bir aktarma organını, ağırlığı minimumda tutmak amacıyla Horse ile birlikte geliştiriyor.
Lotus, hafiflik felsefesini yedekinden fazlası boyunca tanımlayan bir yaklaşım olarak görüyor ve elektrifikasyonun bu felsefeyi zayıflatacak şekilde ek donanım getirmemesine özen gösteriyor.
Motor1
Bu hedef, söz konusu donanım düşünüldüğünde ciddi bir iddia taşıyor. 800 voltluk elektrik mimarisi, hibrit sistem, V8 motor ve elektrikli motorların bir arada bulunduğu bir yapıda, aracın toplam ağırlığını 1.5 ton civarında tutmak mühendislik açısından zorlu bir denge gerektiriyor.
Elektrifikasyon, Bir Zorunluluk
Lotus, diğer otomotiv üreticilerinin çoğu gibi regülasyon sebeplerinden dolayı hibrit güce yöneliyor. Type 135 için Lotus, V6/V8 hibrit yaklaşımının küresel emisyon regülasyonlarına uyum sağlarken geleneksel spor otomobil alıcılarının beklentilerini koruyacağını belirtti. Elektrifikasyon, şirket yönetimi tarafından “zorunlu bir kötülük” olarak nitelendirildi.
Şirket, başlangıçta tamamen elektrikli olmaya söz vermişti. Ancak küresel elektrikli araç geçişinin her yerde aynı hızda gerçekleşmediğini kabul ederek, yanmalı motorları, hibritleri ve saf elektrikli araçları kapsayan çoklu güç ünitesi stratejisine yöneldi. Lotus yönetimi, 2026’da hibritlere yönelmemenin giderek zorlaştığını vurguladı.
Şirketin orijinal olarak tamamen elektrikli olma taahhüdü, küresel elektrikli araç geçişinin her yerde eş zamanlı gerçekleşmemesinin ardından gözden geçirildi. Bu durum, Lotus’u yanmalı motorları, hibritleri ve saf elektrikli araçları kapsayan çoklu güç ünitesi stratejisine yöneltti.
İlk Kez İçinde Kendi Motorları
Güç ünitesi, Lotus için başka bir büyük değişim daha. Şirket, tarihsel olarak sınırlı iç güç ünitesi kapasitesinin en büyük dezavantajlarından biri olduğunu, bu yüzden dış tedarikçilere büyük ölçüde bağımlı kaldığını söyledi. Type 135 için Lotus, Geely’nin kaynaklarını, tedarik zincirini ve ölçeğini kullanarak yüksek performanslı güç ünitesini Horse ile birlikte geliştiriyor.
Bu işbirliği sayesinde Lotus, en iyi yaptığı şeylere odaklanırken, hafif yapı, aerodinamik ve şasi ayarlamasında uzmanlığını koruyor. Şu ana kadar Lotus, tam teknik spesifikasyonu açıklamıyor. Şirket, Type 135’in hâlâ geliştirme aşamasında olduğunu ve ek ürün ve teknik detayları daha sonra duyuracağını belirtti.
Temel tarif zaten net: orta konumda yerleşmiş bir V6 veya V8, hibrit destek, 800 voltluk elektrik sistemi, V8 formunda 1.000 at gücünden fazlası ve yaklaşık 1.5 tonluk bir hedef ağırlık.
Lotus’un bu döneminde büyük bir dönüşüm geçirdiği, ancak markayı ilk kez ünlü kılan unsurları unutmadığı belirtiliyor. Type 135’in yol versiyonunun yanı sıra bir GT3 yarış arabası da ekleniyor. Lotus’un son hibrit V6/V8 güç üniteleri, emisyon regülasyonlarını büyük hacimli motorlarla karşılamak için elektrifikasyon olmadan giderek zorlaştıkça, doğal bir denge olarak görülmeye başlanıyor.